BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SERÇE MİSALİ

SERÇE MİSALİ

Bir varmış, bir yokmuş. Uyumsuz bir serçe varmış. Uyumsuz serçe kışın güneye uçmaya karar vermiş. Vermiş ama biraz geç kaldığı için uçmaya başladıktan hemen sonra kanatları soğuktan buzlanmış ve donmuş bir vaziyette bir ağıla düşmüş.



Bir varmış, bir yokmuş. Uyumsuz bir serçe varmış. Uyumsuz serçe kışın güneye uçmaya karar vermiş. Vermiş ama biraz geç kaldığı için uçmaya başladıktan hemen sonra kanatları soğuktan buzlanmış ve donmuş bir vaziyette bir ağıla düşmüş. Küçük serçenin yanından bir sığır geçmiş ve üzerine pisliğini yapmış. Serçecik sonunun geldiğini sanmış fakat sığırın pisliği onu ısıtmış ve kanatlarındaki buzları çözmüş. Nefes alabiliyormuş artık. Şarkı söylemeye başlamış. Tam o sırada büyük bir kedi gelmiş ve seslerin nereden geldiğini araştırmaya başlamış. Sonunda serçeyi bulmuş, pisliğini temizlemiş, bir güzel mideye indirmiş. Masalların kıssadan hissesi de olur ya: * Üzerinize eden herkes sizin düşmanınız değildir. * Sizi pislikten kurtaran herkes mutlaka sizin dostunuz değildir. * Şayet bir tabaka pislik içinde sıcak ve mutlu iseniz çenenizi tutun. ..... Nemelazımcılığın ve vurdumduymazlığın kötü bir şey olduğunu dinleyerek büyüyenler için kabullenmesi zor ama galiba bugünlerin ilacı bu ikisi..memleket mevzusu dendi mi, arkanızı dönüp yola devam edeceksiniz. Sadece kendi işinize bakarsanız rahat edersiniz. Hep bir ağızdan Halide Edip, “Mor Salkımlı Ev” kitabında, meşrutiyet günlerini anlatırken, “Devrin iki yakışıklı konuşmacısı, Rıza Tevfik ve Selim Sırrı halka her yerde uzun nutuklar çekiyorlardı” diye yazıyor. Rıza Tevfik’in hamallara meşrutiyeti anlatmasından örnekler veriyor: Hamallar- Söyle bize meşrutiyet ne demektir? Rıza Tevfik- Meşrutiyet öyle bir şeydir ki, onu bilmeyen eşektir. Hamallar-Biz hep eşeğiz. Rıza Tevfik- Babanız da bilmiyordu, siz eşekoğlu eşek olduğunuzu söyleyin bakalım. Hamallar hep bir ağızdan- Hepimiz eşekoğlueşeğiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT