BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendinizi tanıyın mutluluğu yakalayın

Kendinizi tanıyın mutluluğu yakalayın

Çekişmelerden, kavgalardan hele de günümüzün çetin rekabet şartlarında uzak durmak kolay mı? Her taraf rakip dolu. Okulda, işte, sokakta, trafikte bile... Herkes bir şeyleri birisinden önce yapmak istiyor. Önce kendi işini hallettirmek, önce kendi gideceği yere varmak, önce yükselmek önce önce....



Ana konuya girmeden önce zaman hariç her şeyden sıkılan kaprisli adamın hikayesini okumak da fayda var. Hikayemiz şöyle: “Bu adamı her şey öfkelendirirmiş, başkalarının kusurlarına homurdanıp durur ve saatlerce bağırıp çağırırmış. Üstelik, böyle huysuzlanmaya devam ederse yüksek tansiyondan ölebilirmiş de. Ama bir gün korkunç bir fırtına çıkmış, ağaçlar kökünden sökülmüş, bodrumunu su basmış, güzel evi yerle bir olmuş. Başkaları için felâket olabilecek bu durum, onu gerçeğe döndürmüş. Bu fırtına ona olaylara akl-ı selîm ile yaklaşmayı öğretmiş. İnsanların hatalarını ve ufak tefek suçlarını kendi kendine sorgulamaya başlamış. Sonunda da, insanlarda kızdığı birçok şeyin aslında küçük bir fırtına kadar bile zararının olmadığını görmüş ve ‘insan fırtınalarından da yararlanmayı deneyeceğim’ demiş.” Her yer rakip dolu Bilirsiniz bilgeliğin amacı; kişisel huzurun büyük sevincini yaşamaktır. Zihin ve vicdan bir aradadır. Bilgelik insanı dünyadaki kavgalardan ve çekişmelerden uzak durmaya, başkalarının önüne haksız bir rekabetle geçmeyi önlemeye ve huzuru, doyumu önce kendinde aramaya çağırır. Peki bunu yapmak kolay mı dersiniz? Çekişmelerden, kavgalardan hele de günümüzün çetin rekabet şartlarında uzak durmak kolay mı? Her taraf rakip dolu. Okulda, işte, sokakta yürürken, trafikte bile etraf rakip dolu. Herkes bir şeyleri birisinden önce yapmak istiyor. Önce kendi işini hallettirmek, önce kendi gideceği yere varmak, önce yükselmek önce önce.... Ne çok önce var hayatımızda. Hal böyleyken, yine akıllıca düşünüp hayatı ekranda oynayan bir filmmiş gibi izlemek kolay mı? İnsanın canı nasıl sıkılmasın, morali bozulmasın. Nasıl dışında kalıp olup biteni seyretsin ve kendi payına sonuçlar çıkarsın?.. Milyarlarca insan aynı sıkıntıyı çekiyor ‘Kolay’ diyor, konunun guruları (pirleri). “Nerede neyi kabul edip, neyi etmeyeceğinizi bileceksiniz ve olayları akl-ı selim bir şekilde değerlendireceksiniz. Bunun için de, önce insanı çok iyi tanıyacaksınız. İnsanı tanımanın yolu da kendini tanımaktan geçer...” Bazen hayatımızda olup bitenler gücümüzü aşar. Canımızı sıkar. Ama oturup durum değerlendirmesi yaptığımızda, bazen olayları olduğu gibi kabul etmekten başka yapacak başka bir şey de yoktur. O zaman içinde bulunulan durumu büyütmek yerine, içinden çıkmak için çaba harcamalıyız. Tabii ki, bunu başarmak çok kolay olmayacaktır ancak kendimizi tüketmekle hiçbir yere varamayız. Dünya varolduğundan beri milyarlarca insanın yaşadığını ve dolayısıyla milyarlarca sevincin, hüznün ortalıkta gezindiğini düşünürsek, hayatta herkes kendi payına düşen acılardan ve sevinçlerden bir şeyler alıyor. İşte altın kurallar Acı ve sefalet dolu bir dünyada yaşamanın bir sürü metodu var. Onları kabullenip küçük şeylerden mutlu olmanın yollarını bulabilirsiniz. İşte işin uzmanlarından altın kurallar... > Çaba harcayın: Hepimiz mutluluğun tadını çıkarttığımız anlarda istenen bir şey olduğunu biliyoruz. Ama çok azımız ona ulaşmak için çaba harcar, mücadele ederiz. Mutlulukta hedeflerimiz de isteklerimiz de saklıdır. Yani güzel çiçekler yetiştirmek isteyen bir insan, önce ekimin kurallarını bilmek zorundadır. Hepimiz, bizi mutluluğa götürecek şey ne ise ona ulaşmak için mücadele etmek zorundayız. > Kendinizi keşfedin: Her başarı söyleminin içinde baş maddelerden birisidir: “Kendini tanı”. İnsanın hayattan ne beklediğini, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını, yeteneklerinin ne olduğunu bilmesidir. > Aşırılıklardan kaçının: Vücudunuza, psikolojinize, kesenize zarar verebilecek her türlü aşırılıktan uzak durun. Bugün güzel gelen şeyler, yarın sizi çok üzebilir. > Kendinize güvenin: Her şeyden önce, bir şeyler başarabileceğinize inanın. İstemek başarmanın yarısıdır. > Olduğunuzdan daha iyi olmaya çalışın: Hepimiz olduğumuzdan daha iyi olabiliriz. Hiçbirimiz mevcut hayat şartlarımızla yetinmek zorunda değiliz. Hep daha iyisini istemek hakkımızdır. > İlke ve değerlerinizi belirleyin: Kendi öz ilke ve değerlerinizi keşfedin. Onları duygu, düşünce ve davranışlarınızda ifade ederek kişisel bütünlüğünüzü ve yürekliliğinizi geliştirin. Bunu hayatlarının merkezine oturtmayanlar, kendilerinin değil ancak başkalarının beklentilerini yaşar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT