BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Türkiye’nin duruşu

Türkiye’nin duruşu

Hafta sonunda Türkiye’nin nerede durduğu üzerinde bir kaç noktaya temas etmek istiyorum. Sayın Başbakan’ın zaten lüzumsuz olan Norveç ziyareti tatsız geçti.



Hafta sonunda Türkiye’nin nerede durduğu üzerinde bir kaç noktaya temas etmek istiyorum. Sayın Başbakan’ın zaten lüzumsuz olan Norveç ziyareti tatsız geçti. Kral’la bile görüştürmediler. 30 kişilik bir grubu (10 PKK’lı, 10 çocuk, 10 Norveçli) Kürt protestocu olarak Başbakan’ın önüne çıkardılar. O kadar yıllık NATO’da kuzey müttefikimizden böyle hamlık beklenmezdi ama, güneşte yerini alarak zenginleşmiş ülkelerde görgüsüzlüklere muhâtab olunabiliyor. Norveç başbakanını bekliyoruz. Ceplerinde yumurta 30 serserimiz hazır bekliyor. Savunma bakanımız da misafir Norveç başbakanının yanında duracak, asla kaçmıyacaktır. Tarihe geçecek Şam ziyaretine gelince, Suriye’de haritaların düzeltilmesi için uyarımız, sonuç vermedi. Biz Şam’ın, Haleb’in evvelsi yıl Bağdad’ın, Necef’in uğradığı barbarlığa maruz kalmamasına çalışıyoruz, ama Baas ve Muhâberât kafası bunu idrak edemiyor. Bakalım İsrail ve Filistin ziyaretleri nasıl geçecek? İsrail yeni bir Clinton baskısına maruz kalmamak için bütün imkânlarını kullanacaktır. Zaten müfrit bir asker politikacı olan Ariel Şaron şu günlerde, olağanüstü korumaya alındı. Daha müfrit Yahudiler tarafından öldürülmemesi için... Zira Filistin devletini tanımak istiyormuş. Bu durum daha yıllarca sürüp gider. Üçüncü ve beşinci intifâda başlayıp biter. Filistinliler’e İran ve Arap devletlerinin desteği kesilse bile İslâm âlemi, Kudüs’te Harem-i Şerîf’in İsrail’de kalmasına razı olmaz. Bize göre çözüm, Harem-i Şerîf’in yönetiminin, Yahudiler’le asırlardır en iyi geçinen biz Türkler’e verilmesidir. Bir Osmanlı şehzâdesinin yönetimin başına getirilmesi, 100 yıl savaşına dönüşmek istidadındaki mücadeleyi bitirir. Böyle bir projeyi destekleyecek derecede geniş ufuklu politikacılar zuhur eder mi, bilemiyorum. ABD ile aramız daha düzelmedi. Washington bekliyor. Ankara da bekliyor. Avrupa Birliği ise tereddüt içinde. Başbakan, vasıflarını belirttiği müzakereci başını açıklayıp, müzakere kurullarını oluşturarak gündemi ele almayı erteledikçe erteliyor. Bir bildiği var ama nedir biz bilmiyoruz. Türkiye atılımlara, sıçramalara, hamlelere susamış, hazır, bekliyor. Bekletmiyelim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT