BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > kültürümüz küçük görülüyor!

kültürümüz küçük görülüyor!

“Halk edebiyatı bu toprakların kendi edebiyatının ürünüdür” diyen Hayrettin İvgin, “Mahalli kültürümüzü milli kültüre, milli kültürümüzü evrensel kültüre yükseltebilirdik. Oysa biz daha mahalli kültürümüzü bile toparlayamadık. Çünkü yazarlarımız mahalli kültürü küçük görüyorlar” dedi.



> Suavi Kemal Yazgıç Hayrettin İvgin, 30 yıldan fazla bir süredir halk edebiyatı ve folklor araştırmaları yapan 2 bini aşkın makaleye imza atan, 300 civarında sempozyum, panel ve çalışmaya katılan 35 kitap kaleme alan bir araştırmacı. İvgin ile yüzlerce yazı ve tebliğinden bir kısmını toplayan ve Kitabevi Yayınları’nın raflarımıza kazandırdığı “Hüsne Mağrur Olma” ve Manas Destanı’nı romanlaştırdığı Yurt Yayınları’ndan çıkan kitabı “Altay Dağlarının Kaplanı Manas” adlı yeni kitapları çerçevesinde konuştuk. * Halk edebiyatıyla ilgilenmeye nasıl başladınız? İVGİN: 1967 yılında Çorum’un Sungurlu ilçesine öğretmen olarak tayin oldum. O tarihte her yerde mevcut bulunan ve vali, belediye başkanı başta olmak üzere ilçedeki bütün memurların devam ettiği şehir kulübü ve bütün öğretmenlerin gittiği öğretmenler lokali vardı. Ben bu tarz mekanlara hiç gitmedim. Onun yerine o tarihte Sungurlu’ya bağlı 137 köyün en az 90’ına gittim. Derlemeler yaptım, halk ozanlarını ziyaret ettim. Halk edebiyatıyla ilgili derlemelerimi o tarihte yayınlamaya başladım. Mahalli kültür yok oluyor * Halk edebiyatının önemi nedir? İVGİN: Halk edebiyatı bu toprakların kendi edebiyatının ürünüdür. Bu sadece bizde değil bütün dünyada böyledir. Diğer bütün edebiyatlar aslında halk edebiyatı üstüne bina edilmiştir. Halk edebiyatı ana kaynak olduğu için edebiyatı öğrenmek öncelikle halk edebiyatını öğrenmekle mümkündür. * Mesela masallar bize ne kazandırır? İVGİN: Masallar eğitim amacıyla kullanılabilir. Buna karşılık bizde masallar küçük görülür. Çağdaş edebiyat ürünleri de masallardan yararlanabilir. Mesela, Behçet Necatigil’in “Üç Turunçlar” adlı radyo oyunu, Murathan Mungan’ın “Dumrul İle Azrail” adlı öyküsü çağdaş edebiyatın halk edebiyatından yararlandığı örneklerdendir. Dünyada bunun çok örneği var. İngiltere bir halk kahramanı olan Robin Hood’u bütün dünyaya mal etti. Buna karşılık Köroğlu’nu bizden başka hiç kimse bilmiyor. Mahalli kültürümüzü milli kültüre, milli kültürümüzü evrensel kültüre yükseltebilirdik. Oysa biz daha mahalli kültürümüzü bile toparlayamadık. Çünkü yazarlarımız mahalli kültürü küçük görüyorlar. * Türk dünyasında bu konuyu daha çok ciddiye alıyorlar galiba... İVGİN: Geçen yıl Azerbaycan’a gittik. Devlet Tiyatrolarındaki piyeslerden biri “Deli Dumrul” idi. Çağdaş bir tiyatro oyunuydu. Çok da ilgi vardı. Soğuğa rağmen salon tıklım tıklım dolu idi ve herkes paltolarıyla oturuyordu. * Manas Destanı’yla ilgilenmeye ne zaman başladınız? İVGİN: Ben Manas Destanı’yla ilgilenmeye 1982’de başladım. Çin’e Manas Enstitütüsü’nün davetlisi olarak gidip araştırmalar yaptım ve yayınlanan Manas Ansiklopedisi’ne Türkiye’den makale yazan tek araştırmacı benim. Manas Destanı’nı romanlaştırırken destanın çeşitli tercümelerini ve destan hakkında kaleme alınan akademik çalışmaları esas aldım. Zaman içinde değişen destanın 1200 yıl önceki halinin nasıl olacağından hareket ederek kaleme aldım bu romanı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT