BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Venedik elçisine şamar gibi cevap!

Venedik elçisine şamar gibi cevap!

Sokullu Mehmed Paşa, mağrur Venedik elçisine şöyle diyordu: “Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’nda bizi yenmekle, sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakal daha gür çıkar!..”



Osmanlı donanmasının İnebahtı yakınlarında Patrai Körfezinde bulunduğunu öğrenen müttefikler, 15 Eylülde Korfu’ya ulaştılar ve 17 Ekim 1751 târihinde dört koldan hücûma geçtiler. Kaptan-ı deryâ Müezzinzâde Ali Paşa da açık denizden gelmekte olan düşman üzerine hücum emri verirken, kendisi de bizzât düşman donanması kumandanının gemisi üzerine atıldı. Düşman baş amirali Donjuan, üzerine gelmekte olan geminin bizzat Kaptan Paşa gemisi olduğunu üç fenerinden anladı ve bütün kuvvetlerini onun üzerine sevk etti. Şiddetli muhârebe sonunda Kaptan-ı deryâ Ali Paşa ile birçok beyler şehid ve Ali Paşanın iki oğlu esir düştüler. Gemisi batırılan Pertev Paşa ise yüzerek canını kurtardı. Muhârebenin bilançosu ağırdı! Muhârebede sağ cenah kumandanı olan Cezayir Beylerbeyi Uluç Ali Paşa kendi cephesindeki düşmanın sol cenahını perişân etti. Malta Şövalyeleri kaptan gemisini zaptederek kumandanının başını kesti. Merkez donanmasının mağlubiyetini gören Uluç Ali Paşa müteessir bir halde harp sahasından çekildi... Muhârebenin bilançosu iki taraf için de korkunçtu. Türkler 152 gemilerini kaybederken, bunların 60’ını düşmana kaptırmışlar diğerleri ise, ya batmış veya büyük hasara uğramıştı. Şehid olan binlerce Türkten başka 3400 Türk de esir düştü. Hıristiyan zâyiatı ise 8000 ölü ve 20.000 yaralıydı. Bizzat başkumandan Donjuan da yaralılar arasındaydı. Kumanda ettiği gemilerini hemen hemen zâyiatsız kurtarmaya muvaffak olan Uluç Ali Paşa, bu acı haberi Edirne’de bulunan pâdişâha bildirdi. Gösterdiği başarıdan dolayı kendisine “Kaptanpaşa”lık pâyesi verildi ve “Uluç” lakabı da “Kılıç”a çevrildi... “Aramızda çok fark var!” Osmanlı donanmasının harâb olmasından sonra İstanbul’da bulunan Venedik elçisi, Osmanlıların sulha taraftar olup olmadıklarını anlamak üzere bir mülâkat esnâsında Sokullu’yu yoklamıştı. Veziriâzam ona şu cevâbı verdi: “İnebahtı Muhârebesinden sonra cesâretimizin sönmediğini görüyorsun. Sizin zâyiatınızla bizimki arasında fark vardır. Biz sizden bir krallık yer (Kıbrıs) alarak kolunuzu kestik; siz ise donanmamızı mağlup ederek sakalımızı tıraş etmiş oldunuz. Kesilmiş kol yerine gelmez. Lâkin tıraş edilmiş sakal daha gür çıkar!..” Gerçekten de bütün tersâneler seferber edilerek altı ay içerisinde ertesi baharda eskisinden daha mükemmel olmak üzere büyük bir donanma hazırlandı...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT