BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şanlı destanın 90. yılı

Şanlı destanın 90. yılı

250 bin şehit verilerek kazanılan ve Çanakkale Boğazı'nı 'geçilmez' kılan savaş, tarihe Türk'ün destanı olarak altın harflerle yazıldı



ÇANAKKALE- ‘’Eğer (bir dünya savaşında) Osmanlı Almanya’nın tarafını tutarsa, İngiliz filosu Çanakkale Boğazı’nı zorlayıp geçecek ve İstanbul’u alacaktır...’’ İngiliz devlet adamı Winston Churchill’in, 1. Dünya Savaşı’ndan birkaç yıl önce Londra’yı ziyaret eden Enver Paşa’ya söylediği bu sözler gerçekleşmiş, Osmanlı Devleti, bu büyük savaşa dahil olmuştu. Sıra, İstanbul’u işgal ederek, ‘’Düşmanların en zayıfı’’ sayılan Osmanlı Devleti’ni safdışı bırakmaya gelmişti. Bunun yolu da, Çanakkale Boğazı’ndan geçiyordu... Kolay lokma ‘boğaz’a takıldı Uzun bir ön hazırlıktan sonra İngiliz ve Fransız gemileri, 19 Şubat 1915’de başlayan ilk saldırıyla öncelikle boğazın girişini koruyan Anadolu yakasındaki Kumkale ile Orhaniye ve Rumeli yakasındaki Ertuğrul ile Seddülhisar tabyalarını yok etmeyi planlıyordu. Gemiler 10-12 bin metreden bataryalar üzerine ateşe başlamıştı. İlk günün sonunda atışlarını isabet ettiremeyen denizciler durumdan pek memnun değildi. Sahildeki Türk tabyalarının vurulması için daha yakın mesafeden atış yapmaları gerekiyordu. Müttefik gemileri en fazla ‘’boynuzlu canavar’’ denilen mayınlardan çekiniyordu. Boğazın en dar yerine kadar olan sahanın temizlenmesi şarttı. Bunun için mart ayı başına kadar top atışları ve karaya asker çıkarma girişimlerinde bulunan müttefikler, boğazın kolaylıkla geçilir olduğuna inanmaya başladılar. Şimdi önlerinde boğazın merkez savunmasını kırmak kalmıştı. Güneşli ve ılık 18 Mart 1915 sabahı amiral donanmaya hareket emrini verdi. Saat 10.30’da sahildeki Türk savunma tesisleri net bir şekilde görülüyordu... 18 Mart, müttefik donanması için yenilginin tarihiydi. Saatler 17.00’yi gösterdiğinde her tarafı cehennemi bir ateş içinde bırakarak boğazı geçmeyi tasarlayan düşman armadası, kuvvetinin üçte birini kaybederek, savaş meydanından mağlup ve perişan olarak geri dönüyordu. 7.5 saat süren deniz muharebesi sonucunda, savaşa katılan 18 büyük gemiden üçü (Bouvet, Irressistible ve Ocean) batırılmış, üçü de (Gaulois, Suffren ve Inflexible) uzun bir süre için saf dışı bırakılmıştı. Böylece yenilmez zannedilen düşman yenilmiş, İstanbul kapıları kapatılmıştı. Churchill: Nusret bizi mahvetti Çanakkale Savaşlarında çok önemli bir yeri bulunan Nusret gemisinin döşediği mayınlar, boğazın düşmek üzere olduğu kritik bir anda düşmanın deniz saldırılarını durdurarak Türk askerinin ve vatandaşların moralini yükseltmiştir. 7 düvele karşı alınan zafer İngiliz Bahriye Nazırı Churchill, savaşın kaybedilişini, “Bugün dünyada görev yapmakta olan 5 bini aşkın savaş gemisinden hiçbiri Nusret kadar harbin gidişine ve düşmanın geleceğine etkili olarak bir başarı göstermemiştir. Kemiklerini Fransa, Polonya, Galiçya, Balkanlar, Filistin, Suriye ve Kuzey İtalya savaş alanlarının örttüğü 6-7 milyon insan, düşmanlarının kurşun ve gülleleriyle değil, boğazın güçlü akıntısı altında, ağırlıklarının bağlı bulunduğu tel halatlar üzerinde gerili duran 26 demir kap (mayın) yüzünden mahvolup gitti.’’ Denizde büyük bir yenilgiye uğrayan düşman, bir daha donanmayla boğazdan geçmeyi denemedi. Ancak, 18 Martta sarsılan gururlarını kurtarmak için General Hamilton’un başkumandanlığında Akdeniz seferi kuvvetleri adı altında kuvvetler toplanmaya başlandı. İngiliz ve Fransız tümenlerinden başka Avustralya ve bir Hint tugayı ile deniz tümeninden oluşan bu kuvvetlerin toplamı 75 bine ulaştı. Alman Generali Von Sanders Paşa da 5. ordu komutanı tayin edilerek Çanakkale’nin savunması için görevlendirildi. Yaklaşık 8 ay süren savaşların en parlak siması Mustafa Kemal idi. Özellikle Anafartalar, Conkbayırı ve Kocaçimen’de ilerleyen düşmanı geri çekilmeye zorlayan Mustafa Kemal, işgal edilen noktaları temizledi. Mustafa Kemal, 19. Tümen ve 57. Alayı merkezden emir beklemeden kendi inisiyatifiyle cepheye sürerek Çanakkale cephesinin düşmesini engelledi ve Boğazları kurtardı. Vatanı için canını çekinmeden veren Türk askerinin zaferiyle sonuçlanan Çanakkale Savaşları, İngilizlerin 19-20 Aralıkta Arıburnu ve Anafartalar’ı, 8-9 Ocakta Seddülbahri boşaltmasıyla sona erdi. Org. Özkök: Türk gençliği tehlikenin farkında değil Çanakkale Deniz Zaferi’nin 90. yıldönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır, DTP Genel Başkanı Yaşar Okuyan ve SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın birer mesaj yayınladılar. Genelkurmay Başkanı Özkök, mesajında, modern çağın etkisiyle tarihsel süreçte yaşananları ve ülkeyi gelecekte bekleyen tehlikeleri genç belleklere anlatmakta ve algılatmakta son zamanlarda zorlanıldığını belirterek, şehitlerin manevi varlıklarının, tarih ve ulus bilincinin oluşturulmasında ve toplum değerlerinin genç nesillere aktarılmasında kullanılabilecek en kıymetli hazine olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Sezer de, doğulusu, batılısı, kuzeylisi, güneylisi, genci, yaşlısı ve ordusuyla tek yürek olunarak Çanakkale’de inanılması güç bir başarı elde edildiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan ise mesajında, “Bu zafer Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolda çok önemli bir kilometre taşıdır” dedi. Dört bir yanda kutlama Öte yandan tarihi zafer bugün ülkenin dört bir yanında düzenlenen törenlerle kutlandı. Çanakkale'de düzenlenen törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'da katıldı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT