BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cumhuriyet Osmanlı’nın devamıdır

Cumhuriyet Osmanlı’nın devamıdır

“Çerçeve’den Yansımalar” programına konuk olan Yılmaz Öztuna, Osmanlı’nın reddedilme anlayışının terk edilmesi gerektiğini belirterek, “Yeni bir nesil gökten zembille inmedi.



ANKARA- Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol ve yazarımız İsmail Kapan’ın hazırlayıp sunduğu “Çerçeve’den Yansımalar” programına konuk olan başyazarımız Yılmaz Öztuna, Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’nın devamı olduğunu söyledi. TGRT HABER TV’de yayınlanan programa katılan ünlü tarihçi Öztuna; Osmanlı Devleti’nin gerileme sebepleri, Suriye-Lübnan ilişkileri, Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ermeni meselesi konularında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Belirtiler fark edilmedi Osmanlı Devleti’nin askeri konularda hiçbir zaman batının gerisinde kalmadığını ve yıkılış sebeplerinin tamamen ekonomik olduğunu belirten Öztuna; yıkılış belirtilerinin geç fark edildiğine ve gerekli reform çalışmasının yapılmadığına dikkat çekti. Öztuna şunları söyledi: “Osmanlı Devleti yıkıldığında dünyanın en gelişmiş 4. Kara ordusuna ve 3. Deniz ordusuna sahipti. Yıkılma belirtileri zamanında farkedilemedi ve gerekli tedbirler alınamadı. Bu da çöküşü getirdi. O dönemlerde; mesela 18. yy’da Osmanlı Devleti İsveç’e nakit borç vermiş. İlk dış borcunu da 1855 yılında almış. Bu da ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi” dedi. Abdülaziz Han katledildi Abdülaziz Han döneminin Fransa’da Napolyon, İngiltere’de de Viktoria dönemine denk geldiğini hatırlatan Yılmaz Öztuna; bu dönemde basın, edebiyat, mimari, ordu, demiryolu gibi çağdaş hizmetlerin Osmanlı topraklarına geldiğini söyledi. Abdülaziz Han’ın, İngiliz entrikalarıyla tahttan indirildiğini kaydeden Öztuna, Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın içerden oyuna destek verdiğini söyledi. Hüseyin Avni Paşa’nın iktidarı ele aldıktan sonra gerçek kimliğinin ortaya çıktığını belirten Öztuna; “Tam bir diktatör oldu. Sultan Abdülaziz, tahttan indirildikten 5 gün sonra katledildi. Fakat, kendisi de iktidarının 14. gününde öldürüldü ve 2. Abdülhamid Han idareyi ele alıp, imparatorluğun ömrünü uzattı” dedi. Benzer girişimlerin daha sonra da olduğunu ifade eden Öztuna; İttihat Terakki’nin de 2. Abdulhamid’i iktidardan uzaklaştırarak, dönemin padişahı Sultan Reşad’ın haberi olmadan Rusya’ya savaş açıldığını ve 1. Dünya Savaşına girildiğini hatırlattı. Mirasa sahip çıkalım Osmanlının bugün, hâlâ sahiplenilmediğini söyleyen Yılmaz Öztuna, “1945’lere kadar böyle bir politika kabul edilebilir. Çünkü yeni bir rejim getiriyorsunuz. Eski rejimin unsurlarını kötüleyeceksiniz ki, yenisi tutsun. Ancak son dönemlerde Osmanlı’nın ‘redd-i miras’ gibi bir kenara itilmesi doğru değil” dedi. Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyeti kuran herkesin Osmanlının yetiştirdiği bürokratlar olduğunu kaydeden Öztuna, “Yeni bir nesil, zembille gökten inmedi” dedi. Bu mirasın reddedilmesinin bizim kültür hayatımızı da çok olumsuz etkilediğini kaydeden Öztuna, Türkçe’nin 1930’larda İngilizce’den sonra dünyanın ikinci büyük ve zengin dili olduğunu kaydetti. Osmanlının reddedilmesi anlayışının artık terk edilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz Öztuna, “Cumhuriyet, Osmanlının alternatifi değil, devamıdır” dedi. Suriye değişmeli Programda, Orta Doğu’da son cereyan eden olaylar da ele alındı. Lübnan’ın eski başbakanlarından Refik Hariri’nin öldürülmesinin bölgede ne gibi değişiklikleri beraberinde getireceğine değinen Öztuna; “Geçmişten bu yana batı ile iç içe olan Lübnan, demokrasiyi kolay hazmedebilecek bir ülke. Ancak Lübnan’a şu anda İran, Suriye, İsrail, Fransa ve ABD musallat olmuş durumda. Bu kadar baskı altında demokrasi nasıl kurulur? Yani çok yakında demokrasi beklemiyorum” dedi. Suriye’nin de, 2-3 gün içinde Lübnan’dan tamamen çekilebileceğine dikkat çeken Öztuna; “Belli ki karşılıklı bir pazarlık var. Ancak Suriye bu şekilde devam edemez. Baas rejimi yıkılmadan, ABD’nin hışmından kurtulamazlar” dedi. Öztuna; ABD’nin, muhtemel tepkilere aldırmadan Lübnan’daki İsrail karşıtı örgütleri ortadan kaldıracağını da dile getirdi. Mısır’daki gelişmelere değinen Öztuna; çok partili siyasi hayata geçilmesine rağmen bu ülkeye yakın zamanda demokrasinin gelemeyeceğini belirtti. Terör bitirilemez ABD’nin Mısır’a müdahalesini de uzak bir ihtimal olarak gördüğünü söyleyen Öztuna, “Mısır, ABD’den ciddi yardımlar alıyor. Bundan feragat etmezler. ABD de yaptığı yardımların karşılığında Mısır’da dost bir yönetim ister. Zaman zaman anlaşmazlığa düşerler; ama çatışma noktasına gelmezler” değerlendirmesini yaptı. ABD’nin tüm çabalarına rağmen terörün ortadan kaldırılamayacağını söyleyen Öztuna, “Terör bir meslektir. Buradan geçinen yüz binlerce aile var. Ayrıca birçok askeri, ekonomik, siyasi sebepler var. Bundan dolayı terörün yeryüzünden silineceğine inanmıyorum” dedi. Fransa ‘evet’ der 24 Nisan’a yaklaştıkça her yıl olduğu gibi Ermeni meselesinin yine gündeme geleceğini belirten Yılmaz Öztuna, Fransa’nın politik olarak Ermeni ve Kürtleri kullandığını söyledi. Öztuna, “Fransa, bu tutumuyla Türkiye üzerinde baskı kurmak istiyor. Türkiye’yi belli yerlerde tutmak istiyor. Eski ABD Başkanı Bill Clinton bile, TBMM’de konuştuğunda, bize ‘Osmanlı’ diye hitap etti. Ama Fransa, kudretli bir Türkiye istemiyor” dedi. Benzer tepkinin AB konusunda da yaşandığını söyleyen Yılmaz Öztuna, “Ancak Cumhurbaşkanı Chirac da biliyor ki; Türkiye’nin dahil olduğu bir AB, Fransa’nın menfaatlerine olacaktır. Bu sebeple ülkesini ‘evet’ demesi için ikna edecektir. Yeter ki biz, AB normlarını bir an önce kabul ederek uygulamaya başlayalım” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT