BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Karpuzu, kavunu yedik çöpünü Avrupa’ya sattık

Karpuzu, kavunu yedik çöpünü Avrupa’ya sattık

Sadece iç pazar için üretim yapmanın yeterli olmadığı gerçeği, ihracatçılarımızı farklı arayışlara itti. Türkiye’de üretildiği halde tüketilmeyen ürünler ihracatçı için yeni fırsat kapıları oluşturuyor.



> Mehmet Gel Sadece iç pazar için üretim yapmanın yeterli olmadığı gerçeği, ihracatçılarımızı farklı arayışlara itti. Türkiye’de üretildiği halde tüketilmeyen ürünler ihracatçı için yeni fırsat kapıları oluşturuyor. Su yosunu, tavuk ayağı, karpuz kabuğu, keçi boynuzu, meyan kökü, kurtlu meyve gibi ürünleri dünyaya ihraç eden Türk ihracatçısı, çöpü dahi Avrupa’ya satarak önemli kârlar elde ediyor. İSTANBUL-Türkiye’de üretildiği halde tüketilmeyen ürünler ihracatçı için yeni fırsat kapıları oluşturuyor. Sadece iç pazar için üretim yapmanın yeterli olmadığı gerçeği ihracatçılarımızı farklı arayışlara itti. Yeni fırsatlar kullanabilen ve kendilerine yeni fırsatlar oluşturabilen ihracatçılar, Türkiye’de tüketilmeyen ürünlerden bile önemli döviz geliri elde ediyorlar. Bu noktada ihracatçı farklı ürünleri farklı pazarlara sunarak, iş alanları bulup harekete geçmesini bildi. Su yosunu, tavuk ayağı, karpuz kabuğu, keçi boynuzu, meyan kökü, kurtlu meyve gibi ürünlerin dünya pazarlarında çok sayıda alıcısı bulunurken, ihracatçısına da ciddi kârlar bırakıyor. Kurbağayı kızarttık kotayı aştık Avrupa Birliği ülkeleri, üretimlerinde tarım ilacı kullanılmaması nedeniyle ekolojik tarım ürünlerine büyük önem veriyorlar. Doğal üretim şartları rekoltenin düşük gerçekleşmesini ve ürünün yüksek fiyatla alıcı bulmasını sağlarken. ekolojik tarım ürünlerinin çöp olarak tabir edilen bölümü Avrupa’da gıda hammaddesi ya da doğal katkı maddesi olarak kullanıyor. Örneğin enginar; sapı, kabuğu ve yaprağı olmak üzere üç ayrı parça olarak alıcı bulabiliyor. Kurtlu meyvelerin kabukları pürüzlü olursa tarım ilacı kullanılmadığı sonucuna varıldığında, hem meyve. hem çöp olarak değerlendirelebiliyor. Bu arada tavşan memesi, meyan kökü, çetir çalısı kökü, sarmaşık yaprağı, ökseotu hayıt tohumu ve baldıran gibi 15 ayrı türde ot ve çalı Avrupalı girişimciler tarafından satın alınıyor. Öte yandan Avrupa Birliği, kurbağanın taşıyabileceği hastalık yüzünden bu ürünün ithalatına kısıtlama koyarken bu kısıtlama Türk firmalarınca kurbağa bacağının kızartılarak ihracat edilmesi yoluyla ortadan kaldırılıyor. Gıda, ilaç ve kozmetik sektörlerinde kullanılan kavun, karpuz ve turunçgil kabuklarının ihracatı da özellikle son yıllarda hızla artıyor. Bunun yanı sıra, kayısı ve zerdali çekirdeği yurt dışı pazarında büyük talep görüyor. Söz konusu ürünlerin ihracatı en çok Almanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan’a yapılırken, dönem dönem ABD, Arnavutluk ve İspanya’ya da bu ürünler ihraç ediliyor. Ihracatçılar için kazancı yüksek bir diğer ürün olan “meyan kökü” ise Almanya, ABD, Fransa, İtalya ve İspanya’ya ihraç ediliyor. Danimarka, Fas ve Mısır da son yıllarda potansiyel pazar olarak dikkat çekiyor. Kerevit (tatlı su ıstakozu), özellikle Avrupa ve ABD pazarında büyük talep gören ve yüksek fiyatlardan alıcı bulan su ürünü, ihracatçılar için alternatif ürün olarak gösterilen “palamut ve palamut ırmağı” Almanya ve İsviçre’ye ihraç ediliyor. Dondurma yapmak için peynir altı suyu Ayran gibi yine Türk buluşu olan peynir altı suyu da Türkiye’nin ihraç ettiği ilginç ürünler arasında yer aldı. Dondurma ve sütlü tatlıların yapımında kullanılan peynir altı suyu Türkiye’ye 7 milyon 684 bin 530 dolar kazandırırken, peynir altı suyu alıcısı ülkeler arasında Filipinler, Arnavutluk, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore gibi ülkeler başı çekti. Geleneksel Türk içeceği olan ayran 2004 yılında Türkiye’ye 60.6 milyon dolar kazandırırken, ayranın en büyük alıcısı ise Suudi Arabistan oldu. Suudi Arabistan ayran için Türkiye’ye geçen yıl 54 milyon dolar ödedi. “Dünyaya 356 çeşit şifalı bitki satıyoruz” İzmir’in Kemalpaşa ilçesinin Armutlu beldesindeki tesislerinden dünyadaki ilaç fabrikalarına hammadde tedarik eden Blumeks Dış Ticaret Limited Şirketi, ürün yelpazesinde 356 çeşit şifalı bitki bulunduruyor. Blumeks, kantaron, sarısolmaz, ıhlamur, kuşburnu, papatya gibi bitkilerin yanında vişne sapı, üzüm çekirdeği, enginar yaprağı, sarmaşık yaprağı, portakal yaprağı gibi çöp olarak görülen sanayi artıklarını da ilaç fabrikalarına satıyor. Ailesinin yaklaşık 120 yıl önce Almanya’dan Türkiye’ye geldiğini belirten Blumeks Dış Ticaret Limited Şirketi ortağı Cüneyt Şloser, “Ben Türkiye’deki dördüncü nesli temsil ediyorum. Türkiye, bitki çeşitliliği açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Fakat bu durum yeterince değerlendirilemiyor. Biz, 10-15 yıl öncesine kadar ‘kocakarı ilacı’ olarak bilinen ve yüzüne bile bakılmayan doğal ürünleri ekonomiye kazandırıyoruz” dedi. Yurt dışına pazarladıkları ürünlerin bitkisel çaylar yanında ilaç fabrikaları tarafından hammadde olarak kullanıldığını söyleyen Şloser, “Başta Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Tayvan, Sri Lanka olmak üzere dünyanın hemen her yerine ihracat yapıyoruz. Yıllık ihracat miktarımız 1 milyon dolar dolayında. Bunların yüzde 80’ini şifalı bitkiler oluşturuyor. Kalan kısmı kekik, adaçayı gibi baharatlar. Yurt içinde de çay fabrikalarına satış yapıyoruz” diye konuştu. Tavuk ayağı Çin’de gözde Tavuk ayağının tüketildiği tek ülke Çin. Üretim yetersizliği ve bu alanın yeterince tanınmaması nedeniyle Türkiye bu fırsatı yeterince değerlendiremiyor. Bu ihracatı Türkiye’de tek bir firma gerçekleştiriyor. Tavuk ayağı Çin’de çok farklı şekillerde tüketiliyor. Ucuz bir tüketim maddesi olduğu için talep oldukça yüksek. Kozmetikte keçiboynuzu Keçiboynuzundan, 17 sanayi dalında yararlanılıyor. Kâğıt sanayiinde kâğıdı perdahlamada; dokuma sanayiinde boya macunlarına katılarak kumaşa parlaklık verilmesinde; kozmetik sanayiinde losyonlara koku verilmesinde ve oje, tıraş sabunu, diş macunu, jöle üretiminde; ilâç sanayiinde müshil yapımında; kibritçilikte, otomobil cilâsı üretiminde, petrol aramada, matkapla delme sırasında delme çamuru yapımında hammadde olarak kullanılıyor. İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya, keçiboynuzunun en çok ihraç edildiği ülkeler. Kurtlu meyve bile isteniyor Değerlendiremediğimiz ekolojik tarım ürünleri, Avrupa pazarlarında büyük talep görüyor. Kurtlu meyveden sebze saplarına, yabani otlardan çalılara kadar birçok ekolojik tarım ürününü Avrupa’ya ihraç edebilmek mümkün. Bunun en büyük nedeni, ekolojik tarım ürünleri üretiminde tarım ilâcı kullanılmaması. Ekolojik tarım ürünlerinin çöp olarak tabir edilen bölümü, Avrupa’da, gıda hammaddesi ya da doğal katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ayrıca her ürünün ayrı ayrı parçalarına göre alıcısı var. Örneğin enginar sapı, kabuğu ve yaprağı olmak üzere üç ayrı parça olarak satılıyor. Egzotik meyve pepino Türkiye’de Amerika kıtası ülkelerinde armut kavunu olarak bilinen pepino, Türkiye iklimine uyum sağladı. Anavatanı Güney Amerika olan pepino, Marmara, Akdeniz ve Ege’deki deneme üretimlerinden sonra şimdi de Karadeniz’deki denemelerden tam not aldı. Sakarya Üniversitesi’nin, deneme üretimi için getirttiği Güney Amerika meyvesi pepinodan olumlu sonuç elde edildi. Açık alan ve seralarda Türk yetiştiriciler tarafından üretimi sağlanan pepinonun Türkiye’de henüz bir piyasası olmadığını belirten yetiştiriciler bu ürünün özellikle Avrupa, Japonya ve Kuzey Amerika ülkelerinde büyük ilgi gördüğünü söylüyorlar. Meyan şerbetinden döviz Dış pazarlardan gelen yoğun talep nedeniyle son yıllarda meyan kökü ihracatında önemli bir artış söz konusu. Almanya, Amerika, Fransa, İtalya ve İspanya, meyan kökü ihracatı yapılan başlıca ülkeler. Meyan kökünün yanı sıra, bu üründen elde edilen meyan şerbeti de döviz kazandırıyor. Kerevit çok kârlı Kerevit (tatlı su ıstakozu), özellikle Avrupa ve Amerika pazarında büyük talep gören ve yüksek fiyatlardan alıcı bulan bir su ürünü. Yurt dışına dondurulmuş, taze ve işlenmiş olarak ihraç ediliyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT