BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilmez”

“Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilmez”

Osman Gazi, Ahi Şeyhlerinden, Edebali hazretlerinin nasihatini hayat düsturu yaparak ufkunu genişletmiş ve dilden dile konuşulan bir Osman Gazi olmuştur. İşte bugün size o meşhur nasihati sunuyoruz...



Osmanlı Devletinin manevî kurucusu Şeyh Edebali hazretleri buyuruyor ki: “Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin. Allah yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Cenab-ı Hak yolunu yararlı etsin, Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin, sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin!.. Ey Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir Bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile boğazında kalır. Bilgisizlik ve kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Ananı ve atanı say! Ey Oğul! Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildir, deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir... Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!.. Unutma ki yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştürdüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar, yaşatamadılar. Davanın esası sevgi!.. İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur, düşman, canavar kesilir... Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz; yalnız başına kalsa da... Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilmez, Osman! Geçmişini iyi bil ki, nereye gideceğini unutmayasın...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT