BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batı kendini sorguluyor

Batı kendini sorguluyor

Batı son yıllarda birçok konuda kendini sorgulamaya başladı. İlim adamları “Nerede hata yaptık?” demeye başladı. Atı alan Üsküdar’ı geçti ama, zararın neresinden dönülürse kârdır. En azından Batı’nın peşine takılmış bizim gibi ülkeler aynı hatalara düşmemiş olurlar.



Batı son yıllarda birçok konuda kendini sorgulamaya başladı. İlim adamları “Nerede hata yaptık?” demeye başladı. Atı alan Üsküdar’ı geçti ama, zararın neresinden dönülürse kârdır. En azından Batı’nın peşine takılmış bizim gibi ülkeler aynı hatalara düşmemiş olurlar. Batı’nın son 50 yılda yaptığı en büyük hata, aile fertlerine özgürlük gayesiyle aile üzerinde yaptıkları tahribattı. Özgürlük adına, fuhuş ve cinsi sapıklıkların her türlüsü meşru hale getirildi. Bu da, Batı’da aile hayatını bitirdi. Birçok ülkede, nüfus artışı eksilerde. Bu da, ülkenin aydınlarını gelecek ile ilgili ciddi endişelere sevketti. Bu konularda ciddi bilimsel araştırmalara yönelmek zorunda kaldılar. Gazetelerde aileyi kurtarmakla ilgili makaleler, yorumlar sıklaştı. Geçenlerde İngiliz Daily Mail gazetesinde boşanmaların artması ve ailenin çökmesi ile ilgili bir haber yayınlandı. Daily Mail gazetesinin bu haberine göre; günümüz kadını artık aileden, cinsellikten uzaklaşıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; modern kadının artık buna ayıracak zamanı yok. Bir kadın magazin dergisi olan Prima’nın araştırmasına göreyse; günümüzde, çalışan modern kadın yorucu geçen iş günü sonrası kocasına ayıracak vakit bulamıyor. Modern, kendi ayakları üzerinde duran kadınlar kendilerinde ‘eş görevlerini’ yerine getirmek zorunluluğu hissetmiyor. Prima dergisinin editörlerinden Maire Fahey, “40 ve 50’li yıllarda kadınlar kendilerini adeta eşlerinin ve ailelerinin mutluluklarına adamışlardı. Günümüzde ise, kadınların tek derdi; kariyerleri. İş hayatları, kariyer hırsları, özel ilişkilerinin önüne geçiyor” diyor. Bu da, erkeklerin gayri meşru arayışlarına, boşanmaların artmasına, ailenin çökmesine sebep oluyor. Pek çok araştırma gösteriyor ki; 50’li yıllarda mutlu aile tabloları vardı. 60’lı yıllarda cinsel devrim yaşandı ve kürtaj yasallaştı. 70’li yıllarda feminizm fikri giderek taraftar sayısını artırdı ve kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip olabilmek ve ekonomik özgürlük için mücadele ettiler. O yıllarda kadınlarda evlilik yaşı ortalama 20 idi. 80’li yıllarda kariyere odaklı kadınların sayısı giderek arttı ve 90’lı yıllarda boşanma sayısı tavana vurdu. Son on yılda kadınların evlenme yaşı ortalama 27’ye çıktı. Cambridge Üniversitesi Sosyal Psikoloji uzmanlarından Dr. Terri Apter, “50’li ve 60’lı yıllarda yaşayan kadınlar hayatlarını dolduracak çok fazla şey bulamıyorlardı, fakat günümüz kadınlarının yapacak çok işi var. Boş vakitlerin giderek azalması, yüklerinin artması; iş hayatı kadınların cinsel hayatlarını ve aile düzenini olumsuz yönde etkiliyor” diyor. (SABAH, 30.08.2004) İngiltere’de, Bristol, Edinburg, Aberdeen ve Glasgow üniversitelerinden bilim adamlarının 30 yıl boyunca yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre ise, zeki kadınlar yalnız kariyer için değil, ayrıca evlilik için de mücadele etmek zorunda... Çünkü erkekler, eş olarak kendilerinden daha az zeki, kariyer sahibi olmayan kadınları tercih ediyor. Araştırmaya göre, kariyer sahibi kadınlar evliliklerini sürdürmek için de özel çaba harcıyor. 900 kadın ve erkeğin 10 yaşında IQ’lerini ölçen ve 40’lı yaşlarına kadar hayatlarının nasıl geliştiğini izleyen bilim adamları, zeki birer öğrenci olan kız çocuklarının evlilik hayatlarında başarılı olamadıklarını ortaya koydu. (Milliyet, 4.1.2005) Her kurum gibi ailenin de olmazsa olmaz prensipleri var. Bunlara uyulmazsa aile ayakta kalamaz. Ayrıca aile başka kurumlara benzemez, yıkılınca tekrar inşa edilemez, giden geri gelmez.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT