BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polisin 3 endişesi

Polisin 3 endişesi

1- Yer göstermeler, artık savcının izni ve kontrolünde olacak 2- Üst ceza sınırı 2 yıl olan suçlarda parmak izi alınmayacak 3- Avukatlar soruşturmanın her safhasında hazır bulunacak



ANKARA - 1 Nisandan itibaren yürürlüğe girecek olan CMK ve TCK ile ilgili polisin üç endişesi bulunuyor. Özellikle aramanın hakim kararına bağlanması ve suçun delillendirilmesini zorlaştıran düzenlemeler, polisin tenkitlerine yol açtı. İşte polisin suç ve suçlu karşısında elini kolunu bağlayacak 3 endişesi: 1 - Yer gösterme Yeni düzenlemeye göre yer göstermelerin tamamı savcının izni ve kontrolünde yapılmak zorunda. Savcı istemezse yer gösterme yapılamayacak. Suç, çok önemli olsa dahi iş yükü ağır olan bir savcı yer göstermeyi gerçekleştirmeyebilir. Oysa, şu ana kadar bütün suçlarda yer gösterme yapılıyordu ve zanlı, polisleri söz konusu olay mahalline götürerek suçu hem itiraf ediyordu hem de “canlandırma” yaparak olayı saniye saniye anlatıyor ve hem benzeri suçların ortaya çıkmasına yardımcı oluyor hem de hiçbir delile gerek kalmadan suçunu itiraf ediyordu. Ayrıca, polisin gözünden kaçan bazı ayrıntılar, yer gösterme sırasında bile ortaya çıkabiliyordu. İşte polis, suçu delillendirmeye yönelik bu çok önemli gelişmeden artık sınırlı düzeyde faydalanabilecek. 2 - Parmak izi Yeni düzenlemeye göre, ceza üst sınırı 2 yıl ve altı hapis olan suçlarda parmak izinin alınmaması ve diğer suçlarda ise, parmak izinin alınmasının savcının kararına bağlanması polisi kara kara düşündürüyor. Zira polise göre, parmak izi adeta devletin hafızası niteliğinde bir arşiv oluşturuyor. Ayrıca çoğu defa zanlı, olay yerinde bıraktığı parmak iziyle yakalanıyor ve suçu parmak iziyle delillendiriliyor. Ancak, yeni düzenleyeme göre parmak izinin alınması zorlaştırılıyor. Bu arada polis arşivlerindeki “ceza üst sınırı 2 yıl hapis olan suçlar” ile ilgili de parmak izlerinin kullanıp kullanmayacağı muamma olarak ortada. 3 - Zanlı avukatı Polisin en fazla rahatsız olduğu bir konu da, zanlı avukatlarının ifade alma ve soruşturmanın her aşamasında müvekkilinin yanında bulunması. “İşkenceci” damgasını yememek için avukatların her aşamada zanlının yanında bulunmasına ses çıkartmayan polis, zanlının ifadesini standartlara uygun olarak alınmamasından yakınıyor. Birçok AB ülkesinde bile avukat, gözaltına alınan müvekkilinin yanına hemen gidemiyor ve avukat gözaltına alındıktan birkaç saat sonra müvekkilinin yanına alınıyor. Oysa Türkiye’de 1 Nisandan itibaren, zanlı yakalandığı anda çok uzak bir ilde bulunan bir avukatı isteyip zaman kazanma ve susma hakkını kullanarak, delillere ulaşmayı engelleme yoluna gidebilir. > Süleyman Demir
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT