BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bunun adı kapkaç olamaz

Bunun adı kapkaç olamaz

Artık kapkaç haberlerini okurken elim ayağım titriyor.



Artık kapkaç haberlerini okurken elim ayağım titriyor. Yolda yürüyen filanın çantasını kapıp kaçmışlarsa, yerde sürüklememişlerse..kolunu kırmamışlarsa..falçatayla yüzünü çizmemişlerse mağdur her kimse otursun şükretsin diyesim geliyor. Beterin beteri var, her gün akıl almaz yeni örneklerini duyuyoruz. Daha iki yıl öncesine kadar derlerdi ki, yolu şurasından yürüyün, tenha sokaklara girmeyin, çantayı omuzunuza asmayın, böyle bir olayla karşılaştığınız zaman direnmeyin vs. Gecesi gündüzü tenhası kalabalığı kalmadı. Güpegündüz arabasıyla işine giden adamın yolu çalıntı bir araçla kesiliyor, adam aracından indiriliyor, dövülüyor, falçatayla yaralanıyor, aracında ve üzerinde para edecek ne varsa alınıyor. ..... Benzini bittiği için anayolda, emniyet şeridine park eden aracın camlarını kırıp eşinin benzin getirmesini bekleyen hanıma saldırıyorlar. Hep duyarlı olun denilir ya, park halindeki aracın kurcalandığını farkeden servisçi, “Ne yapıyorsunuz” deyince öldürülüyor. Bir başkasının önü kesilip yere yıkılıncaya kadar dövülüyor, kolu kırılıyor. Evinin önüne park eden birine otopark görevlisi “giriş çıkışımızı zorlaştırıyorsun” diyerek demir çubukla saldırıyor. Bu iş nereye kadar gidecek? ..... Yeni ceza kanunundan şikayet ediliyor, bu işi yapanların yakalandıkları zaman bir kapıdan girip öbüründen çıktıklarından dert yanılıyor.. Öbür taraftanda çok iyi organize olduklarından, şebekelerden, hukuki boşlukları değerlendirecek kadar danışmanlık hizmeti aldıklarından vs. Anladığım bir konu değil. Tereddütlerim var. Darp ederken, gasp ederken uygulanan şiddetin ve metodların her geçen gün değişmesi ve ağırlaşması kafamı karıştırıyor. ..... Bu işe karışanları kovalamanın dışında yapılabilecek birşey yok mu? Söylerken bile utanıyorum ama, başka işlerde mahir köklü bir suç örgütü (ki bu resmi bir söylem, biz halk arasında kısaca mafya diyoruz) bu işlerin üç ayda kökünü kurutur. Uzman sıfatıyla değil, diziler marifetiyle bize yapılan telkinlere dayanarak şeyediyorum. Yeri geldiği zaman uçan sinekten haberimiz olduğunu ima ediyoruz. Buyurun bir de icra edin. Herkese canıyla malıyla güven içinde olduğunu hissettirin. Ben inanıyorum ki azıcık kafa yorsanız polisiye tedbirlere bile ihtiyaç kalmaz. Zaten beni bu inancım kuşkuya düşürüyor. rtık kapkaç haberlerini okurken elim ayağım titriyor. Yolda yürüyen filanın çantasını kapıp kaçmışlarsa, yerde sürüklememişlerse..kolunu kırmamışlarsa..falçatayla yüzünü çizmemişlerse mağdur her kimse otursun şükretsin diyesim geliyor. Beterin beteri var, her gün akıl almaz yeni örneklerini duyuyoruz. Daha iki yıl öncesine kadar derlerdi ki, yolu şurasından yürüyün, tenha sokaklara girmeyin, çantayı omuzunuza asmayın, böyle bir olayla karşılaştığınız zaman direnmeyin vs. Gecesi gündüzü tenhası kalabalığı kalmadı. Güpegündüz arabasıyla işine giden adamın yolu çalıntı bir araçla kesiliyor, adam aracından indiriliyor, dövülüyor, falçatayla yaralanıyor, aracında ve üzerinde para edecek ne varsa alınıyor. ..... Benzini bittiği için anayolda, emniyet şeridine park eden aracın camlarını kırıp eşinin benzin getirmesini bekleyen hanıma saldırıyorlar. Hep duyarlı olun denilir ya, park halindeki aracın kurcalandığını farkeden servisçi, “Ne yapıyorsunuz” deyince öldürülüyor. Bir başkasının önü kesilip yere yıkılıncaya kadar dövülüyor, kolu kırılıyor. Evinin önüne park eden birine otopark görevlisi “giriş çıkışımızı zorlaştırıyorsun” diyerek demir çubukla saldırıyor. Bu iş nereye kadar gidecek? ..... Yeni ceza kanunundan şikayet ediliyor, bu işi yapanların yakalandıkları zaman bir kapıdan girip öbüründen çıktıklarından dert yanılıyor.. Öbür taraftanda çok iyi organize olduklarından, şebekelerden, hukuki boşlukları değerlendirecek kadar danışmanlık hizmeti aldıklarından vs. Anladığım bir konu değil. Tereddütlerim var. Darp ederken, gasp ederken uygulanan şiddetin ve metodların her geçen gün değişmesi ve ağırlaşması kafamı karıştırıyor. ..... Bu işe karışanları kovalamanın dışında yapılabilecek birşey yok mu? Söylerken bile utanıyorum ama, başka işlerde mahir köklü bir suç örgütü (ki bu resmi bir söylem, biz halk arasında kısaca mafya diyoruz) bu işlerin üç ayda kökünü kurutur. Uzman sıfatıyla değil, diziler marifetiyle bize yapılan telkinlere dayanarak şeyediyorum. Yeri geldiği zaman uçan sinekten haberimiz olduğunu ima ediyoruz. Buyurun bir de icra edin. Herkese canıyla malıyla güven içinde olduğunu hissettirin. Ben inanıyorum ki azıcık kafa yorsanız polisiye tedbirlere bile ihtiyaç kalmaz. Zaten beni bu inancım kuşkuya düşürüyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT