BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İddaa ediyorum!

İddaa ediyorum!

Tarih boyunca hiçbir spor yönetimi döneminde kumar bu kadar tabana yayılmadı. Gerçi kumarın başında bulunan Erdenay Oflas’a sorarsanız “İddaa” kumar sayılmaz!



KRİTİK Tarih boyunca hiçbir spor yönetimi döneminde kumar bu kadar tabana yayılmadı. Gerçi kumarın başında bulunan Erdenay Oflas’a sorarsanız “İddaa” kumar sayılmaz! Onun “iddaa”sına gülüp geçelim. De, vaziyet gülünüp geçilecek gibi değil. Efendim bahis oyunları kulüplere para kazandırıyormuş. Efendim bahis oyunları legal olarak oynatılmasa imiş, illegal yollarla zaten oynanıyormuş. İyi... Kulüplere eroin üzerinden de para verilsin! Ya da, eroini legal olarak satalım ki para illegal odaklara kaçmasın! Türk sporu yeterince bulanıktı, iddaa organizasyonu iyice çamurlaştırdı. Babasının verdiği okul harçlığını kumara yatıran çocuklar var. Hakemler bahis oynuyor. Futbolcular, yöneticiler bahis oynuyor. Kendi menfaatini kulübünün çıkarından önde tutan herkes şike yapabilir. Akçaabat’ta olanlar bu işin küçük bir parçası! İRONİ Ulusu’yu kutlamak gerek! İlk kez seçimle işbaşına gelen özerk Merkez Hakem Komitesi’nin seçiminde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle mahkemeye giden Kemal Ulusu, futbola büyük bir hizmet yaptı. Gerçi bu MHK’nın üyelerinden birisi zimmetine para geçirmemişti, bir diğeri tecavüzden sabıkalı değildi, bir başkasının hırsızlık, soysuzluk gibi yüz kızartıcı suçu yoktu. Seçimleri iptale götüren ve futbolda kaosa sebep olan problem şuydu: Bu MHK’da iki üye futbolcu kökenli hakemlerdi. Ama az futbol oynamışlardı! Evet, hepsi bu... Her kurumu tertemiz olan ülkemizin bu MHK’sının böyle bir eksikliği vardı! Gerçi aynı problem, mahkeme kapılarında dolaşan Kemal Ulusu’nun listesinde de vardı ama olsun! Bütün şöhretini futbola borçlu olan sayın Ulusu, borcunu ödüyordu! Futbolu temizlemek lazım. OKUMUŞ NOT ALMIŞIM 74 yılda dilimiz ne kadar değişmiş “Galatasaray’dan Tünel’e doğru yürüdüler. Neriman Beyoğlu’na çıktığı vakit, halis Türk mahallelerinde oturanların çoğu gibi, kendini büyük bir seyahat yapmış sanırdı. Gene Fatih uzakta, çok uzakta kaldı. Tramvayla bir saat bile sürmeyen bu mesafe, Neriman’a Afgan yolu kadar uzun görünürdü ve Kabil’le New York arasındaki farkların çoğuna İstanbul’un iki semti arasında kolayca tesadüf edilir.” “Şinasi’nin daima ‘pasif’ dövüşüp yenmesini isteyen bir mizacı vardı. Hücumu ekseriye karşı tarafa bırakarak sarsılmaz ve sessiz bir müdafaa ile muzaffer olmayı sevenlerdendi. Bir şarklı, hakiki şarklı.” “Bir kederi tecrit ederek duyduğu zamanlar onu doğuran sebepleri az çok unutuyordu ve ıstırabını en mücerret, en musaffa, en muayyen tesirlerden azade, ancak kendi kendine var olan her şeyle alakasını inkar eden bir duygu gibi taşıyordu. O vakit, bu kederi doğuran müphem ve namütenahi sebeplerin hepsini bir anda sezerek ve ekseriya bütün bunları lahn içinde teksif ederek kendi kendine ruhen zehirlenmenin acı lezzetiyle bayılmaya bir derece kalan şiddetli ve esrarlı bir uyanıklıkla yaşıyordu.” (Fatih - Harbiye, Peyami Safa) BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın. (Portekiz) VAY HAYVAN VAY! Yabani köpeklerin ava çıkışı kusursuz bir ekip organizasyonudur: Yaralı, yaşlı ya da hamile olan köpek, yuvada çocukların başında bekler. Diğerleri toplu olarak gecenin karanlığına saldırır. Bizon, bufalo, ceylan... hangi sürüyü bulurlarsa... Önce sürüyü panikletmek için farklı yönlerden rastgele saldırırlar. Telaş içinde sürüden kopan bir tanesine yönelirler. Yedikleri et parçalarını hazmetmez, saatlerce yürüyüp yuvalarına dönerler. Yavrular coşkuyla büyüklerin etrafını sarar; etler kusulur ve ziyafet başlar. TÜRK’ÜN BİRİ BİR GÜN... Üç kafadarın 370 metrelik elektrik kablosuyla yaptıkları ışıklı uçurtmayı halk UFO sandı. (İstanbul, G.O.Paşa) SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Yollar yürümekle aşınmaz.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT