BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sahte furyası

Sahte furyası

İster inanın ister inanmayın, ülkede tam 5 bin ‘sahte diş hekimi’ bulunuyor. Üstelik bunlar muayenehane bile açıyor. Bir de herkesin ‘kabullendiği’ sahtekârlıklar var. İşte bunlardan bazıları: Sahte adres, sahte yeşil kart, sahte ehliyet, sahte sağlık karnesi, sahte reçete...



Bunlar da insanın canına kast edilerek üretilen ve soframıza giren birkaç sahte gıda: Beyaz et, klora batırılıp taze görüntüsü veriliyor. Ufalanmış peynir jel ile birleştirilip kalıp yapılıyor. Dana kıymaya tavuk sakatatı katılıyor. Kemik külünden lahmacun yapılıyor. ANKARA- Ankara Ticaret Odası (ATO) günlerdir yaşanan sahte rakı faciası üzerine Türkiye’de “sahtecilik” olayını mercek altına aldı. ATO “Sahte Türkiye” adı altında hazırladığı rapora göre, Türkiye’de sahtecilik sınır tanımıyor. Türkiye’de 5 bin civarında “sahte diş hekimi” bulunduğu belirtilen raporda, sahte dişçilerin, muayenehane açacak parası olmayan yeni mezun diş hekimlerinin diplomalarını kullanarak diş hekimliğine soyunduğu ileri sürüldü. Rapora göre, sahte doktorlar genellikle sahte kimlik kullanıyor. Öyle ki kendisini doktor olarak tanıtarak Güreş Milli Takımı’nda iki yıl çalışan “sahte doktor”lar bile tespit ediliyor. Rapora göre, “sahte maliyeciler”, maliye kokartıyla vergi mükelleflerine giderek, “Maliye Dergisi”, “Maliye Gazetesi” gibi isimlerle gazete, dergi, CD, broşür ve benzeri satıyor. Mükelleflerin ev veya iş yerlerine giderek, beyaz bir kağıda basılmış sahte tahsil alındılarıyla para tahsilatı yapıyorlar. Sahte maliyeci olduğu gibi “sahte mal müdürü” de var. Diploma, pasaport, ehliyet... Türkiye’de artık kabullenilen pek çok sahtecilik türü olduğu belirtilen raporda, bunlar şöyle sıralandı: “Sahte senet, sahte adres, sahte yeşil kart, sahte isim, sahte para, sahte çek, sahte evrak, sahte diploma, sahte nüfus cüzdanı, sahte pasaport, sahte ehliyet, sahte sağlık karnesi, sahte imza, sahte fatura, sahte fiş, sahte rapor, sahte sigorta poliçesi, sahte kredi kartı, sahte oy pusulası, sahte seçmen, sahte otobüs bileti, sahte piyango bileti, sahte maç bileti, sahte plaka, sahte reçete, sahte rapor, sahte tablo.” Rakip tanımıyoruz Türkiye’nin markalı ürünlerin sahtelerini ürütmekte bir numara olduğu ileri sürülen raporda, dünya piyasalarında Türkiye’nin adının “taklitçi”ye çıktığı, ABD Ticaret Temsilciliği’nin (USTR) yayınladığı yıllık Fikri Mülkiyet Hakları Raporu’na göre, Türkiye’nin “marka taklitçiliği” de denen marka sahteciliğinde ilk sırada yer aldığı bildirildi. Dünya Gümrük Örgütü’nün belirlemelerine göre ise Türkiye’nin Polonya ve Tayland’dan sonra üçüncü sırada olduğu belirtildi. Ekonomik kriz tetikledi Rapor hakkında değerlendirmelerde bulunan Sinan Aygün, sahtecilik olaylarında ekonomik krizden sonra patlama yaşandığına dikkat çekerek, “‘Kriz, sahteciliği bir sektör haline getirdi” dedi. Sahtecilik olaylarıyla genel olarak gıda sahteciliğinin cezasının yasalarımızda komik kaldığını ve suçluların marka sahteciliği ile yargılandıklarını hatırlatan Aygün, “Bu suç tasarlayarak adam öldürmek suçuna eşit bir suç olmadığı sürece problem çözümlenmez” dedi. Aygün: Affetmeyiz! Sahteciliğin reel sektörü kemiren, insan sağlığını tehdit eden vampir sektör olduğuna dikkat çeken ATO Başkanı Sinan Aygün, bu vampir sektörün, sahte rakı ile ölümlere yol açması üzerine, Türk halkının sahtecilik sarhoşluğundan uyandığını bildirdi. ATO’nun Disiplin Kurulu’nun bu dönemde çok etkin çalışmalar içerisinde bulunacağını kaydeden Sinan Aygün, tüketicinin sağlığı ile oynayan üyelerinin gözünün yaşına bakmayacaklarını, uyarma, kınama, üyelikten geçici çıkarma ve üyelikten kesin ihraca kadar varan disiplin cezalarının kararlılıkla uygulanacağını söyledi. Sinan Aygün, disiplin cezalarının yanı sıra “İmalatta, mal ve hizmet arzında sağlık kurallarına uymamak, ölçü ve tartı aletlerini hileli bir şekilde kullanmak, hileli, karışık veya standartlara aykırı ve kalitesiz mal imal etmek ve satmak” suçunu işleyen üyelere her bir suç için 2.2 milyar lira para cezası da verileceğini sözlerine ekledi. Darphaneyle yarışıyorlar! İZMİT- Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bin 380 adet 1 YTL’lik sahte madeni parayı piyasaya sürmek isteyen 4 kişi yakalandı. Bu kişilerin kaldıkları evde yapılan aramada, 1 adet torna makinesi ile sahte para basımında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerinin, Çamlıtepe Mahallesi Nalan Sokak’ta İbrahim K’nın yaşadığı eve düzenlediği operasyonda, bin 380 adet sahte 1 YTL’lik madeni para, 12 bin 130 adet metal pul, 2 bin 269 adet sarı renkli madeni pul levha, 1 adet torna makinesi, kalıp makinesi, 2 adet kalıp ve 1 adet hassas kuyumcu terazisi ele geçirildi. Mahkemeye çıkarılan 4 kişi, tutuklanarak ceza evine gönderildi. TESK’in kadın projelerine AB’den övgü İSTANBUL- Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Ekonomik ve Mali Konular Daire Başkanı H. İnci Rösch, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından 2002-2004 yılları arasında uygulanan projelerin yüksek derecede başarılı olduğunu açıkladı. TESK Genel Başkanı Derviş Günday’a bir yazı göndererek TESK’in bu tür projelere devam etmesini isteyen Rösch şunları söyledi: “Kadın Girişimciliğin Desteklenmesi projesi 2002 yılında uygulamaya konmuş ve 2004 yılı itibariyle başarı ile tamamlanmıştır. Elde edilen başarı çerçevesinde, faaliyetlerin devamlılığını sağlamak üzere söz konusu projenin kapsamı genişletilerek 2005 yılı AB mali yardımları programlamasında değerlendirilmek üzere genel sekreterliğimize sunulmuştur. Projenin kapsamı genişletilerek uygulanması konusundaki talep AB mali yardımlarının programlama sürecinde en üst karar merci olan Mali İşbirliği Komitesini oluşturan Kurumlar tarafından da desteklenmektedir. Söz konusu projenin nisan ayında Avrupa Komisyonuna sunulması beklenen 2005 yılı mali iş birliği paketi içerisinde yer alacağı düşünülmektedir.” Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan TESK Genel Başkanı Derviş Günday ise, söz konusu projelerin genişleyerek devam edeceğini söyledi. Bunları yiyoruz! Sahte gıda piyasasında ürün yelpazesinin bir hayli geniş olduğu vurgulanan ATO’nun raporunda, hilenin teknolojiden hızlı geliştiği belirtildi. ATO’nun raporunda, gıdada yapılan sahtecilikler şöyle sıralandı: * Beyaz et klora batırılıp taze görüntüsü veriliyor. * Ufalanmış peyniri jel ile birleştirilip yeniden kalıp peynir yapılıyor. * Dana kıymaya tavuk sakatatı katılıyor. * Yağ ve kemik külünden lahmacun yapılıyor. * Küflü kaşardan eritme peynir yapılıyor. * Tavuk dönerlerin içine tavuk derisi, bağırsak, paça ve sakatatlar baharatlanıp karıştırılıyor. * Kırmızı bibere kiremit tozu ekleniyor. * Kalitesiz bulgura boya katılıp ayıp örtülüyor. * Hazır limon suyu içerisine su ve limon tuzu katılıyor. * Sütün yağı alınıp yerine margarin koyuluyor. * Son kullanma tarihi bitmiş sucuklar, yeni yapılan sucukların içine atılarak yeniden imal ediliyor. * Salam ve sosis içerisine hayvansal atıklar katılıyor. * Soya baharatla karıştırılıp sucuk imalatında kullanılıyor. * Helvanın içine beyaz susam yerine Sudan’dan ithal edilen ucuz siyah susam konuluyor. * Zeytinyağına rafine ayçiçek, kanola, fındık ve soya yağı karıştırılıyor. * İyi çay, “2.5 yaprak” olarak tabir edilen çay filizinden elde ediliyor. Ancak sahtekarlar, körpe filiz yerine kart dalları da çaya karıştırıyorlar. * Depoda iyi muhafaza edilmediği için küflenen çaylar da soframıza geliyor. Küflü çay karaciğere zarar veriyor. > İstihbarat Servisi
Kapat
KAPAT