BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayrağı anlamak

Bayrağı anlamak

İnsanoğlu tarih boyunca sembollere önem vermiştir. İlkel kabilelerden en gelişmiş topluluklara kadar toplum hayatı birtakım sembollerin etrafında şekillenir. Çünkü o semboller değer verilen şeylerin, uğruna ölümün bile göze alındığı fikirlerin, uğruna yaşanılan ideallerin müşahhas hali sayılır.



İnsanoğlu tarih boyunca sembollere önem vermiştir. İlkel kabilelerden en gelişmiş topluluklara kadar toplum hayatı birtakım sembollerin etrafında şekillenir. Çünkü o semboller değer verilen şeylerin, uğruna ölümün bile göze alındığı fikirlerin, uğruna yaşanılan ideallerin müşahhas hali sayılır. Bayrak bu semboller arasında herhalde ilk sıraya yerleşmiştir. Bayrağın varlığında biz istiklâlimizi, millî gururumuzu, millî kültürümüzü, tarih şuurumuzu, vatan duygusunu, vatandaşlık şevkini hissederiz. Yani bayrağa gösterilen saygı bayrak bezine gösterilen saygı değil, onun varlığında birtakım ulvî değerlere saygıdır. Bayrağın en büyüğünü, en kaliteli kumaştan olanını dikeriz, en yüksek direklere asarız, öpüp öpüp başımıza koyarız amma velâkin... Onun temsil ettiği fikirlere boş veriyorsak bu şekilcilikten öteye gitmez. Bayrağı mânâ muhteviyatı boşaltılmış bir malzeme haline getirmemek gerekir. Bayrağı bu gözle görürsek provoke edilmemiz de kolaylaşır. Son zamanlarda ülkemizde yaşanan olaylarda böyle bir hava sezilmekte. Bayrak kelimesi kütleleri ayağa kaldırıyor da; aynı kütleler tarafından o bayrağın ardındaki dil, kültür, tarih, toprak konularında aynı hassasiyet gösterilmiyorsa... O kütleler ekonomik gücün de bir millî güvenlik meselesi, bağımsızlık meselesi olduğunu anlayıp ülkenin ekonomik bağımsızlığı için üzerlerine düşeni yapma gayreti içinde olmuyorlarsa... “Bayrak yakıldı” cümlesi isyan ettiriyor da ormanların yanıp kül olmasına; tabiî ve tarihî zenginliklerin talan edilmesine kayıtsız kalınıyorsa... Kamu malına göz dikiliyorsa... Vergi kaçırılıyorsa... Kanunlar çiğneniyorsa... Bayrak, bayrak diyerek galeyana gelmek neye yarar? Bayrağa saygı göstermeli, çocuklarımıza da bayrak sevgisini, saygısını öğretmeliyiz ama saygı, sevgi derken sağduyuyu, soğukkanlılığı, itidali elden bırakmamak, hele hele gülünç durumlara düşmemek gerekir. Meselâ, Erzurum’da üzeri bayrak desenli pasta kesilmedi. (Amerikan basınında da haber oldu). Nedir bu şimdi? Bu, bayrağa saygı mıdır? Evcilik oynayan çocuklara yakışan bir tavırdır bu. Üzeri bayrak desenli pastayı kesmek ne bayrağa saygısızlıktır, ne ülke bütünlüğüne, istiklâlimize zarar verir. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ne pamuk ipliğine, ne de gıda boyalarına, pasta kremalarına bağlıdır. Amerika’da bütün millî gün ve bayramlarda üzeri ABD bayraklı pastalar, dondurmalar satışa arz edilir. Millet keser keser yer. Hatta şöyle düşünenler vardır: “Bayraklı pasta satın almak ve yemek milliyetçiliğimin gereğidir.” Ve bütün evlerin kapısı önünde direk vardır; sadece bayramlarda, özel günlerde değil, yıl oniki ay, her evde Amerikan bayrağı dalgalanır. Ve ABD istiklâline lâf söyletmeyen, gücüne itiraz edilemeyen, dünyanın her köşesine el atmış, mağrur bir devlettir.
Kapat
KAPAT