BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’de kriz olmaz

Türkiye’de kriz olmaz

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Vorking, Türkiye’de büyüme ve istikrarın 3 yıldır sürdüğüne işaret etti ve “Yeni bir kriz görmüyoruz” dedi



> Mustafa Sezer İSTANBUL - Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere adapte olma başarısını gösterdiğini, istikrarı yakaladığını, sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirdiğini söyledi. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından, Dünya Bankası işbirliğiyle gerçekleştirilen, Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin bilgi ekonomisine geçişlerini desteklemeyi amaçlayan “İş Ortamı ve Özel Sektörün Büyümesine İlişkin Bilgilendirme” başlıklı, “4. Bilgi Ekonomisi Forumu”nun tanıtımı amacıyla bir basın toplantısı düzenlendi. 2.5 yıldır istikrar var Forumda gündeme gelecek konuların Türkiye için de önemli olduğuna işaret eden Vorkink, “Forumdaki konulardan biri, işlerin ve çalışmaların gelişmesine verdiğimiz önem ve tabii ki istikrardır. Zaten son 2.5 yıl içinde de Türkiye’de büyük bir istikrar gördüğümüzü ifade edebilirim” dedi. 2001 krizinden sonra dalgalı kura geçilmesinin, Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere adapte olma başarısını getirdiğini söyleyen Vorking, dünya ekonomisindeki bir takım değişikliklerin ABD Doları değerindeki değişikliklerden kaynaklandığına dikkat çekti. ABD’de faiz artışı gerçekleştiğini, bundan gelişmekte olan ülkelerin de etkileneceğini belirten Vorking, “Dolayısıyla Türkiye de bunlardan direkt olarak etkileniyor. TL’nin değer kaybetmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu oldu. Son 10 günde yaşanan yüzde 5’lik artışı buna bağlamak mümkün” diye konuştu. Türkiye için kötü değil Bu gelişmenin Türkiye açısından kötü olmadığını, Türkiye’nin ihracat rakamları ne kadar etkileyici boyutlara ulaşmışsa da ithalat rakamlarındaki artışın ihracat rakamlarından da fazla olduğunu kaydeden Vorkink, TL’nin değerindeki değişikliğin, bu durumu tersine çevirmesine yardımcı olacağını ve ihracatta itici bir güç oluşturacağını vurguladı. Bunun orta ve uzun vadede Türkiye’nin yararına olacağını ifade eden Vorkink, “Yani demek istediğim, Türkiye’nin önünde yeni bir kriz görmüyoruz” dedi. Vorkink, açıklamasında AB yolunda ilerleme hedefi olan Türkiye’nin yeni bir krizi kaldıramayacağını da ifade etti. Orta Doğu ve Avrupa bölgelerinde ekonomik büyümenin hızlı olduğunu belirten Vorkink, “Türkiye 2004’te bu ülke ortalamalarını aştı. Zorluk bunu korumada. Bu, makroekonomik ve siyasi istikrara bağlı” dedi. KOBİ’ler çok önemli Forumda iş ortamlarının ve işyerlerinin açılması, kapanması ve bir çalışma ortamı içinde bulunması konusunun da ele alınacağını belirten Vorkink, “Türkiye’deki bütün şirketlerin yüzde 99’u KOBİ’dir. Bunların yüzde 99’u ise Türk ihracatının sadece yüzde 10’una katkıda bulunmaktadır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde bir iyileştirme çalışması yapmak gerekir ki Türkiye’de büyük bir gelişme olsun. Bir büyümeyi 3 yıldır görüyoruz. Bunun önümüzdeki yıllarda da aynı şekilde devam etmesi gerekir. Bu da bizim burada, en fazla duyacağımız konu olacaktır. Türkiye bu şirket ortamını nasıl düzeltebilir, yenilikleri nasıl yapabilir ve nasıl daha ileriye götürebilir ki yarının Türkiye’sini oluşturabilelim?” Forumda iş yapma çalışmalarıyla ilgili bir rapordan da bahsedileceğini bildiren Vorkink, “Biz bu rapordan hem küresel alanda, hem de Türkiye için çok şey öğreneceğiz” dedi. Zengin kaynaklar değerlendirilmeli DPT Müsteşarı Ahmet Tıktık da 3 gün sürecek forumun, daha önce Paris, Finlandiya ve Macaristan’da yapıldığını hatırlattı. Tıktık, ülkelerin sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadıklarını, bunu yaşarken sağlanan katma değerin çekirdeğinde bilgi olduğunu vurgulayarak, firmaların aldıkları kararlarda bilgiyi yoğun bir şekilde kullandıklarını ve bu kuruluşların bu şekilde daha başarılı olduğunu anlattı. Foruma 27 ülkeden kamu ve özel sektör ile üniversitelerden 300’e yakın kişinin katıldığını belirten Tıktık, toplantıda çeşitli ülkelerin deneyim ve çalışmalarının ele alınacağını, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı’nın da “yatırım ortamının iyileştirilmesiyle” ilgili bir sunuş yapacağını bildirdi. Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Operasyonlar ve Strateji Direktörü Annette Dixon da Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede büyümenin ortalama yüzde 6.8 olduğunu ve dünyada en hızlı büyüyen ikinci bölge konumunda bulunduğunu söyledi. Yüksek büyüme oranlarını sürdürmenin zor olduğunu vurgulayan Dixon, bölgede zengin doğal kaynaklar bulunduğunu, ancak bu büyümeyi sürdürmek için çeşitlendirmeye gidilmesi gerektiğini, bilgi ekonomisinin de gelişmenin en önemli kollarından birini oluşturduğunu, Türkiye’nin şu anda AB yolunda olmasının çok önemli olduğunu vurguladı. ‘Özelleştirmeye hız verilmeli’ Dünya Bankası, yazdığı raporla, elektrik dağıtımı başta olmak üzere özelleştirmeye hız verilmesini istedi. Devlat Bakanı Ali Babacan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Enerji Bakanı Hilmi Güler’e mektup gönderen banka, “Uygulama süreci gecikti” dedi. Mektupta, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından önerilen işletme hakkı devri yönteminin en büyük tehlike olduğu da belirtildi. Bu şekilde TEDAŞ’a merkezi bir rol verildiğine dikkat çekilerek, “Geçmiş yükümlülükler konusunda Hazine garantisi yok. Yeni firmaların gelecek yatırımları TEDAŞ’a kalmamalı” ifadesine yer verildi. Dünya Bankası ayrıca TEDAŞ tarafından yapılmayan kamulaştırmaların tazminatı ile emeklilik ve diğer çalışanlarla ilgili yükümlülükleri hatırlatıp, mevcut tarifelerin de bu maliyetleri karşılayamayacağın ifade etti. Milli gelir güncelleniyor Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), gayri safi milli hasıla verilerini güncelleştiriyor. Yeni hesaplamada, hem güncel verilerin kullanılması hem de metodolojik yeniliklerin hesaplara yansıtılması hedefleniyor. Yenilemenin gerekçeleri de şöyle sıralanıyor:*- * Bazı bilgilerin dönemlik veya yıllık milli gelir tahminleri açıklandıktan sonra elde edilmesi ya da kesinleşmesi nedeniyle en son verileri gayri safi yurt içi hasıla büyüklüklerine yansıtmak. * Geliştirilen yeni yöntemlerle milli geliri daha hassas ölçmek ve bilgi kayıplarını asgariye indirmek. * Uluslararası karşılaştırmaların sağlıklı yapılabilmesine imkan sağlamak için kullanılan yöntem, kavram ve sınıflamaların uluslararası normlara uygun hale getirilmesini sağlamak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT