BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başarmak suçtur!

Başarmak suçtur!

Çok değil, birkaç yıl önce spordaki gurur fotoğraflarımızı hatırlayın: Hakan Şükür... Gelmiş geçmiş en kariyerli Türk futbolcusu... Bugün yerin ne kadar dibine batırabiliriz diye uğraştığımız...



KRİTİK Başarmak suçtur! Çok değil, birkaç yıl önce spordaki gurur fotoğraflarımızı hatırlayın: Hakan Şükür... Gelmiş geçmiş en kariyerli Türk futbolcusu... Bugün yerin ne kadar dibine batırabiliriz diye uğraştığımız... Nurcan Taylan... Olimpiyatlardaki ilk Türk kadın şampiyon... Bu kadar aşağılamak yetmedi, hapse girmeli! Süreyya Ayhan... Atletizmde ilk dünya ikincisi kadın sporcu... Erkeği de yok gerçi... Benzin döküp kendini yakmaktan bahseder durumda... Halûk Ulusoy... Döneminde Ümit Milli Takım ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine gitti, Genç Milli takım 6 kez Balkan şampiyonu oldu, A Milli Takım ilk kez Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final oynadı, Dünya Şampiyonası’nda üçüncü oldu, havuzu hem kurtardı hem 35 milyon dolardan 94 milyon dolara çıkarttı, Şampiyonlar Ligi finali onun zamanında İstanbul’a verildi, federasyon gelirleri 2 trilyondan 57 trilyona çıktı filan... Kovulmak suretiyle gönderildi. Fatih Terim... Türk futbol tarihinin en büyü kulüp başarısını sağlamış adam... UEFA şampiyonu... İşsiz... Turgay Demirel... Avrupa Şampiyonası organizasyonunu Türkiye’ye almanın yanında, 12 Dev Adam tarihinde ilk kez Avrupa ikincisi olduğunda da tepesine vuruluyordu, Dünya Şampiyonası’nı aldığında da mahkemelerden kendini temize çıkarma peşindeydi... ... Listeyi uzatmaya gerek yok, hangi alana dönüp bakarsanız aynı şeyi görürsünüz. Voleybol mu? “Filenin sultanları” fenomenini oluşturan Hüsnü Can mahkemelik... Halter mi? Efsane takımın federasyon başkanı kovularak gönderildi. Yani bütün bu isimler haklıdır haksızdır o başka; ama hepsinin ortak noktasının “en başarılı” olması bir tesadüf mü acaba? Bunu soruyorum sadece. ----- DETAY Spor programları izleyiciyi sıktı Birkaç ay evvel burada yazmıştım. Ekranlara üşüşmüş bir sürü adam, birbirinin aynı bir sürü laf... Kim, hangisini izleyecek diye... Bu hafta baktım, onlarca spor programı içinde -TRT’nin Stadyum’u dışında- ilk 100’e giren yok! Pardon, bir de genel klasmanda 93. olup, AB grubunda 100 dışında kalan biri var. Pazar ve pazartesi geceleri 60 küsur kişi ciddi tavırlarla Amerika’yı yeniden keşfededursun... Kimsenin şeyinde değil, umurunda... ----- OKUMUŞ NOT ALMIŞIM Nasıl bilirsiniz? (12 yıl önce) Ersen: Güvenlik güçlerinin şarkıcısı. Metin Milli: Bugüne kadar şarkı söylerken kıpırdadığı görülmedi. Çekimleri tek ve sabit kamera ile yapılabilen tek sanatçı. Nazan Şoray: İmajı ve mesajı yok. Varsa yoksa deşarj. Erol Büyükburç: Peruğundaki saçlara bile ak düştü. Kalecinin penaltı atışındaki jestleriyle şarkı söylüyor. Atilla Atasoy: Kendini çok yakışıklı sanıyor. Dereceye girebilir ama Dedeler Koğuşu’nda. Sanatçı ihtiyacı hat safhada çıktığında ortaya çıkıyor. Füsun Önal: Dedesine şarkı söyleyen yedi yaşındaki şirin kız imajı ile idare ediyor çeyrek asırdan beri. Osman Yağmurdereli: Aynı melodiyle üç şarkı yapan müzik dehası. Nil Burak: Televizyona iki yıl daha önce çıksaydı Temel Britannica’da yer alacaktı. Tanju Okan: Ekrana geldiğinde yanlarında boşluk kalmıyor. Kalan küçük deliklerden de ya kadeh görünüyor ya barmen. Seyyal Taner: Kliplerindeki en hareketsiz sahne dönme dolapta çekilen. İzlerken insan TV’nin kendi kendine zap yaptığını sanıyor. Gökben: Çiripi çiripa şarkısını söylediğinde GS’li Gökmen henüz penaltıyı taca atmamıştı. Serpil Barlas: Şarkısı olmadan 25 yıl şarkıcılık yapan tek şarkıcı. (Aktüel Dergisi, 1993) ----- BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. (Brezilya) ----- TÜRK’ÜN BİRİ BİR GÜN... İ.G isimli bir vatandaş, krizde bakamadığı gerekçesiyle bir hamsteri (sıçan) cami avlusuna bıraktı. (Konya) ----- VAY HAYVAN VAY! Ayılar kış uykusuna yatmadan önce çok beslenip kilo almak zorunda... Bunun için balık da tutarlar. ----- SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Fenerbahçe’ye el koymaya geliyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT