BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Coğrafyanın tsunamisi

Coğrafyanın tsunamisi

Bugünkü gençlerden çoğu için SSCB meçhul bir kısaltmadır. Halbuki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği anlamına gelen bu 4 harf, 15 sene evveline kadar dünyanın ikinci süper gücüne işaret ediyordu.



Bugünkü gençlerden çoğu için SSCB meçhul bir kısaltmadır. Halbuki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği anlamına gelen bu 4 harf, 15 sene evveline kadar dünyanın ikinci süper gücüne işaret ediyordu. Dünyaya komünizm ihraç eden ve meşhur Kızılordusuyla çevreye korku salan bu güç, 15 sene evvel dağıldı. Buradaki “dağıldı” kelimesine dikkat etmeli. Dağıtılmadı, dağıldı. Son SSCB devlet başkanı Mihail Gorbaçov, dünyayı “yeniden yapılanma” anlamına gelen Rusça bir kelimeyle tanıştırdı, “perestroika”. SSCB’nin bitme sürecine girdiğini müşahede eden Gorbaçov, devleti tekrar inşayı hedef alarak onu yumuşak bir geçişle hemen hemen hiçbir zarara uğratmadan kurtardı. SSCB’nin dağılması Rusları için son değil, kurtuluş olmuştur. Bu neticeyle hem dünya komünizan bir tehditten kurtuldu, hem de Ruslar, Rusya Federasyonu ismiyle ana gövdeyi kurtardılar. Ne var ki bu kurtuluşlar bir başka noktada boşluk bıraktı. SSCB, dünya dengesinde terazinin diğer kefesini meydana getirmekteydi. İşte bugün Asya coğrafyasında yaşanan kargaşanın püf noktası da burada. SSCB’nin tarih sahnesinden çekilmesiyle doğan boşluğun yol açtığı fırtına yeni kopmaya başlamıştır. Tıpkı...Tıpkı Osmanlı devletinin tarih sahnesinden çekilmesiyle doğan boşluğun açtığı ziyanlar gibi. Konuyu bir soruyla biraz açalım. Osmanlı devleti de bir yeniden yapılanmaya gidemez miydi? Sırf bu soru açısından bakıldığında Osmanlı yöneticilerinin böyle bir ferasete sahip olmamaları eksikliktir. Ancak, onlar bunu yapamazlardı. Osmanlı coğrafyasında ana vatan ve sömürge kavramı yoktu. Bu sebeple hedef, bütünü kurtarmaktı. Devrin erkânı da bunu yapmaya çalıştı. Bir başka söyleyişle Osmanlıda anavatan Anadolu’dan ibaret değildi. Bu sonradan ittifak edilmiş bir fikirdir. Dolayısıyla Osmanlı yönetiminde olanlar haklıydı. Bütün mülk anavatandı. Yahut şöyle de düşünmek mümkündür. Tanzimat bir yeniden yapılanma arayışıdır, cumhuriyet yeniden yapılanmadır. İşte bu Osmanlının tarih sahnesinden çekilmesiyle ağırlıklı olarak 4 bölge bugün de devam eden sarsıntılara maruz kaldı. Balkanlar, Kafkaslar, Orta Doğu ve Akdeniz havzası. Irak ve Filistin’de şu gün yaşananlar o boşluğun eseridir. Kırgızistan olayları ise SSCB’nin dağılmasının eseri. 1 ay kadar evvel Türkmenistan’daydık. Heyette bulunan şimdi tv yorumcusu eski büyükelçi Yalım Eralp, bize Amerika, “burayı rejimi değiştirsin diye zorluyor” dedi. O günlerde ortada hiçbir anormallik yoktu. Şimdi ise Kırgızistan’dan sonra hepsinin adı geçer oldu. Aslına bakarsanız Gürcistan ve Ukrayna diye lafa başlamak yenidir. Gürcistan ve Ukrayna’yı Kırgızistan’ın takip edeceğini o sırada hiç kimse söylemedi. Kimse de böyle bir malumata sahip değildi. Hadise en zayıf eski SSCB ülkelerinden birinde başlamıştır. Dikkat edilecek husus şudur. Sovyetler dağılırken bu devlet başkanları yine yerlerindeydi. Bugün hareket tâ Moğolistan’a Azerbaycan’a, Belarus’a kadar sıçramıştır. Acaba gaye, eski Sovyet cumhuriyetlerine demokrasi getirmek mi yoksa Rusya Federasyonunu yeniden süper güç olma hayalinden tamamen uzaklaştırmak mı? Maksat ilki, gaye, diğer başka niyetlerle birlikte ikincisidir. Eski Sovyet Cumhuriyetleri diken üstünde. Uralların doğusu, batısı güneyi karışacak gibi. Esas gümbürtü bizatihi Rusya Federasyonu karışırsa çıkar. Unutmayalım. Bugünkü Rusya Federasyonu dünyanın en geniş coğrafyasına sahip devlettir. Bu devlet 20 ayrı ülkeden meydana geliyor. Vladimir Putin’le birlikte Rusya Federasyonu, sembolden öteye geçemeyen BDT denen Bağımsız Devletler Topluluğu harekete geçmeye başlamıştı. Anlaşılıyor ki demokrasi gelecek, hürriyet gelecek diye SSCB tam manasıyla dağılacak. Artık bu dağılma değil, dağıtma olacak, bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırılacak. Bu dağıtmadan ziyan görecek iki devlet Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyetidir. Hele hele Rusya Federasyonu da aynı sürece tabi tutulmaya kalkışılırsa işin sonunun nereye varacağını, bunun bize hangi zararları açacağını şimdiden tahmine çalışmak ve tedbirler almak lazım. Asya’da, sadece Rus nüfuzu değil, Türk nüfuzu da kırılmaya çalışılıyor. Peki Aktör kim? Soros Vakfı bunu tek başına yapacak kudrette mi? Yoksa o taşeron firma mı? Bu plan BOP’un neresinde? Neden şu günlerde Masonlar çok satan gazetelerde, hacimli kitaplarda arzı endam etmeye başladılar? SSCB Çarlık Rusyasının devamıydı, Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğunun devamı. Çarlık çöktü. SSCB dağıldı. Şimdi dağıtılıyor. Osmanlı çöktü. Sevr ise batının vazgeçmediği projesi. Üstelik bazı devletlerin Lozan’ın altında imzaları yok. Coğrafyanın tsunamisi geliyor. Ne dersiniz AB gemisine bir ân evvel atlama gayretinin altında bu endişe mi yatmakta? ..... Lütfen BKY Web sitesini ziyaret ediniz: www.bky.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT