BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > SOĞUKTU VE YAĞMUR ÇİSELİYORDU

SOĞUKTU VE YAĞMUR ÇİSELİYORDU

Şiddetli kışın, dünyamızı bahara teslim ettiği bir Cuma günüydü. Futbolcu, bir yakınını ziyaret için gittiği Cerrahpaşa’da, “vakit sıkıştırınca” Cuma namazı için hastanenin bahçesindeki camiye girdi. Küçücük, tarihi bir cami idi.



Şiddetli kışın, dünyamızı bahara teslim ettiği bir Cuma günüydü. Futbolcu, bir yakınını ziyaret için gittiği Cerrahpaşa’da, “vakit sıkıştırınca” Cuma namazı için hastanenin bahçesindeki camiye girdi. Küçücük, tarihi bir cami idi. *** Caminin penceresinden bahçedeki sarıklı, fesli, sağa sola eğilmiş eski mezar taşları görünüyordu. “Arkamızdaki koğuşlarda şifa, önümüzde mezarlarda dua bekleyen insanlar... Ve iki tarafa da yakın bizler... Koğuş ve mezar... Hepimizi bekliyor...” diye düşündü. İmam hutbede orman haftası hakkında konuşmaya başladı. Üzüldü. *** Caminin kapısındaki kağıtta cep telefonunun üstüne kırmızı çarpı işareti konmuş, bir de altına “Lütfen telefonunuzu kapatın” yazılmıştı ama, topu topu elli altmış kişilik cemaatin orasından burasından telefon melodileri yükseliyordu arada bir... Kimi Galatasaray, kimi “Nanayda”, kimi “Papi Chulo.” Çok üzüldü. *** Tarihi caminin duvarlarındaki kalem işi süslemeler, hat sanatının inceliklerinin sergilendiği panolar, mihrap ve minber işçiliği, sanat zevkinin harika örnekleriydi. Ama okuma yazma bilmeyen bir çocuğun, kaliteli bir resmi kalemle rastgele çizmesi gibi, bütün bu zarafetin orasından burasından klima, floransan, hoparlör kabloları geçiyordu. “Bir öksürük bile bu küçük mescitte saniyelerce yankı yapıyor, hoparlöre ne gerek var?” diye düşündü. İmamın, dondurma yalar gibi bir eliyle yapıştığı ve dudaklarını değdirdiği mikrofondan çıkan yüksek ses duvarları titretiyordu. Çok çok üzüldü. *** - ...turhamûûûn. İmam hutbeyi bitirince bir anons yaptı: “Muhterem cemaat, Cerrahpaşa’nın bahçesindeki diğer caminin imamı kalp krizi geçirdi. Bizim müezzinimiz de onun yerine Cuma namazını kıldırmaya gitti. Müezzinimiz taksitle şofben almış. Kendisini bu taksitlerinden kurtaralım, Allah yardımlarınızı kabul etsin!” dedi. Futbolcu, Cuma ve bayram namazlarından sonra imamların para istemesini de oldum olası hazmedemiyordu. Cami onarım ve bakımının ayrılmış bir bütçesi olmadığını, dolayısı ile mecburen cemaatten para toplandığını duyunca üzülmüştü. Şimdi daha çok üzüldü. *** Futbolcu, belki de cemaatin dağılması için, biraz da ağırdan alarak uzunca dua etti. Tek başına kaldığı camiden çıktığında, bahçede imamın sinirle kendi kendine söylendiğini duydu. Hocanın başına kötü bir şey geldiği anlaşılıyordu. - Hayırdır hocam, geçmiş olsun, dedi. İmam, soru sahibine öfke ile döndü, kötü bir şey söyleyecekti sanki... Sonra yutkundu: - Kardeşim, müezzin yok, cemaatten birisine para toplama işini verdim. Herif milletten parayı toplamış, çekip gitmiş! Böyle hırsızlık olur mu?! ----------------------------------------------------------- Cuma günleri yayınlanır
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT