BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhteşem Süleyman ve Gâzi Bâli Bey...

Muhteşem Süleyman ve Gâzi Bâli Bey...

Batılıların atının üzengisini öpmek için yarıştıkları, 27 yaşında Osmanlı tahtına çıkan “Muhteşem Süleyman” kırk altı yıllık saltanat süresinin tam 10 yılını at sırtında, savaş meydanlarında geçirdi. Osmanlı onun zamanında bir dünya gücü haline gelmişti..



Kanûnî Sultan Süleyman Han devrinde Osmanlı Devleti çok zenginleşti. Kırk altı yıl süren saltanatı müddetince İslamiyeti yaymaktan başka birşey düşünmedi. Bu düşüncesini halazadesi, Gâzi Bâli Beye yazdığı mektup çok güzel ifade etmektedir. Kânûnî Sultan Süleyman’ın geçlik çağında, 1526 senesinde kazanmış olduğu Mohaç Meydan Muharebesinde, Macar ordusunu arkadan çevirerek onu tamamen mahveden Semendire Sancak Beyi Gazi Bey, Mohaç Harbinden yıllar sonra kendinde mevcut olan ve sancak beylerinin alâmeti bulunan iki tuğun üçe çıkarılmasını ricâ ederek, pâdişahtan bir tuğ daha istemişti. Terfi ve terakkinin muayyen yaş, kıdem ve hizmet mukâbilinde olduğunu bilen Kânûnî, Gâzi Bâli Beye şu cevabı vermiştir: “Yüzün ak olsun!” “Yâdiğarım ve muhterem Lalam Gâzi Bâli Bey! Berhudar olasın, yüzün ak olsun. Bizden bir tuğ dahi arzu eylemişsin. Henüz bir tuğ zamanı değildir. Sana Hazret-i Muhammed Mustafâ’nın fetih tuğunu verdik. Bu ihsân üzerine iyilik olmaz. Bunun şükrünü bilip, yerine getiresin. Bilesin ki bey olmak iki kefeli terâzidir. Bir kefesi Cennet ve bir kefesi Cehennem’dir. Bir an adaletle hükmetmek, yetmiş yıllık ibâdetten efdaldir. Âhireti hatırdan çıkarmayasın. Serasker olduğun yerlerde ve hükmün geçtiği mahalde, zulüm ve düşmanlık etmekten şiddetle sakınasın... Sakınıp, nefsine gurur getirmeyesin. Fetholunan kalenin mal ve erzâkını hep Beytülmâl için almışsın. Buna rızâ-yı hümayunum yoktur. Beşte birini alıp, geri kalanını İslam askerlerine dağıtasın. İslâm askerinin ihtiyarlarını baba, orta yaşlılarını kardeş ve gençlerini oğul bilesin. Babalara hürmet edesin oğullara şefkat gösteresin. İslâm askerine hiçbir veçhile zorluk çektirmeyesin. Nimeti bol veresin. Eğer hazinen tükenirse buraya bildiresin ki, sana birkaç bin kese göndermekten aczim yoktur. Halkın fakirlerini, büyük vazifelerle rencide ettirmekten şiddetle kaçınasın ki, bizim halkımızı rahat görüp, küffar halkı imrensinler. Meyl ve muhabbetleri bizim tarafa olsun. “İnsan” hep aynıdır!.. Bir kimseyi hizmetinde kullandığın zaman da sakın evvelki haline itimat etmeyesin. Çok kimseler vardır, elinde fırsat olmadığı zamanda zâhidlik ve iyilik yüzü gösterip, eline fırsat geçtiği zaman Firavun ve Nemrut olur. Ol kimseleri tecrübe edip göresin. Eğer evvelki hâli son hâline uygunsa hizmetinde kullanasın...” Kanuni Sultan Süleyman’ın bu ibretli sözlerini bilhassa devlet adamlarının ibretle okuması gerekir. Çünkü kıyamete kadar “insan” hep aynı “insan”dır. Sadece zaman ve zemin farklıdır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT