BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarih böyle bir facia yazmadı!

Tarih böyle bir facia yazmadı!

O yıl kurtlar insan etine doyar! Birçok cesedin gözlerini kuşlar oymuştur. Arkadan gelenler, gördükleri korkunç manzara karşısında moralmen yıkılmaktadır. Açlık ise son haddine ulaşmıştır... Ancak Enver Paşa’nın inadı sürmektedir...



Enver Paşa son bir gayretle Sarıkamış’a yüklenmek istiyordu!.. Acımasız emrini verdi: “Saldırı sırasında her üst, bir adım geri atanı derhal tabancası ile öldürecektir.” Askerler, bu durum karşısında dillerinde Kelime-i şehadet ile bir kere daha bile bile ölüme yürümeye başladı... Sonuçta Sarıkamış’a ancak bir avuç kahraman ulaşabildi. O da geçici bir süre için. Rus Kurmay Başkanı Pietroroviç, anılarında Sarıkamış’a kavuşan o bir avuç kahramanı şöyle anlatacaktır: Masal güzeli Mehmed! “İlk sırada diz çökmüş beş kahraman. Omuz çukurlarına yasladıkları mavzerleri ile nişan almışlar. Tetiğe asılmak üzereler. Ama asılamamışlar. Kaput yakaları, Allah’ın rahmetini o civan delikanlıların yüreklerine akıtabilmek istercesine semaya dikilmiş, kaskatı... Hele bıyıkları, hele hele bıyıkları ve sakalları! Her biri birer fütuhat oku gibi çelik misali. Ya gözler?.. Dinmiş olmasına rağmen tipinin bile örtüp kapatamadığı gözleri!.. Apaçık!.. Tabiata da, başkumandana da, karşısındaki düşmana da isyan eden ama Allah’ına teslimiyetle bakan gözler... Açık, apaçık!.. İkinci sırada öyle bir manzara ki, hiçbir heykeltıraş benzerini yapmayı başaramamıştır. O ürkütücü ayaza rağmen, sağlarında fişekleri debelenerek üzerlerinden atmaya tenezzül etmemiş iki katırın yanında başları semaya dönük, altı masal güzeli Mehmed... Sandıkları bir avuçlamışlar ki, hayatı biz ancak böyle bir hırsla avuçlayıvermişizdir. Öylesine kaskatı kesilmişler. Ve sağ başta binbaşı Mustafa Nihat. Ayakta... Belinde, fişeklerinin yuvalarını tipi ile kapatmaya bütün gece düşen kar bile razı olmamış. Sol eli boynundaki dürbünü kavramış. Havada donmuş, Kale sancağı gibi... Diğer eli belli ki, semaya uzanıp rahmet dilerken öylesine taşlaşmış. Hayrettir, başı açık. Gür erkek kömür karası saçları beyaza bulanmış...” Ve Moskova’daki askerî müzede sergilenen bu satırların sonu şöyle biter: “Allahüekber Dağları’ndaki Türk müfrezesini esir alamadım. Bizden çok evvel Allaha teslim olmuşlardı... 24.12.1914 Perşembe.” Ve bitişimizin itirafı!.. Ve bitişimizin itirafını olayın baş sorumlularından Hafız Hakkı Paşa, başkumandan vekiline şu sözlerle özetler: “Bitti Paşam, ordumuzun kısm-ı küllisi mahvoldu.” Enver Paşa hiçbir şey olmamış gibi İstanbul’a döner. Arkasında binlerce kefensiz “kar çiçeği” bırakarak... Basını ele geçirmiş bu darbeci güruh sıkı bir sansür uygulayarak halkın Sarıkamış cephesinde olup biteni öğrenmesine engel olurlar. Faciayla ilgili bilgiler Ruslar vasıtasıyla Avrupa ve dünyaya yayılır ama her şey için artık çok geçtir...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT