BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sarıkamış’ı bilir misiniz?

Sarıkamış’ı bilir misiniz?

Tarihimiz zaferler kadar facialarla da doludur. Zaferlerimizle övündüğümüz kadar, hezimetlerden de dersler çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız sürece tarih bizim için ne ölçüde anlamlı olabilir? İşte bu derslerden biri de Sarıkamış’tır...



Evet, facialardan söz ederken, Sarıkamış’ı özellikle dikkate almamız gerekir... Orada, hiç de uzak olmayan bir zamanda 100.000’e yakın yiğidimizi karlara gömdük. Üstelik sadece bir hayalperestin ihtirası uğruna... İhtiras... Bu kavramı iyi düşünmeliyiz. Kimi kendi ebediyetini bu ateşle yakıp kül ederken, kimileri de koca memleketi harabeye döndürebiliyor. Almanlar, Türkiye’ye giden trenlerin üzerine “Enverland’a (Enver’in Ülkesi’ne) gider” yazmaktadırlar. Kibir ve ihtiras demiştik ya! Paşa’nın şu ifadelerine bakın: “Beni Napolyon’a benzetmişlerdi. Kabul etmem. Çünkü ben ikinci adam olamam...” “Ruslar yok edilmeliydi” Tarih, 16 Aralık 1914... Soğuk bir kış günü. Talebesi öğretmenini azarlamaktadır: “Hatalı davrandınız! Başarılı olamadınız! Rus ordusu burada yok edilmeliydi. Şimdi hemen harekete geçip, Rus ordusunu Sarıkamış’ta yok edeceksiniz!” Cephelerin ve harp okulunun emektar komutanı Hasan İzzet Paşa, küstahlaşan öğrencisine pervasızca cevap verir: “Olmaz! Havaları görüyorsunuz. Her yerde kar var. Kara kış başlamıştır. Bu şartlar altında, bu mevsimde harekât bir faciaya dönüşebilir. Kış şiddetini kaybetsin, yollar açılsın, düşmana haddini bildiririz.” Her verdiği emrin hemen yerine getirilmesine alışkın orduların Başkomutan Vekili 34 yaşındaki Enver Paşa, asabileşerek şu tehdidi savurur: “Eğer hocam olmasaydınız, sizi idam ettirirdim!” Bir facianın eşiğinde, Hasan İzzet Paşa istifa ederek ordudaki görevinden ayrılır. Çok geçmeden, tarihler 21 Aralığı gösterirken, tarihe “Sarıkamış Faciası” olarak geçen harekât başlatılır. 125 bine yakın iman abidesi insan, kışta-kıyamette paltosuz, postalsız, gömlekle, çarıkla cehennemî tipinin ortasına sürülürler... Aynı günlerde Karadeniz’de başka bir facia yaşanıyordu. Ruslar Osmanlı ordusuna erzak, mühimmat ve giyecek getirmekte olan gemileri sulara gömmüşlerdi. Bu durumu askere bildirmeyen Enver Paşa, ihtiraslarına mağlup olarak bütün birliklere şu mesajı çeker: “Askerler! Hepinizi ziyaret ettim. Ayağınızda çarık, sırtınızda paltonuz olmadığını gördüm. Lâkin karşınızdaki düşman sizden korkuyor. Yakın zamanda Kafkasya’ya gireceğiz. Orada her türlü nimete kavuşacaksınız. İslâm Âlemi’nin bütün ümidi sizsiniz...” “Turan Fatihi” olma uğruna! Böylece “Turan Fatihi”, “Sarıkamış Fatihi” olma uğruna, binlerce insan dehşetli bir can pazarına sürülür. Koca bir cihan devleti olan Osmanlı, şahsi ihtiraslar uğruna böylesine yanlış kararlarla askerî harekâta girme aşamasına nasıl gelmişti? Onu da yarın anlatalım inşallah...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89693
    % -0.23
  • 4.8345
    % -0.21
  • 5.6615
    % 0.1
  • 6.4028
    % -0.03
  • 193.093
    % -0.43
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT