BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İngilizlerin plânı alt üst olmuştu!..

İngilizlerin plânı alt üst olmuştu!..

Sultan Abdülaziz Hanı tahttan indiren dörtlü ekibin üçüncüsü Sadrazam Mütercim Rüştü Paşaydı. Askerlikten yetişerek müşir (mareşal) rütbesine kadar ilerlemiş, daha önce üç defa daha Sadrazam olmuştu. Ancak hiçbirinde senesini dolduramamıştı.



Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, ötede beride Padişah için “saltanatı zamanında 11 sene azledilmiş bir halde kaldım” der, kinini açığa vururdu. O tarihte 65 yaşında bulunan Paşa, ölünceye kadar Sadrazam kalmak amacıyla ekibe dahil olmuştu... Hüseyin Avni Paşa, ihtilâl gününe birkaç gün kala Askerî Şûra Reisi Müşir (mareşal) Redif Paşayı elde etti. O da Harbiye ve Askerî Mektepler Nazırı (Kumandanı) Mirliva (Tümgeneral) Süleyman Hüsnü Paşayı kendisine tavsiye etti. Hüseyin Avni Paşa, 38 yaşındaki bu genç Paşayı Seraskerlik’teki makamına çağırdı ve Harbiye’den eski öğrencisini ikna etmekte güçlük çekmedi. Ayrıca Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet Paşa ve onun aracılığıyla Donanma Kumandanı Bahriye Mirlivası (Tümamiral) Arif Paşa ekipteki yerlerini aldılar... Padişahı hapsettiler!.. Hüseyin Avni, Mithat, Mütercim Rüştü ve Süleyman Paşalar, Padişahın tahttan düşürülmesi için geniş bir propagandaya giriştiler. Padişahı tahttan indirmek için gerekli uydurma fetva, ekip üyesi Şeyhülislâm tarafından kolayca hazırlandı. 30 Mayıs 1876 Salı günü sabahı, saat 04.30’da harekete geçtiler. O gün, şiddetli bir yağmur yağıyordu. Sultan Abdülaziz Han kayıkla alınıp, ailesiyle birlikte Topkapı Sarayı’na götürülerek, büyük amcası Sultan Üçüncü Selim Hanın şehit edildiği odaya hapsedildi... Top sesleri İngiliz Sefarethanesi’ne kadar gelmişti. Büyükelçi Sir Henry Elliot için, geçen hafta hükûmetine rapor ettiği olayın gerçekleştiğini anlaması zor olmamıştı. Ellerini ovuşturdu. Kara ve deniz ordusunu kuvvetlendiren, memleket içinde ve dışında yaptığı gezilerle ülkenin prestijini artıran bu hükümdarı nihayet bertaraf etmişti!.. Tilki Henry Elliot!.. Bu arada sarayın bir başka odasının penceresinden bakan bir çift göz, olayı ağlayarak seyrediyordu. Sevgili amcası, yağan şiddetli yağmur altında ıslanarak kayığa bindiriliyordu. Yeğenleri ve yengeleri görevli subaylarca itilip kakılıyordu... Şu an için elinden ağlamaktan başka bir şey gelmeyen bu gözlerin sahibi, daha sonra tahta geçecek ve ihtilâlin sorumlularına hak ettikleri cezayı verecek olan Şehzade Abdülhamid Efendi idi... Sir Henry Elliot’un tilki kafasında uçuşan plânların arasında bu ayrıntının da bulunmasına tabiî ki imkân yoktu. Elçi cenapları ve hükûmetinin, Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini gerçekleştirmeleri için 33 yıl daha beklemeleri gerekecekti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT