BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yetmedi

Yetmedi

Karadeniz’in nemli soğuğunda, tempolu ve had safhada heyecanlı bir mücadele. Üstelik sosyal içerikli: Büyük Güneş ile küçük Güneş’in ilginç kardeş rekabeti; binlerce ay - yıldızlı bayrakla, hem Gürcistan zaferine bir gönderme, hem de son günlerin vatansever duruşuna bir destek; üstelik Maraton tribününde “Trabel’den çıkarılan işçiler geri dönsün” pankartı...



Karadeniz’in nemli soğuğunda, tempolu ve had safhada heyecanlı bir mücadele. Üstelik sosyal içerikli: Büyük Güneş ile küçük Güneş’in ilginç kardeş rekabeti; binlerce ay - yıldızlı bayrakla, hem Gürcistan zaferine bir gönderme, hem de son günlerin vatansever duruşuna bir destek; üstelik Maraton tribününde “Trabel’den çıkarılan işçiler geri dönsün” pankartı... Adam markajı ile klasik deplasman taktiğini sahaya yansıtmaya çalışan Aybaba’ya karşılık Şenol Güneş’in can yakıcı tam saha presiyle başladı maç. Trabzonspor’un üstün olduğu ilk 10 dakikalık bölümün sonunda Ankaraspor, kaptanı Şenol’u kaybetti, hakem Sivriselvi’nin biraz sivrice “son adam faulü” kararı ile. Şenol soyunma odasına giderken futbolseverlerin gözleri Yılmaz Vural’ın kickbox şovunu aramadı değil hani!.. Trabzonspor kaleye 20 metre bile mesafe olmayan iki serbest vuruşu ıskaladı; buna karşılık, Wederson 40 metreden kaleci Petkoviç’in sorumluluk duygusunu fena sınadı. İşin ilginç yanı, hakemin önce paslaşma şeklinde kullanılan bu faul atışını “Biraz daha geriden atın” diye tekrarlatmış olmasıydı. İlâhi adalet işte!.. Piyango gol Aybaba’yı acil oyuncu değişikliğine yöneltti. Santrforunu çıkarıp savunmasını tamladı. Şenol Hoca ise eksik rakibi karşısında tam tersini yapmak, yani savunmayı üçleyip forveti çoğaltmak için ikinci golün bile birkaç dakika sonrasını bekledi. Buna “yavaş düşünmek” demek mümkündü pek tabii ki. Rakibinin ikinci golünü “hazırlayan” Tayfun Cora’dan sonra, sağ kanadı o dakikaya kadar deplasmanlı oynadıkları Yattara’dan tümden alan Gökdeniz, doğrusu ilk yarı boyunca kanat oyunculuğunu hatırlayamadı. Buna rağmen Trabzonspor bu dönemde de çok sayıda net pozisyon buldu. Ankaraspor ise sakin ve ayağa oynamasının karşılığını gören taraftı. Ancak, direkten dönen pozisyon ve Tita’nın gole giderken lifinin atması maçın kopmasını önledi. Ev sahibi ekip şampiyonluktan sonra ŞL’ne de veda etmemek için ikinci yarıda müthiş çalıştı. Gökdeniz olağanüstü bir performans sergilerken, orta sahada Symek ve Lee takımı çok iyi organize ettiler. Kaptan Fatih ise sürekli “markaj ve faul” ortamında etkili olamadı. Tribünlerin büyük ümit bağladığı Mehmet Yılmaz da futbolu giderek unuttuğunu söyler gibiydi. Sadece ilk gol öncesinde yaptığı faul ile göze çarptı; hakeminki dışında yani!.. Maçın son bölümünde Şenol Güneş yorulan orta sahasını Adem Koçak’la desteklerken doğruyu yaptı. Lakin, yedek kulübeleri arasında bir lig yapılsa kümede zor kalabilecek durumda olan bir takımda teknik adamlık yapmak kolay iş değil!.. Sonuçta Trabzonspor sezonu UEFA düzeyine indiren bir sonuçla ayrıldı sahadan. Hem de rekor düzeyde gol pozisyonu bulduğu bir maçta. O vurdu girmedi, bu vurdu girmedi; iki gol Trabzon’a yetmedi. Misafir takımın 1970 model demode kalecisi yıldız oldu; Ankaraspor’un ilk, Trabzonspor’un ise ikinci yarıdaki oyunlarıyla üç puanı hak ettiği maç da galipsiz son buldu...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT