BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İlim mi üstün mal-mülk mü?

İlim mi üstün mal-mülk mü?

Hocazâde, babası ve kardeşleri için çok güzel bir ziyâfet hazırladı. İleri gelenler ve âlimler rütbelerine göre oturunca, zengin kardeşlerine sofrada yer kalmayıp, hizmetçilerle birlikte ayakta kaldılar. Bu vesîleyle, ilim ehline verilen önem ortaya çıktı...



Fâtih Sultan Mehmed Han Edirne’de bulunduğu sırada, Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde’nin Kazasker olmak istediğini Sultana bildirdi. Padişah da; “Bizi sohbetinden mahrûm etmek mi istiyor?” diyerek üzüldü. Ancak, daha sonra onu Edirne’ye kazasker tâyin etti... Hocazâde’nin babasına, oğlunun kazasker olduğu haberi ulaşınca önce inanmadı. Daha sonra haber yaygınlaşınca inanabildi. (Burada bir parantez açıp şunu belirtelim ki; Hocazâde’nin babası çok zengin bir tüccardı. O, ilim öğrenmeye yöneldiğinden babası ve kardeşleri tarafından terk edilmiş ve sıkıntılar içinde tahsiline devâm etmişti. Babası ve kardeşleri haberi duyunca bu sebeple inanamamışlardı.) Ondan özür dilediler... Evet, babası, diğer oğullarıyla birlikte, Bursa’dan Edirne’ye onu ziyarete gitmek üzere yola çıktı. Babasının gelmekte olduğu haberini duyan Hocazâde, onu, âlimlerden ve Edirne eşrâfından bir toplulukla karşıladı. Baba-oğul gözyaşları içinde kucaklaştılar. Babası için çok güzel bir ziyâfet hazırladı. Ziyâfet sofrasına babasıyla berâber oturdu. Diğer ileri gelenler ve âlimler rütbelerine göre oturunca, kardeşlerine sofrada yer kalmayıp, hizmetçilerle birlikte ayakta kaldılar. Bu vesîleyle, ilim ehline verilen önem ortaya çıktı ve onlar da, geçmişte yaptıklarını hatırlayıp Hocazâde’den özür dilediler. Hocazâde bir müddet sonra Fâtih Sultan Mehmed tarafından Bursa Sultaniye Medresesine, daha sonra da İstanbul’daki Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. İstanbul’da Fâtih Sultan Mehmed’in emriyle Tehâfüt-ül-Felâsife adlı eseri yazdı. Sonra Edirne Kâdılığı ve İstanbul Müftîliği yaptı. İznik Müftîliğine ve Müderrisliğine tâyin edildi. Fâtih Sultan Mehmed Han vefât edinceye kadar İznik’te kaldı... İkinci Bâyezîd devrinde... Sultan İkinci Bâyezîd tahta geçince, İstanbul’a geldi. Bursa Sultâniye Medresesine müderris tâyin edildi. Orada iki ayağı ve sağ eli felç oldu. Sol eliyle yazı yazabiliyordu. Bu halde, Sultan İkinci Bâyezîd’in emriyle Şerh-i Mevâkıf adlı esere bir hâşiye yazdı. 1488 senesinde vefât eden Hocazâde, Bursa’da Emir Sultan Medreseleri karşısına defnedildi. Mekânı cennet olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT