BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Bilim ve Din’ ilişkisi

‘Bilim ve Din’ ilişkisi

İnsanlığın varoluşundan bu yana süregelen “Bilim ve Din” tartışmaları, çok sayıda uzman bilim adamı ve yazarın katılımıyla “2. Risale-i Nur Kongresi”nde masaya yatırıldı.



> Kültür Servisi Risale-i Nur Enstitüsü tarafından düzenlenen II. Risale-i Nur kongresinde “Din-Bilim” tartışmaları Risale-i Nur eksenli olarak masaya yatırıldı. Bu yıl “Bilim ve Din” ana başlığı altında gerçekleştirilen kongrede Türkiye’nin önde gelen düşünürleri, akademisyenleri bilim ve din ilişkisini tartıştı. Grand Cevahir Kongre Merkezinde gerçekleştirilen yedi masa etrafında önceki gün başlayan ve dün de devam eden masa çalışmalarının sonuçları bir panelle kamuoyuna aktarıldı. “Davranış Bilimleri ve Din”, “Sosyal Bilimler ve Din”, “Temel Bilimler ve Din”, “Bilimsel Yöntem ve Din”, “Tarih Boyunca Bilim ve Din İlişkisi”, “Siyaset Bilimi ve Din”, “Eğitim Bilimleri ve Din” başlıkları altında toplam yedi masada bir araya gelen uzman, bilim adamı ve yazarlar Risale-i Nur ekseninde bilim ve din ilişkisini tartıştı. Said Nursi ile ilgili hazırlanan sinevizyon gösterisiyle başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Yeni Asya Gazetesi sahibi Mehmet Kutlular, bilim ve din tartışmasının insanlığın varoluşundan bu yana süregeldiğini söyledi. İnsanlığın mutluluk ve huzurunun din ve fen ilimlerinin birlikteliğinden geçtiğinin altını çizen Kutlular, “Bediüzzaman Said Nursi’nin akıl ve vahiy bütünlüğü içerisinde varlığı anlamlandırma yaklaşımı bilim-din çatışmalarını ortadan kaldırıp, insanlığa yeni bir bakış açısı ve çözüm yolu sunmuştur. İnsanlığın geleceği açısından bu çözüm yolları üzerinde durulmalı ve bir çıkış noktası olması açısından ele alınmalıdır. İşte, Kongre’nde buna benzer sorunları tartışmak, bu konuda Risale-i Nur’un düşünce hayatımıza yaptığı katkıya dikkat çekmek istiyoruz” diye konuştu. Kalp-akıl ilişkisi İslami gelenekteki bilgi edinme sürecinde kalp-akıl ilişkisini “Aydınlanma Kalbin Karasında Başlar” adlı tebliğiyle açıklayan Murat Çiftkaya, kalpten soyutlanmış akılcılığın Bediüzzaman tarafından nasıl algılandığını ve onun şahsi tefekkür serüvenindeki kalp-akıl ilişkisini ortaya koydu. Kongreye, “Said Nursi’nin Üç Özelliği” başlıklı tebliğiyle katılan Gazeteci Yazar Taha Akyol ise, “Said Nursi istibdadı eleştirmiş, hürriyet fikrini savunmuş, bu da ona bağlı talebelerinin demokrasiye bağlılığının zeminini oluşturmuştur. O, günümüzde çok tartışılan İslam-demokrasi uzlaşmasının erken bir örneğidir” diye konuştu. Prof. Dr. Bünyamin Duran ise “Farabi’den Bediüzzaman’a ‘Medinet’ül Fazıla’ ya da ‘Ahlaklı Demokratik Toplum’ Geleneği” başlıklı bir tebliğle kongreye katıldı. Bediüzzaman’ın ütopya pesinde koşmadığını anlatan Duran, “O, şartlar içinde en uygun sistemin “Ahlaklı Demokratik Toplum Yapısını” olduğunu görerek bunu önerdi” diye konuştu. “Bilim-Din Çatışması Var mı?” tebliğiyle 2. Risale-i Nur Kongresi’nde yer alan Prof. Dr. Mustafa Y. Nutku, “Tümü vahye dayanmayan diğer dinlerle bilimin çatışmasını mevzuumuz haricine çıkardıktan sonra, vahye dayanan yegâne hak din olan İslâmın kitabı olan Kur’an-ı Kerim doğru incelendiğinde bilim-din çatışmasının olmadığı, çok açık bir şekilde görülebilir” dedi. Yrd. Doç. Dr. Osman Özkul ise, “Batı felsefe geleneği diyalektik bir çatılma sürecine bağlı olarak, katı akıl karşıtlığından, akılcılığa; oradan da tekrar irrasyonel-akıldışı akımlara yeniden dönüşü yaşamaktadır. Risale-i Nur ise hakikatin iki yönünü temsil eden bu konuları ve yöntemleri bir bütünlük içinde anlamakta ve açıklamaktadır” dedi. Anarşiye karşı reçete “Bediüzzaman ve Anarşi” başlıklı tebliğiyle kongreye katılan Yeni Asya gazetesi yazarı Şaban Döğen de istibdatın anarşiye sebep olan bir unsur olduğunu söyleyerek, Bediüzzaman’ın anarşi konusundaki görüşlerini ve ona karşı tavrını anlattı. Kongrede “Bir Sivil İtaatsizlik Örneği Olarak Bediüzzaman” başlıklı bir tebliğ sunan Sadık Yalsızuçanlar, “Bugün modern dünya ile hâlâ netameli ve sorunlu bir ilişkiyi sürdüren Müslümanlar açısından bunun ne denli kritik bir mesele olduğu ortadadır. İktidarla ilişkisi bakımından Müslümanların O’nun hayatında ortaya koyduğu tutumu dikkate almaksızın sağlıklı bir davranış biçimi üretebilmeleri güç görünüyor” şeklinde konuştu. Dr. Alev Erkilet Başer ise tebliğinde, Bediüzzaman’ın batı merkezli bir siyaset biliminin kavramlarıyla konuşmak yerine, Kur’an merkezli bir siyasal düşünce biçimi önermekte olduğunu söyledi. Araştırmacı-Yazar Cihan Aktaş ise “Said-i Nursi’nin Kadın Meselelerine Bakışından Hareketle Bir Gelenek-Modernlik Çözümlemesi” konulu tebliğinde Nursi’nin sosyal, ekonomik ve kültürel şartları dikkate alarak kadınları dini açıdan bilinçlendirmeye çalıştığını söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT