BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bize düşen tebliğdir”

“Bize düşen tebliğdir”

Antakya halkı Hz. İsa’nın elçilerini ret edince, elçiler dediler ki: - Rabbimiz biliyor ki biz, Rabbimizin emriyle, İsa aleyhisselamın sizi imâna davet etmek için gönderdiği elçileriz.



Antakya halkı Hz. İsa’nın elçilerini ret edince, elçiler dediler ki: - Rabbimiz biliyor ki biz, Rabbimizin emriyle, İsa aleyhisselamın sizi imâna davet etmek için gönderdiği elçileriz. Bizim üzerimize düşen vazife apaçık bir tebliğdir. İsa aleyhisselamın gönderdiği elçiler: “Bizim üzerimize düşen, apaçık bir tebliğdir” demekte, hem kendilerini teselli ediyorlardı. Yani; “Biz size tebliğde bulunmak sûretiyle vazifemizi yaptık. Artık biz bunun mes’uliyetinden, boynumuzdaki bu borçtan kurtulduk” dediler. Hem de Antakya halkını, davetleri üzerinde düşünmeye teşvik ettiler. Çünkü; “Bizim üzerimize düşen, apaçık bir tebliğdir” demek, onların bu tebliğ hakkında ve kendi durumları hakkında düşünmelerini icabettiriyordu. Çünkü bu elçiler, tebliğlerine karşılık olarak onlardan ne bir ücret, ne de bir başkanlık, makam, mevki istiyorlardı. Onların işleri sadece insanları imâna davet ve bunu insanlara anlatmak idi. Bütün bunlar ise akıl sahiplerini, tefekküre, iyi düşünmeye sevkeden sebeplerden idi. İsa aleyhisselamın elçilerinin davetten vazgeçmemeleri üzerine Antakya ahalisi: - Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa düştük, yağmursuz kaldık. Eğer bu sözünüzden vazgeçmezseniz muhakkak sizi taşla öldürürüz. Bizden size acıklı bir işkence de dokunur, dediler. Câhillerin âdeti şöyledir ki; hep nefislerinin arzu ettiği şeyleri ararlar. Hevâ ve heveslerine uygun görmedikleri şeyi red ve inkâr ederler. Hattâ bütün hayırları ve saâdetleri içinde toplayan bir şeyi nefslerinin hevâsına ve bozuk isteklerine uymadığı için kabul etmezler. İşte bu sebeple, Antakya ahalisi, elçilere; “Biz sizi sevmiyoruz. Zira siz, bizim arzumuzun tersine birtakım şeyler teklif ediyorsunuz. Bize böyle “imân ediniz” demekten vazgeçin. Eğer bu teklifiniz vazgeçmezseniz, sizi taşa tutarak öldürürüz” dediler. Nefslerinin hevâsına ve taşkın isteklerine uyan azgın insanların âdeti şöyledir ki; maksadlarına kavuşmak için önce çeşitli hile ve desîselere başvururlar. Böylece, içlerinde bulundurdukları azgınlığı ve kötülükleri gizlemek isterler. Eğer böylece maksadlarına ulaşamazlarsa, zora ve tehdide başvururlar. Nitekim putperest Antakyalılar, İsa aleyhisselamın gönderdiği elçilere karşı bu yola başvurmuşlardır. “Size bizden acıklı bir işkence dokunur” diyerek, öldürünceye kadar taşlayacaklarını söylemeleri bu sebepledir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT