BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karanlıkta bir ışık...

Karanlıkta bir ışık...

Pek iyi tanımadığınız, çok girintisi çıkıntısı ve de birçok girişi çıkışı olan yüzlerce dükkanın yer aldığı büyük bir alışveriş merkezinde dolaşırken birdenbire elektriklerin kesildiğini ve ortalığın karardığını düşünün.



Pek iyi tanımadığınız, çok girintisi çıkıntısı ve de birçok girişi çıkışı olan yüzlerce dükkanın yer aldığı büyük bir alışveriş merkezinde dolaşırken birdenbire elektriklerin kesildiğini ve ortalığın karardığını düşünün. Karanlık uzun zaman devam ederse neler yapar insan? Önce mevcut konumunu tespit eder, çünkü bu, çıkış yolunu belirlemede en önemli bilgilerden biridir. Tek başına ise işi daha zordur. Biraz korkar. Yön tayininde daha çok kararsız olur. Zihinsel zekasının yön bulmada yetersiz olduğunu anladığında duygularını kullanmaya çalışır. Yönünü tayin etmeye yarayacak en küçük bir ışığı kollar. Birkaç arkadaş bir arada iseler vakit kaybetmeden el ele tutuşurlar. Korkuları daha ölçülü olur. İçlerinden duygusal açıdan en güçlü olanın tavsiyeleri ile çıkış yolunu daha kolay bulabilirler. Çünkü her insanın görme, duyma veya yön tayin etme kabiliyeti farklıdır. Bazıları daha düşük seviyeli ışıkları algılayabilir sesleri duyabilirler. Bazı insanlarda da doğuştan yüksek yön duygusu vardır. İşte bu duygular karanlıkta kaybolmuş insanların verecekleri kararları etkilerler. Duygusal açıdan potansiyeli yüksek insanların daha doğru kararlar alabilecekleri umulur. İş hayatının; son on yılda meydana gelen hızlı değişimlerle yukarıda tanımlamaya çalıştığım karanlık ve karmaşık bir galeriye benzediğini herkes kabul edecektir. Bu yüzden son yıllarda duygusal zekası yüksek, vizyon sahibi liderlerin öncülük ettiği takımlarla başarılı olunabileceği ve küresel fırtınalara dönüşen acımasız rekabetle baş edilebileceği konuşuluyor. ‘İnsan Kaynakları Zirvesi’nde bu hususu, yani duyguların kararlara etkili olduğunu tomografik beyin görüntüleriyle bilimsel ve de pratik olarak ortaya koyan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Yale Üniversitesi School of Medicine öğretim üyesi Prof. Dr. Yankı Yazgan’a teşekkür ediyorum; biraz gecikmiş de olsa. O halde duygularımızı ve de bunların en etkili olanı ‘hayal gücümüzü’ işin içine katmaya devam edelim. Karanlıktan kurtaran ‘vizyonlar’a ulaşmanın başka çaresi yok...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT