BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haymatlos olma!..

Haymatlos olma!..

Cüneyt Koryürek ağabeyim haklı, hem de çok haklı!.. Son haftalardaki yazılarıma “onun ikâzı üzerine” şöyle bir baktım; hepsi “futbol” üzerine!..



Cüneyt Koryürek ağabeyim haklı, hem de çok haklı!.. Son haftalardaki yazılarıma “onun ikâzı üzerine” şöyle bir baktım; hepsi “futbol” üzerine!.. Cüneyt Abi, “Sen de Futbolistan yazarları arasına girdin” dediğinde uyandım!.. O, “Türkiye’nin adını” spor(!) medyamızın sayfa ve ekranları yüzünden “Futbolistan” koymuş; haksız mı?.. Aslında Türk sporunda “futbol dışında” da çok önemli gelişmeler var!.. Mesela “Süreyya Ayhan” olayı!.. Durup dururken çıktı; “hem suçlu, hem güçlü” olmaya soyundu, bir çuval inciri berbat etti; oturdu!.. Türkiye’ye, Spor Teşkilâtı’na, onun yetkililerine, Atletizm Federasyonu’na, “onu en az ceza ile kurtarmak için” her gayreti gösterme ceza kurullarına söylemediğini bırakmadı!.. Eğer “bu ülkede devlet varsa, spor teşkilatı varsa, kanunlar ve yönetmelikler varsa”, işlenen “çok yönlü” bu suçun cezası da “elbette” verilmelidir!.. Verilmelidir ki; “bu şekilde kendini kaybeden, ne söylediğini bilmeyen” sporcular, “kim olurlarsa olsunlar” adalet, hukuk, kanun ve yönetmelikler önünde “eşit olduklarını” unutmasınlar!.. İnsanın, “Bana komplo kuruyorlar; Türkiye bana ne verdi ki; dışardan gelen tekliflerin yanında Türkiye’dekiler havada kalır” diyebilmesi için, her türlü “vefa, insaf ve iz’an çizgisinden” binlerce kilometre uzaklaşması gerekir!.. İnsanın, bu sözleri söylerken, “yüzünün kızarması” gerekir!.. Türkiye’nin sana ve kocan olan hocana, “maddi olarak” neler verdiğinin belgeleri, senin imzalarınla “devletin arşivlerinde” duruyor, manevi olarak verdikleri ise “milyonlarca dolarla bile tartılamaz”; daha ne olacak? Ne diyor, “yeni” federasyon başkanımız Mehmet Terzi: “Federasyonumuz kendisi ve kendisini yetiştirmek üzere görevlendirdiği antrenörüne, bugüne kadar, Türk spor tarihinde neredeyse hiçbir sporcuya ve antrenöre tanınmayan büyük imkânlar sunmuştur.” Seni her zaman “korumuş ve kollamış olan”, buna rağmen kocan ve hocan tarafından hem de “çok haksız” olarak “Irak’ın yıkılmış kanlı diktatörü Saddam’a benzetilen” bu ülkenin Gençlik ve Spor Genel Müdürü, seni yeniden atletizme kazandırmak için her imkânı plânlayan “yeni” Atletizm Federasyonu Başkanı ile beraber “sana destek vermek, ihtiyacın olan her yardımı yapmak için” defalarca zemin yoklayacaklar, yazılar yazacaklar, görüşecekler, sen onlara “Hayır, benim hocam da var, doktorum da, başka kimse, başka bir şey istemiyorum” diyeceksin, sonra da kalkıp “Benimle kimse ilgilenmiyor, yapayalnız bırakıldım, bana destek verilmiyor” diye kamuoyunu yanıltmaya çabalayacaksın; bu ne iştir, bu nasıl bir ayıptır? Süreyya, o açıklamasında bir şey daha söylüyor: “Eşim üzerime benzin dökse gıkım çıkmaz. O bana ‘yarın sporu bırakacaksın’ dese, yarın sporu bırakırım.” “Bu cümle” her şeyi açıklıyor; anlaşılıyor ki; “hocası ve kocası Yücel Kop’un ceza kuruluna verilmesi ve ceza alacağının ortaya çıkması” yüzünden, Süreyya “böyle konuşmaya mecbur kaldı!” Bunu, federasyon başkanı Terzi de çok iyi ifade etmiş: ‘’Süreyya Ayhan Kop çevresiyle anlaşması zor insan haline getirilmiştir.” Kim getirdi, belli değil mi; kim konuşturuyor, belli değil mi? Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün yetkili kurulları, “Türk Atletizm Federasyonu’nun uluslararası faaliyet ve yarışmalarının askıya alınması ve Türkiye’nin cezalandırılması pahasına” senin cezanı indirmek ve bir an önce pistlere dönmeni sağlamak için elinden geleni yapacak, ama sen hâlâ, hem Türkiye’yi, hem spor teşkilâtını ve hem de “onun başında olan” genel müdür Mehmet Atalay’ ı itham etmeye kalkışacaksın; bu nasıl bir zihniyettir, bu nasıl böyle bir zihniyetin esiri olmaktır? “Üzerine benzin döküldüğünün” hâlâ farkında değil misin?.. “Gıkım çıkmaz” diyorsun ama, bak işte; bar bar bağırıyorsun!.. Senin “bu hâle düşmenin, dünya pistlerinden böylesine uzaklaşmanın” en büyük sorumlusu olan kişi, “şimdi de kendini kurtarmak için” senin arkana mı saklandı ve seni ateş hattına sürmekte tereddüt etmiyor mu; yoksa?.. Sana hocan ve kocan olarak “sükûnet ve sabır” telkin edeceğine, “çıkarıp konuşturuyor” mu; sen konuştukça da, hem sen, hem de kocan ve hocan “sportif olarak” batmıyor musunuz?.. Sana yazık değil mi? Türk sporuna, Türk atletizmine yazık değil mi? Bizler, senin “gerçek bir şampiyon ve rekortmen olarak” pistlere dönmeni heyecanla beklerken, sen “atletizmden kopmak için” her şeyi yapmıyor musun?.. Seni, “çok yanlış” bir yola sokmak isteyenler var!.. Bilesin ki; dünya spor tarihinde “başarılı olmuş” bir tane bile “haymatlos (vatansız) sporcu” yoktur!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT