BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sevginin gücü / Diyalog

Sevginin gücü / Diyalog

Hadi gel’ desem, birlikte bir sevgi yumağı oluştursak, sarsak sarmalasak bütün âlemi. Acılarımızı, hasretlerimizi, beklentilerimizi sevdanın sımsıcak kollarına bıraksak, yelken açsak bambaşka diyarlara...



‘Hadi gel’ desem, birlikte bir sevgi yumağı oluştursak, sarsak sarmalasak bütün âlemi. Acılarımızı, hasretlerimizi, beklentilerimizi sevdanın sımsıcak kollarına bıraksak, yelken açsak bambaşka diyarlara... Sevmek, hep sevilmek içindir, şüphesiz. Sevebilenler ancak sevilirler. Sevilmek, dünyada kavuşulabilecek eşsiz bir saadet. Sevgi diyarına yelken açan şanslı kişilerdir ki, dikenlere, kara, fırtınaya rağmen bahar ferahlığı hep gönüllerinde taht kurar. Onları hiç birşey yollarından alıkoyamaz. ‘Dur’ desen durmazlar, ‘Boşver’ asla demezler, diyemezler. Gözlerindeki yaşlar, bir incidir onlar için, değerli bir hazine, yüreklerindeki sızıysa, sevginin ilacı belki de... Bambaşka bir âlem Sanki sonsuz bir çölde, hep bir serabı özlerler. Bulacaklarından emin, hiçbir şeye aldırmadan yollarına devam ederler. Sevgiden aldıkları güçle, o bir çift gözdeki ışıltılı, her şeye değen muhabbetle, bambaşka bir alemin kapılarını aralamayı hayallerler. Yüreklerini burkan acılara, ayaklarını yakan ateşe, fırtınaya, ‘bana mısın’ demezler. Sevdikçe her şeyin güzelleşeceğine inanmışlardır bir kere. Bir coşkulu yolculuktur ki bu, ömrü, güzel, ihtişamlı ve dahası yaşanılası kılan.Her acıda yürekleri burkan, yakan sancıda bir bir nebze daha, asla ulaştıklarını hayallerler. Artık birçok şey onlar için önemini yitirmiştir. Sevginin sımsıcak diyarında, insanca yaşamanın yolunu bulduklarını düşünüp, bambaşka hazlarla hayatı ve insanları kucaklarlar. Dertlerinde dermanı bulurlar mı bilinmez ama şu satırlar her daim dillerinde ve gönüllerindedir: Seni sevmek, dert ve gam tatmak içindir Yoksa dünyada rahat ettirecek şeyler çoktur. Onları tanıyanlar anlıyamadıkları bir ilginç dünyanın içinde bulurlar kendilerini. Yokluklar diyarındaki sevginin saltanatına, gönlün sükununa, coşkusuna mestolurlar. Dünyanın bunca çilesi, sıkıntısı içinde bulup çıkardıkları ve tadıyla yaşadıkları sevginin gücüyle kendilerinden geçerler.Gözlerin bakışındaki o, insanca, saf masum, samimi ve sevgi dolu manayla bir başka renkle hayatlarını boyamaya, renklendirmeye, canlandırmaya ve imar etmeye başlarlar. Sımsıcak, içten, sevgi dolu bir fısıltıyla dünyanın hiçbir maddi gücünün veremediği o güçlü ışığı yakalarlar. Artık hayatlarında sevginin gücü ve coşkusu vardır. Sevdadır hayat Bir sevdadır aslında yaşamak, masalımsı... Bir sıcak bakış, bir hisli dokunuş, sevgiyle uzanan bir eldir belki tek sermayen ama dünyaya değer bir hayatı yaşamayı yakalayıştır bu. Verilen bunca nimetler, sevgi diyarında katlanarak artarken, acılar sanki yok olup gitmekte ve seveni, sevileni bambaşka bir aleme götürmektedir.Bu hayat girdabında dönüp durmayan sevgililer akarsu misali akmada bambaşka diyarlara uğramada, yaşamada, yaşatmada ve denize kavuşacağı anın hazzıyla coşkusuna coşku katmaktadır. ‘Sevdim’ dedim ya ‘seni’, ‘hadi gel’ dedin ya ‘bana’ sımsıcak bir diyarın kapıları aralandı bize hani demişlerdi; sevenler hassas, yumuşak, dirençsiz diye. Oysa onların gördükleri ve kabul ettikleri güç maddede, görünende olmalıydı. Bizim dünyamızdaki bu aşkı anlamak içinse, gören göz ve anlayan bir gönül gerek. Muhabbet kapısı ‘Gelmem’ sadece seni sevdiğim içindi ya, sen de kapını sevgiyle açtın ya bana, işte o anda Rabbim bir başka alemin kapılarını araladı bize. Bu kapının adı, ‘Muhabbet’tir inan... Hasretim hep sendin ya birçok hasretler, bekleyişler yaşarken gönlüm, bir başka hasretle kavrulmaya, yanmaya, kendinden geçmeye başladı. Hasretimiz Yaradana diyorsak, sen ve ben gerçekten sevmişiz birbirimizi. Riyasız, menfaatsiz, sadece sevmek için yani Allahü teâlâ için sevmişiz. ‘Hadi gel, ver elini’ bu yol çok uzun. Sevginin bunca yollarını aşmış aşıklar olarak maddeden manaya bakışın hazzını yakalasın gözlerimiz, gönlümüz birlikte Yaradanın aşkıyla çarpsın ve sevgimiz asıl mekanına vaslolsun olur mu? Sevgilerin ebedileştiği, hiç bitmediği ebedi saadet diyarına gidelim ‘hadi ver elini’. >Tahire Mermer İçimizdeki sevgi Bir mateme bürünüyor kâinat, Gönüller ıstıraplı ve de suskun. Gaflete mekân olmuş masum hayat Ömür vefasız gönüllere küskün. Sana muhtacız gaflet pençesinde Ve sana mahcup gözlerimiz taşkın. Mücadelemiz sabrın gölgesinde Bitmeyen huzur; içimizde aşkın. Bir tek mutluluk, umutlu yürüyüş Sensin hakikat, sensin bize yakın Senden geldik, sana olacak dönüş En büyük gurur; içimizde aşkın. > Sadık Dursun / Çorum Kilim Gönlün bir kilim dokusun, Rengi kırmızıdan başka bir renk olmasın. İçinde hem sen hem ben olayım, Başka kimse olmasın. İlmik ilmik dokusun sevgiyi, Nakış nakış işlesin hasreti. Kırmızı kendini öyle hissettirsin ki, Bakınca sevgi, hasret ayrılsın birbirinden. Hiç eskimeyecek iplikten olsun. Her attığın düğüm sıkı olsun. Her deseni dostluğu anlatsın. Gönlün alışmasın dokurken, Her seferinde yenilesin kendini. Gönlüme giden yolda seresin bu kilimi. > Sabriye Erençetin / Bolu Yük Kahveler tıklım tıklım, kütüphaneler öksüz, Nesiller yetişiyor, bilgi yönüyle köksüz, Okur yazarız lâkin fikir yok, düşünce kıt; Manzara değişmezse vatanımıza yüküz!.. > Ramazan Çetin - Konya
Kapat
KAPAT