BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SÖZ’ün gelimi...

SÖZ’ün gelimi...

“Ne iş yapıyorsunuz” sorusuna verilen cevaplar: MARCO AURELİO: Bir futbol takımında dinamoyum... SERHAT ULUEREN: Özel bir kanalda bomba haber yapımcısıyım...



“Ne iş yapıyorsunuz” sorusuna verilen cevaplar: MARCO AURELİO: Bir futbol takımında dinamoyum... SERHAT ULUEREN: Özel bir kanalda bomba haber yapımcısıyım... KEMAL DERVİŞ: Bir siyasi partide istenmeyen adamım... İBRAHİM TATLISES: Bir magazin programında malzemeyim... CANER: Bir tv programında psikopat âşığım... ?... : Bir spor kulübünde teşvik primi şube sorumlusuyum... HINCAL ULUÇ: Ne iş olsa yaparım; Spor yorumculuğu, jüri üyeliği, köşe yazarığı vs... (Bu bir Bayram Karaca yapımıdır...) *** Fadime, kocası Temel’e telefon açar... -Temel bugün evde temizlik var... Yemek yapamadım, akşama gelirken hazır birşeyler getir... Akşam Temel eve elinde poşetle gelir... Fadime yorgun ve bitkin bir halde kapıyı açar ve hemen sorar; -Ne getirdin Temel?...” “-Temizlenince kızartılmaya hazır; HAMSİ...” (Bu fıkra Hüseyin Yumuk’un özel imalatıdır...) *** (Ekmek Teknesi’nin Cengiz’inden inciler...) “-Biliyorsun, güneş balçıkla sulanmaz...” “-Benim görmediğimi sen de görüyor musun?...” “-İstanbul Menşur Kırlentler Bursası...” “-Yargısız insaf yapıyorsunuz...” “-Efendim her kuşun eti yemez dedim ama dinlemedi dışdörtgen...” “-Yumurtadan yeni çıkmış kuzu gibiyim...” “-Nefesimi müdafaa ettim...” “-Acı patlıcanı kıraç almaz...” “Herkesi Jale için bir dakikalık sabır vuruşuna devat ediyorum...” “-Napolyo’nun bir de öbür yüzü var...” “-Ne diyorsun enişte, uyku serserisiyim ben...” (Bu yazı Nagehan Çilhoroz’un derlemesidir...) Tebeşir Tozu... “-Bir anlam ifade edecek kadar büyük, kazanacak kadar küçük savaşları seçin...” (Jonathan Kozol) itiraf reyonu... (isim: kurtarıcı... şehir: sakarya... yaş: yirmiiki...) Babaannem dişlerini fırçalamak için lavaboya geçti... Ben de çamaşır sepetine çamaşır atacaktım, fırçasına sıktığı tüpe bakmış bulundum... Bakmamla haykırmam bir oldu, “Dur babaanne,o elindeki tıraş jeli...” *** (isim: masum... şehir: İstanbul... yaş: yirmi...) İlkokula giderken Anıtkabir’i bir başkan mezarları serisinin ilk üyesi sanır ve Kenan Evren’in ölünce Anıtka-iki’ye gömüleceğine inanırdım... Neyse ki geçti... (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Hayata dair... Sürekli meşguldüm o kadar sene, Seninle doyasıya oynayamadım... Sen beni çağırdın gel oyna diye, Ben bir türlü zaman ayıramadım... ... Giydirdim, doyurdum, senin kolladım, Sadece bunları yeterli sandım, Bana oyuncağını getirdiğinde, Ben seni çoğu kez, başımdan savdım... ... Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk. Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk, Ona dokunmak için uzandığımda, Ellerim boş kalır, yüreğim buruk... ... Artık hiç işim yok, yapayalnızım. Günlerim çok uzun, üstelik bomboş Keşke isteklerini bir bir yapsaydım Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş... - Alice Chase - Bugünün buluşu > İlk kez ısrarla kahve içmek isteyen çocuklara “Kahve içme kararırsın” denildi... (16.03.1953) Küçük ilan MESLEKTAŞLARIM köşeyi dönerken, ben sinek avladığımdan, Yıldız Tilbe’nin diyetisyenliğini bırakıyorum... Dolgun maaşla, dolgun sanatçılar aranıyor... *** BU SEZON neredeyse hiç kullanmadığımız İnönü Stadı, içindeki futbolcularla birlikte önümüzdeki sezona kadar kiralıktır... bizimkiler (Bayrampaşa servis bülteni...) > Arada bir Bayrampaşa servisine takılıyoruz. Bazı arkadaşlar “Kendisini kimin yazdırdığı konusunda” dedektif tutsa da, köşemizin sıhhat ve selameti ve dahi bekâsı için yazmak zorundayız... İdare ediversinler... Şu darü dünyada “Bizimkiler”den başka ne eğlencemiz kaldı ki?... > Tikli Muharrem’in her tarafı Murat Abi sayesinde yara bere içinde kaldı... Muharrem uzak yerlere otursa bile, Murat Abi özel olarak yaptırdığı şemsiye ile uzanıyor... Bereket versin, “uaagh” diye bağırıyor... Ya küfür edenlerden olsaydı... > Servis şoförü, havalar sıcak olunca kaloriferleri yakmayı seviyor... Kar yağınca da kapatıyor... Bu da onun hobisi, saygı duymak lazım... > Servisin en sevimli yolcularından Mikail, uzun süredir gelmiyor... Alınan bilgiye göre gece çalışıyormuş. Mikail’in bindiği günlerde iki önemli muhabbet olur... Biri Kurtlar Vadisi, öbürü alabalık... Kurtlar Vadisi’nde yaptığı tahminlerin çoğu tutuyor... > Servisin en arkasında oturanlar, en önde oturanlara cepten mesaj çekiyor, “Bu şarkıyı seviyoruz şoföre söyleyin radyonun sesini açsın...” diyAlog... (TGRT - İnci Ertuğrul Sizin Sesiniz....) İNCİ ERTUĞRUL: Eşiniz sizi neden terketti peki?... STÜDYO KONUĞU: Açık konuşmak gerekirse gayri meşgul işler yaptım... *** (LİG TV - F.Bahçe-G.Birliği...) MUHABİR: Sana yapılan hareket penaltı mıydı?... MEHMET YOZGATLI: Valla verilebilirdi de, verilebilirdi de... *** (SHOW TV - Bir Prens Aranıyor...) SİNEM GÜVEN: Biraz telefona yaklaşır mısınız?... MELAHAT SAKER: Telefonun hemen yanındayım Sinem Hanım... (NTV - Gerçeğin Ta Kendisi...) KADİR ÇÖPDEMİR: Efendim AÇEV’in açılımını biliyor musunuz?... VATANDAŞ: İnsanlar aç demek herhalde... *** (NTV - 90 Dakika...) HINCAL ULUÇ: Böyle rezalet olmaz, bu kadar büyük hata yapılmaz... H.BABAOĞLU: Şimdi küçük bir hata veriyoruz... Reklamlardan sonra yine birlikte olacağız... temelin yeri Temel’in oğlu olmuş... Kahvede havasını atıyor; “-Bizim Dursun henüz yirmibir günlük... Her şeyi biliyor... İşsizlik, geçim sıkıntısı, hırsızlık, kapkaç, terör, şike, teşvik primi... Her şeyi...” -Nerden anladın?... “-Devamlı ağlamasından...” *** Temel oto galerisine girmiş... “-Biliyorsunuz geçen hafta bir araba almıştım... Satarken bana kırılan parçanın yerine yenisini vereceğiz demiştiniz...” -Tabii efendim, hangi parçaları istiyorsunuz?... “-Bir leğen kemiği... Bir göz, iki diş... İki diz kapağı...” Bizim ora... Bir reklam -Gocam Yeşildere zuvağına tahıli... Her gece eve gan beran içinde geli... Ne kadar yıhasam gömlekteki gan lekelerini çıharamim... Neden?... -Merdane matiği dene densüz... Hem gan lekesinden, hem de herifden gurtulursun... MERDANA MATİK... İnatçı heriflere kesin çözüm... Merdane Matik şimdi “Yaş Çubuk” hediyeli... (Kaynak: Konuşan Elaziz) sanatik kritik “-Gazetecilere kızıp bir daha kameralara çıkmayacağım diyorum ama, en fazla bir hafta dayanabiliyorum...” (...Hülya Avşar) politik kritik “-Maalesef bu uluslararası hukuk, iç hukuk kadar süratli işlemiyor... O yüzden Uzanlara henüz uzanamadık...” (...Cemil Çiçek) sportik kritik “-Biz kendi futbolcularımıza paralarını zor ödüyoruz, Gençlerbirliği’ne nasıl teşvik vereceğiz?... Komik bunlar...” (...Ergun Gürsoy) Şifa Yemek Öğle Menüsü Naneli Yayla Çorba... Fırında Sebzeli Kebap... Soslu Makarna... Meyve...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT