BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medine ve Bağdat Demiryolu Projesi

Medine ve Bağdat Demiryolu Projesi

Hicaz Demiryolu inşası II. Abdülhamid Han’ın rüyalarını süslüyordu. Ancak bu çok pahalıya mal olacak proje nasıl gerçekleştirilecekti? Evet, sultanın dehası onun da çaresini bulmuştu: Müslümanlar arasında dayanışma sağlanacaktı!



II. Abdülhamid Han’ın Medine ve Bağdad Demiryolu Projesi, dünya çapında başlı başına bir hâdise teşkil etmektedir. Türkiye üzerinden ve Bağdad-Musul istikâmetinden Medine’ye varacak demiryolu güzergâhı ucuz ve rahat bir ulaşım imkânı sağlayacağı gibi, ticari hareketi, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden istifade imkânını geliştirecekti. Bir yandan Musul-Bağdad-Medine fevkalâde imkânlarla merkeze bağlanırken öte yandan Musul ve Suriye üzerinden İran ve Pakistan’a ayrılacak hat, Orta Asya’ya kadar ulaşma fırsatı temin edecekti... İstanbul-Basra arasında yaklaşık 4 bin km’yi bulan bu proje o zamana kadar gercekleştirilen hemen bütün hatlardan daha büyük ve kapsamlıdır. Maliyeti çok ağırdı II. Abdülhamid Han hatıralarında şöyle diyor: “Hicaz Demiryolu inşası benim en eski hülyamdır. Bu yol devletimiz için sadece iktisadi bakımdan büyük fayda etmekle kalmayacak aynı zamanda oradaki kuvvetimizi sağlamlaştırmaya da yarayacağından askerî bakımdan da çok ehemmiyetli olacaktır...” Bahsedildiği kadar önemli ve uzun demiryolunun en çetin problemi o gün için devlete yüklediği ağır maliyetti. Ama sultanın dehası onun da çaresini bulmuştu. Müslümanlar arası dayanışmayı sağlayacaktı. Ancak bu muazzam projenin onlara gereği gibi anlatılması icap ediyordu. Sultan, plânını 1900 yılında açıklayınca gerekli paranın temin yolları arandı. Herkes fedakârlık edecekti. Örnek olarak önce kendisi şahsi servetinden 2.5 milyon altın bağışladı. Sivil ve asker devlet memurları aylıklarından % 10 vereceklerdi. Bütün dünya Müslümanlarına yapılan çağrı da semeresini verdi. Mısır Hıdiv’i, İran Şahı, Haydarabat Nizamı, Okyanus adalarındaki Müslüman cemaat ve diğerleri yardıma koştular. Daha sonra İstiklâl Savaşımızda da yardımımıza koşacak olan Hintli Müslümanlar büyük fedakârlık yaparak gerekli paranın üçte birini karşıladılar. Abdülhamid Han’ın siyaseti! Yardım toplamak için hazine pulu ve Düyün-ü Umumiye kanalı ile tahvil çıkarıldı. Ancak Orta Doğu’nun serveti rüyalarına giren ve bu servet için iştahlanan Batılılara karşı uyanık olmak gerekiyordu. Hem ihâleleri almak hem de fırsattan istifade yağmalamaya çalışacak Haçlı zihniyetli iş adamları, Sultan Abdülhamid Han’ın siyasetiyle birbirine düştüler. Bir hattın ihâlesini birine veriyordu, ardından bir diğerini devreye sokuyordu. Hat güzergâhında çıkarılacak tarihî ve arkeolojik eserlerin kaçırılmaması için gerekli talimatları da verdi. İleride çok değerlenecek bu toprakların elden çıkmaması ve siyonistlerin eline geçmemesi için gerekli tedbirler alınmıştı...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT