BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Küflenmiş yemek

Küflenmiş yemek

Sevgili Öcal Uluç abi, son Uluç Market’te bana biraz serzenişte bulundu; “Engin Atay niye Hagi’nin gitmesini istiyor” şeklinde... Ve G.Saraylı taraftarlara da bunun cevabını veremediğini, benim vermem gerektiğini yazdı.



Sevgili Öcal Uluç abi, son Uluç Market’te bana biraz serzenişte bulundu; “Engin Atay niye Hagi’nin gitmesini istiyor” şeklinde... Ve G.Saraylı taraftarlara da bunun cevabını veremediğini, benim vermem gerektiğini yazdı. Öcal abimizin emri başımızın üstüne... Kendisi babamız, ağabeyimiz, amcamız, dayımız, her şeyimiz... Bab-ı ali’de tek geçtiğim birkaç yazardan birisi... G.Saray’ı taa, İzmir’den yazdığı yazılarla hop oturtup hop kaldırıyor. Ve Hagi’den de memnun... İşin tuhafı, ben de öyle... Yani Hagi’nin G.Saray’da kalmasından yanayım. Ama haberler öyle geliyor ki, Hagi’nin gitmesini istermişcesine dökülüyor sayfalara... Aslında yazan bizler olsak da dökenler başkası... Bilgiler aktarılıyor. Çünkü Hagi’den rahatsızlar. Hagi kukla değil. Kukla hoca isteyenler bana ya da diğer Galatasaray muhabirlerine Hagi’yi rahatsız edecek bilgiler (!) sızdırıp hocanın arkasına bakmadan kaçması için kendilerine göre plan içine giriyor. Burası Türkiye Öcal abi... Sen bizden iyi bilirsin. Hagi’yi G.Saray’ı şampiyonluğa oynattığı için istemeyen muhalif G.Saraylılar var. Hagi’yi yönetime külahını sürekli ters giydirdiği için istemeyen yöneticiler var. Şimdi bu sağlıksız ortamda Hagi için ‘kalıcı’ haber çıkabilir mi? Dahası ben bu basiretsiz yönetimi sürekli gagaladığı, onlara teslim olmadığı için Hagi’ye plaket verilmesinden yanayım... Ama acı gerçek şu ki, Hagi, G.Saray’ı şampiyon yapsa da yapmasa da sezon sonunda gidecek. Malum, o meşhur Galatasaray ananeleri... Türkiye’de dürüst çalışana hayat hakkı tanınmıyor. En yakın arkadaşınızdan bile kazık yiyebilirsiniz. Mesela Yılnur Önen gibi! Bu arkadaşımız iyi kazıkçılardandır. Kazıklı Vojvoda bile görse imrenir... Dün bir gazetede okuduğum haber tüylerimi diken diken etti. Teşvik ve şike söylentilerinin dört döndüğü şu günlerde o insan hele hele bir hakemse kendini koruma altına almaz mı? Almamış... Adam gitmiş şikenin kralına çanak tutmuş. Asıl mesleği doktorluk olan hakem Yılnur Önen, İkinci Lig A Kategorisi’nde şampiyonluğa oynayan Kayseri Erciyesspor - Elazığspor maçını yönetti. Keşke yönetmeseydi. Keşke o düdüğü çalmaz olsaydı... Adam, maç öncesi Elazığlı başkan ve yöneticilerle oturmuş afiyetle bir güzel midesini doldurmuş... Maçın 85. dakikasında Erciyesli Aydın oyundan atılıyor, ardından da 2-1 mağlup durumdaki Elazığ durumu 2-2’ye getiriyor! Şimdi en namuslu, en masum bir şekilde düşünmeye çalışıyorum, Yılnur Önen’i beynimde, gönlümde aklamaya çalışıyorum ama nafile... Üstüne üstlük ne biliyor musunuz? Yılnur efendinin yaptığının diğer adı, “dost kazığıdır”. Çünkü birlikte oturup yemek yediği Elazığ başkanı ve yöneticileri daha 1 hafta öncesinde Elazığspor-T.Telekom maçında meslektaşı Cüneyt Çakır’la yardımcısını sille tokat dövmüştü. Sen en azından hakem arkadaşına, aynı havayı soluyup, kader birliği içindeki kardeşine tekme-tokat giren birileriyle aynı masaya oturup yemek yiyemezsin. Hele teşvik ve şike söylentilerinin ayyuka çıktığı şu dönemde hiççç.... Kardeşim, Orhan Erdemir’i de mi örnek almadın? Orhan Erdemir, Türkiye’nin en önemli, en başarılı, en iyi İngilizce konuşan hakemiyken bir yemeğe kurban gitti. G.Saray yöneticisi Abdürrahim Albayrak’la bir G.Saray maçı sonrası boğazda bir restoranda görülünce mesleğinden oldu. Üstelik o Orhan ki, 2006’da Dünya Kupası’nda maç yönetmesi öngörülen tek hakemimizdi... Şimdi maalesef hakemlikte de uzatmaları oynuyor... Yemeği değil kendini yedi... Sen de öyle... Ne yazık ki, MHK da ‘maymun’ rolünü üstlenmiş. Görmedim, duymadım, bilmiyorum... MHK, Yılnur Önen gibilerine fırsat tanıyor, şans veriyor, zirveye taşıyor. İyi maçlar, zirvedeki maçlar hep Yılnur beylerde... Bu beyefendi geçen hafta da yine şampiyonluğa oynayan Bursaspor-Sivas maçında düdük çalmıştı. Ee, ona verilen bu haklar Elazığlı yöneticilerle de bir Erciyes-Elazığ maçı öncesi yemek yeme hakkını doğurabilir, öyle değil mi? Şu anda garip bir sinir bastı. Elimde olsa Yılnır Önen’in yüzün ebağırıp çağırıp rahatlamak isterdim. Kardeşim neden fırsat veriyorsun? Niçin çanak tutuyorsun? Memleket şu sıralar bir sürü dedikodularla çalkalanırken nasıl bu kadar “rahat” olabilirsin? Ortada şike var, teşvik var ama yapan nerede diye hayıflanıyoruz. Ortada şampiyonluğa giden bir G.Saray ve o ‘emektarlar ordusu’nu koşturan bir Hagi var ama bitirmeye çalışıyoruz! Sen ne diyorsun Öcal abi?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100141
    % 0.47
  • 5.2903
    % -0.78
  • 6.0256
    % -0.51
  • 6.9071
    % 0.07
  • 217.714
    % -0.04
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT