BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki toplantı ve tarikat saçmalıkları!

İki toplantı ve tarikat saçmalıkları!

İki konuyu bir arada yazmak doğrudur gibi geldi. Çünkü ikisinde de F.Bahçe var. İlkinde başkan Yıldırım’ın basına seslenişi ve Daum’un basın toplantılarından bazı pasajların yorumu yer alacak, diğerinde ise Anelka’nın Denizli’de kıldığı cuma namazı...



İki konuyu bir arada yazmak doğrudur gibi geldi. Çünkü ikisinde de F.Bahçe var. İlkinde başkan Yıldırım’ın basına seslenişi ve Daum’un basın toplantılarından bazı pasajların yorumu yer alacak, diğerinde ise Anelka’nın Denizli’de kıldığı cuma namazı... Başkan Yıldırım’ın basına seslenişini ne izledim, ne de dinledim. Ama kulübün resmi internet sitesinden okudum. Yani bire bir doğru olmama ihtimali yok. Daha doğrusu olmamalı. Yani yüzde yüz doğru olmalı... Öyle ya, tutup da medyadaki satırlara inanacak halimiz yok değil mi? Başkan Yıldırım demiş ki: “Siz televizyonda küfürlü ve üstü kapalı konuşmalar yaparsanız, bunu 3-5 yaşındaki çocuğun, kahvedeki insanın da dinlediğini bilmelisiniz...” Çok doğru... Başkan bu konuşmayı yapmadan önce büyük ekranda Erman Toroğlu’nun, Beşiktaş - Sakaryaspor maçında kaleci Şenol’a yapılan kötü tezahüratı anlatışını, yorumlayışını göstermiş ve “İşte...” diye yukarıdaki yorumu yapmış. Güzel ve doğru. Ammaaaaaa aynı başkan, aynı Erman Toroğlu’yla ilgili, bu eski hakem yeni yorumcunun boy fotoğraflarının yer aldığı dört sayfalık röportajın bulunduğu bir kitabı - hem de künyesinde “kulübün resmi yayınıdır” ibâresi olan - F.Bahçe Kulübü’nün kongresinde üyelerine dağıttırmıştır. O zaman öyleydi de, bugün niye böyle? F.Bahçe Kulübü’nün genel kurulunda, kulüp üyesi olmayan birinin, kulübün resmi yayındır denilen bir kitapta yer almış olması da ne demektir? Öyle ya, kıyamet gibi F.Bahçe forması ıslatmışlar dururken... Haaa az kalsın unutuyordum... Aynı resmi internet sitesinde, başkanın konuşmasının bir bölümünde, “30 yıl aradan sonra ikinci defa üst üste şampiyonluğa oynuyoruz... Ve 25 yıl sonra kupada finale yükselmişiz” diye bir bölüm daha var. Allah Allah! Lig için yorum doğru da, ancak benim hatırladığım kadarıyla hemen yakın geçmişte, Mustafa Denizli döneminde, F.Bahçe, kupada daha ileride durmuştu. Bu hata kimin? Başkanın mı, yoksa onun konuşmasını hatalı toparlayanın mı? Hani başkan,”Başarı için saha dışında da iyi ve doğru şeyler yapmak gerekiyor” demişti ya... Onun için değindim... Sonra Daum’un basın toplantısını gece geç saatlerde izledim. Daum, Hooijdonk konusuna değinirken şöyle diyordu: “Konuyu başkanla ele aldık. Başkan Hooijdonk’la gereken konuşmayı yapacak.” Yani bir takımın teknik direktörü futbolcusu ile ilgili bir tasarrufta bulunamayacağını itiraf edip topu “futbol sahasının dışına” atıyor. Görülmemiş bir zaaf. “Peki ne olmalı?” diye soracak olursanız, madem ki Daum, Hooijdonk’a kızgındır, onu suçlu buluyordur, o zaman şöyle konuşmalıydı: “Bu takımda disiplin vardır, Hooijdonk bunu çiğnemiştir, kendisini kadro dışı bıraktım. Bundan sonrası yönetim kurulunun tasarrufundadır.” Bu yapılmamıştır. Ne yapılmıştır? Daum, futbolcusunu yönetime şikayet etmiştir. Şimdi bu takımdaki diğer oyuncular, yarın ola ki aynı konuma girerler, o zaman meselenin hocalarıyla değil, başkanlarıyla çözümleneceğini bilirler. O zaman sormazlar mı, “Samandıra’da başkan mı bulunmalıdır, yoksa Daum mu?” İkinci olay ise, Anelka’nın Denizli’de kıldığı cuma namazı... Müslümanlığı seçmiş bir Hıristiyan’ın cumayı kılması tabii, tartışmasız her Müslüman’ı mutlu kılar. Anelka’nın bu tertemiz eyleminden beş-altı F.Bahçeli futbolcu da yararlanmış ve cumayı kılmışlardır. Evet yararlanmışlardır. Çünkü bu futbolcular Anelka’nın önderliği olmasa buna cesaret bile edemezlerdi. Çünkü 2002 Dünya Kupası sırasında Güney Kore’de edenler, gerici, kökten dinci ve tarikatçı olarak yorumlanmamışlar mıydı? Ama aynı art düşünceli yorumcular Anelka ve ekibinin cumayı kılmalarını neredeyse övgüler katarak aktarmışlardır. İşte size çifte standart... İşin işinde Hakan Şükür olunca tarikat, kökten dincilik, gericilik; Müslümanlığı seçmiş bir Hıristiyan olunca tertemiz din duyguları... Ne dersiniz İzmir CHP milletvekili sayın Ahmet Ersin? Hadi oradan siz de...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT