BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İsa aleyhisselam

İsa aleyhisselam

İsa aleyhisselam, İsrailoğullarına gönderilen ve Kur’an-ı kerimde ismi bildirilen peygamberlerdendir.



İsa aleyhisselam, İsrailoğullarına gönderilen ve Kur’an-ı kerimde ismi bildirilen peygamberlerdendir. Peygamberler arasında en yüksekleri olan ve kendilerine Ülül’azm denilen altı peygamberin beşincisidir. Annesi Hazreti Meryem’dir. Hazreti Meryem’in babası, Dâvud aleyhisselâmın soyundan ve Benî İsrail’in büyüklerinden İmran adında bir zattır. Bu zatın hanımı Hunne, çocuğu olmadığı için; “Allahü teâlâ bana bir çocuk ihsan ederse, onu Beyt-ül-Mukaddes’e hizmetçi yapacağım” diye adakta bulunmuştu. O zaman erkek çocukları, Beyt-ül-Mukaddes’e (Mescid-i Aksa) hizmetçi olarak adamak âdetti. Hunne hamileyken kocası İmran vefat etti. Bir müddet sonra bir kız çocuğu doğurdu ve adını, Allahın kulu manasına gelen “Meryem”koydu. “Ya Rabbi! Ne yapayım kız oldu, sen onu kabul buyur!” diyerek, Allahü teâlâya yalvardı ve çocuğunu alıp, Beyt-ül-Mukaddes’e götürdü. “Alınız, bu çocuk buraya adaktır!” diyerek Meryem’i oradaki hizmetçilere bıraktı. Hazreti Meryem, büyük bir zat olan İmran’ın kızı olduğundan, birçok kimse, onu büyütüp yetiştirmek istemişti. Fakat teyzesi Elisa’nın kocası ve peygamber olan Zekeriyya aleyhisselâm, Meryem’i alıp evine götürdü. Hazreti Meryem, teyzesinin yanında büyüdü. Daha sonra Zekeriyya aleyhisselâm ona, Beyt-ül Mukaddes’te husûsî bir oda yaptırdı. Hazreti Meryem odasına çekildi ve ibâdetle meşgul oldu. Yanına Zekeriyya aleyhisselâmdan başka kimse giremezdi. Zekeriyya aleyhisselam Hazreti Meryem’in yanına her gidişinde orada yiyecek birşey olduğunu görürdü. Bu hususta Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyrulmaktadır: “Rabbi, Meryem’i güzel bir kabul ile kabul buyurdu, onu iyi bir şekilde yetiştirdi ve Zekeriyya peygamberi de ona kefil, himâyesine memur kıldı. Zekeriyya ne zaman Meryem’in bulunduğu mihraba girdiyse, onun yanında bir yiyecek buldu: “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” dedi. O da: “Bu, Allah tarafından; şüphe yok ki, Allah dilediğini hesabsız olarak rızıklandırır” dedi. (Âl-i İmrân 37) Hazreti Meryem, Beytül Makdis’de gece-gündüz hep ibâdetle meşgûl olurdu. O kadar çok ibâdet ederdi ki, ibâdeti İsrâiloğulları arasında darb-ı mesel hâline gelmişti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT