BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şenol Güneş’in soruları

Şenol Güneş’in soruları

Beşiktaş - G.Birliği maçı neden bu haftaya alındı? İstanbulspor - G.Saray karşılaşması neden Olimpiyat Stadı’nda oynanıyor?



Beşiktaş - G.Birliği maçı neden bu haftaya alındı? İstanbulspor - G.Saray karşılaşması neden Olimpiyat Stadı’nda oynanıyor? A.Sebatspor - Trabzonspor maçı neden Avni Aker’e alınmadı? Sorular Güneş’e ait. Trabzonspor - G.Antep maçı yenilgisinden sonra düzenlediği basın toplantısında bu sorulara cevap arıyor Güneş... Cevapları kendine göre bilmesi gereken birisi Şenol Güneş... Ancak çıtayı biraz daha yükselterek çeşitli güçleri gündeme getirdi. Lobi, seyirci, medya ve ekonomik gücü... Diyor ki, “Biz onurumuzla mücadele ederiz. Onurumuzla şampiyon olmaya bakarız.Mutlaka şampiyon olacağız diye bir beklentimiz yok.” Neden söylüyor bunları? “Bizim lobimiz, yeterli seyircimiz, ekonomik gücümüz, medyamız yok” demeye getiriyor. “Eğer bu güçlere sahip değilseniz, saha içinde ağzınızla kuş tutsanız şampiyon olamazsınız” demeye getiriyor. Getiriyor da, neden bir yenilgi sonrası gündem ediyor onu anlamak zor. Şenol hoca ile yine devam edelim... Saydığı güçlerin oluşmasında bir sakınca mı var? Yok tabii ki... Bu güçlerin bir kulüpte bulunması kötü mü? Değil... Bu güçler kulüpleri batağa mı götürür? Doğal olarak hayır... Peki, Şenol hocanın tu kaka yaptığı bu güçler neden bir kulübe lâzım... Yine hocanın ifadesiyle, “şampiyon olmak için.”O zaman onurla, bu güçleri karşılaştırmak niye? İşte Şenol hocanın sorularının altında bu yatıyor. Üç büyük kulübümüzün bütün istekleri yerine geliyor, diğerleri sadece güçlerin gerçekleştirdiği oyunları seyrediyorlar. İsyan buna... Güç önemli bir olgu. Yalnız keskin bıçak sırtı gibidir. Bir tarafına düşerseniz ait olduğunuz tarafın haklarını korursunuz. Öbür tarafa düşerseniz ait olduğunuz tarafa mafya düzeninde haksız kazançlar sağlarsınız... İşin kötü yanı da güçlerden biri olan taraftarın, sadece sonuca bakması. Onlar, “Başarı, şampiyonluk gelsin de nereden gelirse gelsin” diye düşünür. Olayın haklı veya haksız tarafına bakmaz... Sonuca bakar onlar... Bu döngüyü şimdiye kadar kimse kıramadı. Aslına bakarsanız kimse de kırmak istemiyor. Onun için Şenol hoca da bunları kötü bir günün arkasında konuşuyor herkes gibi. Oysa bıçağın berbat tarafını yok etmenin zamanı ayağa diken battığında değil, sığınacağımız onurlarda değil, insanlığın değişmez hakkı olan onurlu yaşamanın bütün evrelerinde olmalı. Keşke hepimiz bu evrelerde kol kola girebilsek... RİBERY Beşiktaş maçında ortaya koyduğu futbolla Ribery artık rüştünü ispatladı. Keyif veriyor. Özellikle iki kanadı aynı performansla kullanması onun için bir ayrıcalık. Yıllardır bu özelliğe sahip futbolculara ülkemizde rastlayamadık. Aslında bunları benim söylememin de bir anlamı yok. G.Saray’da forma satışları artmış. Ribery’nin formaları neredeyse yok satıyormuş. Günde ortalama 90 adede ulaşmış. İyi bir reyting bu... Kim ne derse desin önemi yok. Şimdilerde artık herkes birbirine soracak, “Kaç forma satıldı arkadaş?” diye. Bundan sonra ölçü bu... Derwall Ünlü futbol adamı ülkemize geldiğinde, diğerleri gibi gelip gidecek diye düşündük. Oysa Derwall kalıcı pek çok şey bıraktı. Sahalarımızı çimlendirdi. Futbolun bir sevgi olduğunu öğretti. Şampiyonluklar kazandırdı, bunların uluslararası yolunu, yöntemini öğretti.... “Eğitim, eğitim” diye dilinde tüy bitti. Böyle bir adamdı Derwall. Adam gibi adamdı. Sağlığı bozulmuş, hastanede imiş. Acil şifalar diliyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT