BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çoğu ilkokul çocuğu / UMUT ÇİÇEKLERİ / Faruk Çelik Harun Yerebakan - Taner Özlen

Çoğu ilkokul çocuğu / UMUT ÇİÇEKLERİ / Faruk Çelik Harun Yerebakan - Taner Özlen

İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Seyman: Sokakta yaşayan çocukların yüzde 69’unu ilkokul çocukları oluşturuyor. Bunları okulda tutmak için yeni proje hazırladık.



Rehabilitasyon merkezlerinde eğitim görüp el becerisi kazanan çocukların oradan ayrıldıklarında, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak desteğe ihtiyaç duyduklarını belirten İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Seyman, “Bunun yolu da iş verenlerin bu gibi çocuklara sahip çıkmalarından geçer” dedi. Seyman, Türkiye’de şu anda sosyal hizmet uzmanı yetiştiren bir tek yüksek okulun bulunduğunu, oradan yetişenlerin de devletin verdiği maaşla, devletin bünyesinde çalışmayıp özel kurumlara gittiğini kaydederek, “Elimizdekileri bile, birtakım ilave ücret vererek tutmaya çalışıyoruz. Onlara mesai ücreti vermeye de hazırız. Yeter ki çalışsınlar. Bu alanda yetişmiş uzman elemana büyük ihtiyaç var” şeklinde konuştu. Yenilikler geliyor Vali Yardımcısı Seyman, geçen yıldan bu yana planladıkları ve Anadolu Yakası’na düşündükleri yeni bir UMATEM’i kuracaklarını söyledi. Seyman, yeni modelde, çocukların yoğun olduğu bölgelerde bir kaç ilkadım istasyonu, en az 4-5 mobil ekip (sokak çalışması yapan) gibi ilaveler yapılacağını söyledi. Seyman diğer bir yeniliğin de İstanbul’da sokak çocuklarının sirkülasyonunu bilgisayar ortamında görmek için valilik olarak otomasyon sistemini kurduklarını kaydetti. Seyman, “Böylece çocuklar, bu gibi kurumlara giriş anından itibaren bilgisayar ortamında takip edilecek. Bir de, kaynağı kurutmak için polis ve jandarma da artık kendi bölgelerinde okul yönetimleri ile iş birliği içinde çocukların devam durumlarını izleyecek. Bu uygulama başladı. Bu sayede çalıştırılan çocukların, okulda kalmalarını cazip hale getireceğiz” diye konuştu. İnsafsızlık etmesinler ‘Devlet hiçbir şey yapmıyor’ diyenlerin haksızlık, ‘bu çalışmalar çok yetersiz’ diyenlerin de ‘biraz’ insafsızlık etmiş olacaklarına dikkat çeken Seyman, birçok şeyin yapıldığını belirterek, “Artık bu çocukların nerede ve kaç kişi yaşadığını bilecek aşamaya geldik. ‘Kaynıyor, her köşe başında madde bağımlısı var’ şeklindeki uydurma laflar beni çok üzüyor. Her sokak çocuğu, organize suçlara karışan çocuk demek değil. Onlar apayrı. Anne-babası ve evi var. O çocuğu kullanan şeytanlar bunu çok iyi biliyor. Bu işin üstesinden geleceğiz” dedi. 5 yılda eritildiler Yaklaşık 5 yıldan beri SHÇEK Ağaçlı Köyü Çocuk ve Gençlik Merkezi ve Yetiştirme Yurdu Müdürü olarak görev yapan Tuncer Yıldız, geldiği ilk günlerde sokakların bugünkü kadar disipline edilmediği için, çok fazla çocuk bulunduğunu belirterek, “O döneme göre şu an sokakta çocuk ‘yok’ denecek kadar az” dedi. Merkezlerin toplam kapasitesinin, İstanbul’un sokakta yaşayan madde bağımlısı çocukların problemlerini çözebilecek düzeyde olmadığını ifade eden Yıldız, “Ben dahil 24 kişilik kadromuz var. Devlet personeli statüsünde iki kişiyiz, diğerleri sözleşmeli. Sosyal hizmet uzmanı ve psikolog yok. Atölyelerimizde ‘usta öğretici’ eksiğimiz var. Burada bir sosyal hizmetlinin olması, 10 çocuğa da ulaşmak demektir” şeklinde konuştu. İlk hedef eğitim Kurumlarında öğretmen olmayışı sebebiyle eğitimde büyük boşluk olduğunu belirten Yıldız, “Bünyemizde galoş, mum, gümüş işlemeciliği ve marangoz atölyesi bulunuyor. Yakında seramik atölyesi de kurulacak. Çocukların en önemli problemleri, dışarıdayken yoksun kaldıkları konuları burada aramaları. Ancak anne-babanın verebileceği sevgiyi burada verebilmeniz mümkün değil. Ticaret erbabı şirket ve holdingler maddi yardımda bulunacaklardı, ancak yüzlerce yazışmamıza rağmen geriye olumlu olarak dönen olmayınca en önemli ayak olan bu proje, işin başında çöktü” diye ilgililere seslendi. Küçük ölçekli atölyelerin bile kendilerine büyük yardımlar sağladığını söyleyen Yıldız, “Burada çocuk 18 yaşına geldiğinde ‘hocam ben bu mesleği seviyorum, kurs alayım’ dediğinde ben ona bu imkanı sağlayabilmeliyim. ‘Dur bakayım’ dersem o çocuğu tekrar güvensizliğe itmiş olurum. O heyecanı, o motivasyonu kaybetmeden sürdürmek gerekiyor. Zor sağlanabilen güven, en küçük bir boşlukta bile kaybedilebiliyor ve tekrar hizmetlerde başa dönebiliyoruz” dedi. BİTTİ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT