BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yapanın yanına kalmayacak

Yapanın yanına kalmayacak

Yaşananlardan önemli dersler çıkarıldığını söyleyen Ertürk, özel bankaların batırdığı mevduatın faizleriyle birlikte 46 milyar dolar olduğunu belirterek, “2.5 milyar doları tahsil edildi. Bunu hızlandırıyoruz. Yapanların elindekileri bulup Hazine’ye kazandıracağız” şeklinde konuştu.



> Hüseyin Türkoğlu İSTANBUL - Bankacılık konusunda yaşanan gelişmelerden sonra önemli dersler çıkarıldığını söyleyen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, artık sektörde sıkı bir denetimin hakim olduğunu söyledi. ‘Yapanın yanına kalıyor’ düşüncesini yıkmak istediklerini söyleyen Ahmet Ertürk, “Yapanların elindekileri bulup Hazine’ye kazandırmak istiyoruz” dedi. TGRT HABER TV’de canlı olarak yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar”da Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ile yazarımız İsmail Kapan’ın bu haftaki konuğu, TMSF Başkanı Ertürk oldu. Bankacılık sektöründe geçmişte yaşanan sıkıntılar ve gelinen son noktayı değerlendiren Ertürk, Bol ile Kapan’ın sorularını cevaplandırdı. Bankacılık sektörüyle ilgili son gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulunan Ahmet Ertürk şunları söyledi, “Bugün bankacılıkta iyi düzenlenmiş ve sıkı denetlenen bir duruma gelindi. Özgür bir denetim kurulu var. Ancak gözetlemeler, denetimler devam etmeli. Sıkı denetimden vazgeçilmemeli. Mevduata sınırsız garanti dünyada olmayan bir uygulama. Kısa bir dönem uygulanması gereken bir tedbirdi, ama 10 yıl sürdü. Bugün bu garanti sınırı 50 milyar liraya düşürülmüştür ve herkes bunu biliyor. Artık bankalar risklerini kontrol ediyor, sınırlıyor. Bankaların kendi içinde bağımsız üniteler kuruldu. Yani sektör kendi iç denetimini yapıyor. Dolayısıyla bugün iyi bir durumda.” 2.5 milyar $ tahsil edildi Özel bankaların batırdığı mevduatın ana parasının 28 milyar dolar olduğunu söyleyen Ahmet Ertürk, bu rakamın faizleriyle birlikte 46 milyarı bulduğunu belirterek açıklamalarına şöyle devam etti. “Şu ana kadar 2.5 milyar doları tahsil edilebildi. Bunun 850 bin doları bizim dönemimizde oldu. Tahsilatı hızlandırıyoruz ve meyvelerini bu sene toplayacağız. Bu rakam milyar dolarlarla ifade edilecek. Banka sahipleri ve bankalara borcu olanlardan yapılacak tahsilahlarla önemli rakamlara ulaşacağız ve bu suretle batık rakamını 30 milyara doğru çekebileceğimizi sanıyorum. Bu konuda yabancı sermaye girişinin de etkili olmasını bekliyoruz. Satılacak firmalar arasında Telsim, medya şirketleri, çimento fabrikaları gibi büyük firmalar var. Bu konuda sürekli görüşmeler oluyor ve süreç yabancı yatırımcılar tarafından takip ediliyor. Satış için bizim hazırlıklarımız tamam, ancak konu ile ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı’ndaki kanunun onayını bekliyoruz. Şu anda kasamız zenginleşmiş durumda ve Hazine’ye borç ödemelerimizi başlatacağız. Tahsil edilen paralar borçlarımızı ödemekte kullanılacak. Çünkü biz Hazine’ye borçluyuz. İç ve dış borçların önemli bir kalemi buradan kaynaklanıyor. Bizim borcumuzu ödememiz, Hazine’nin daha az borçlanması anlamına geliyor ve bizim performansımız ekonomiye direkt bir katkıdır. Bu sebeple biz olabildiğince hızlı bir şekilde Hazine’ye ödeme yapmak istiyoruz.” Hazine’ye dönecek “Biz ‘yapanın yanına kalıyor’ düşüncesini yıkmak istiyoruz” diyen Ahmet Ertürk şöyle devam etti: “Yapanların elindekileri bulup Hazine’ye kazandırmak istiyoruz. Tahsil edilen 2.5 milyarın büyük bir bölümü nakdidir. İçinde banka sahiplerinden, bankalara borcu olanlardan yapılan tahsilatlar ve el konulan varlıkların satışlarıdan elde edilen paralar var. Bundan sonraki hedef, tahsilatları sıkı bir şekilde artırarak gerçekleştirmek. El konulan bankalardan Bank Kapital, 22 banka içinde istisnai bir durumda. Eğer Bank Kapital’in bildirdiği tahsilatları yapabilirsek, bu bankanın tasfiyesinde kâra geçmiş olacağız. Ancak diğerlerindeki açık çok fazla. Bu bankanın sahibi olan Ceylan grubunun ödemelerinde bir sıkıntı yok. Umudumuz bütün protokollerin böyle düzgün şekilde işlemesi.” TMSF Başkanı Ertürk, bankaların fona devredilmeden tasfiye edilip edilememesi konusunda da, “Bu mesele dönüp dolaşıp siyasetle ilişkili duruma geliyor. Elbette burada siyasi faktörler çok fazla rol oynadı. Bankaların neden bu duruma düşürüldüğü en önemli konu. Ama bu duruma düşürülmesi karşısında tasfiye neden bu kadar geciktirildi, önemli olan da bu” diye konuştu. ‘94 krizi tetikledi’ TMSF Başkanı Ahmet Ertürk bankacılık sektörünün ilk darbeyi 1994’te yaşanan krizde aldığını belirterek, “Bu finansal bir krizdi ancak çabuk geçti. Finans sektöründe önemli yaralar bıraktı. Bu dönemde 3 banka sistemden çıktı, bir çoğu da yara aldı. Yara alan bankalar sonraki yıllarda sun’i teneffüsle ayakta tutuldular. Tabii bunun arkasında da rant beklentisi vardı. Sözkonusu dönemde bankalarda kaynak ihtiyacı oluştu. Bu da iki mekanizma ile toplandı. Birincisi devletin yüzde 100 güvencesi ile toplanan mevduat oldu. Böylece riskli risksiz banka ayrımı ortadan kalktı. İkincisi yine buna bağlantılı olarak, bankalar çok yüksek faizle para topladılar. Bu paraları daha yüksek faizle piyasaya veremedikleri için, bugünkü batak olan 46 milyarın önemli bir kısmını oluşturan bu paraları, o zamanki mevduat sahiplerine ödediler. Bu paranın bir kısmı da, kredi olarak verilemediği için dolaylı yollarla banka sahiplerinin özel servetlerine katıldı. Fakat neticede toplanan paralar, gecelik faizleri yüzde 1000’lere çıktığı dönemde tamamen kaybedildi. Bu yüksek faiz ve yüksek kurlar sonucu bankaların mali yapıları çöktü ve yüksek zararlarla fona devredildiler. Tabii burada önemli olan, fona devir zamanlamasıdır. Bu konuda hayli geç kalınmıştır.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99720
    % 0.04
  • 5.3231
    % -0.16
  • 6.0449
    % -0.19
  • 6.9002
    % -0.26
  • 220.134
    % -0.19
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT