BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her polen alerji yapmaz

Her polen alerji yapmaz

Burnumuz aktığında, hapşırdığımızda, gözlerimiz sulandığında çiçek tozlarının hepsini alerjen olarak görmeyin çünkü bitkilerin sadece yüzde 10’u alerjiye yol açıyor



İSTANBUL - Polenlerin hastalık yapma potansiyelinin boyutları ile de yakından ilgili olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “Polenler; astıma değil, daha çok alerjik nezleye sebep olur, çünkü bunların çapı 20-60 mikron arasındadır ve bronşiollere ve alveollere kadar gelebilmeleri mümkün değildir” dedi. Solunan havadaki polen miktarı kadar bunların havada kalma sürelerinin de çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Küçükusta, bir polenin alerjiye sebep olabilmesi için bir metreküp havada ortalama 25-50 polen bulunması gerektiğini kaydetti. Prof. Küçükusta konunun rakamsal boyutunu şöyle özetliyor: “Bir çavdar başağının 4 milyon, orta boy fındık ağacının 600 milyon ve bir çam kozalağının yılda 5 milyondan fazla, tek bir ağacın ise 10 milyardan fazla polen üretebildiğini söylersek, soluduğumuz havada ne kadar çok çam poleni bulunabileceği daha iyi anlaşılır.” Hangi bitkiler suçlu? “Bazı polenler o kadar büyüktürler ki, havada çok kısa süre kalabilirler ve salındıktan hemen sonra toprağa düşerler. Bu yüzden de hastalık yapma özellikleri hiç yoktur” diyen Prof. Dr. Küçükusta, gösterişli ve renkli bitkilerin de sanılanın aksine alerjiye yol açmadığını kaydetti. Ülkemizin doğal bitki örtüsü bakımından çok zengin olduğunu ve yaklaşık 9 binden fazla bitkinin var olduğunu söyleyen Prof. Küçükusta bunlardan sadece yüzde 10’luk kısmının alerjiye yol açtığını belirtti. En çok alerjiye sebep olduğu bilinen polenler şunlardır: “Huş ağacı, kızıl ağaç, kızıl meşe, fındık, selvi, kayın, söğüt, ıhlamur, zeytin ağacı, kavak, ceviz ağacı, kara ağaç, çınar.” En çok alerjiye yol açan huhubat polenleri ise şöyle: “Arpa, buğday, yulaf, çavdar ve mısır.” Hava şartları tetikliyor Atmosferdeki polen miktarının hava şartları ile yakından ilgili olduğunu dile getiren Prof. Küçükusta, “Sıcak, kuru ve rüzgârlı havalarda ve fırtınalı günlerde atmosferdeki polen sayısı çok fazladır. Rutubetli ve yağmurlu günlerde ise polenler su ile yere indikleri için havadaki miktarları çok azalır. Birçok hasta, yağmur yağdıktan sonra şikâyetlerinin bıçak gibi kesildiğini söyler” diye konuştu. Bitkilerin çoğu, polenlerini gün doğumu ile sabah saat 8 arasında, bir kısmı öğle saatlerinde, bir kısmı ise öğleden sonra salar. Yüksek binalarla çevrili sokaklarda, binaların yüzeyi statik elektrik sebebiyle polenleri çeker. Buna karşılık, deniz kenarlarında çok az polen bulunur. Burçlar da etkiliyor! Polen mevsiminde doğan çocuklarda, yani koç ve boğa burcundan olanlarda polen allerjilerinin daha sık görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, çocuğunuzda polen alerjisi olmasını istemiyorsanız, doğum tarihini bahar mevsimine denk getirmemenizi tavsiye ediyor. Hava kirliliği büyük risk Yapılan araştırmalar sonucunda hava kirliliğinin polenlere duyarlılığı artırdığının tespit edildiğini anlatan Prof. Dr. Küçükusta, “Özellikle de yoğun trafik olan bölgelerde yaşayan ve dizel partiküllerine ve poliaromatik hidrokarbonlara maruz kalan kişilerde polen duyarlılığı daha kolay oluşmaktadır. Elektron mikroskobu ile yapılan araştırmalarda, hava kirliliği olan yerlerde polenlerin egzost ve dizel kurumları / ile kirlenmiş olduğu gösterilmiştir” dedi. > Sevdican Güneş
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT