BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bir yargıcın sır ölümü

Bir yargıcın sır ölümü

“Ermenilerin Büyük Kandırmacası ve Hıristiyan Terörist Bir Devletin Sırları” adlı kitabın yazarı Amerikalı Yargıç Samuel A. Weems esrarengiz bir şekilde öldü.



> Sefa Koyuncu İSTANBUL- Ermeni diasporası, Ermenistan Devleti ve Ermeni terörünün iç yüzü hakkında Türkiye dışında bugüne kadar yayınlanmış en kapsamlı ve dokümanter eserin sahibi Amerikalı Yargıç Dr. Samuel A.Weems, kitabı yayınlandıktan bir süre sonra esrarengiz bir şekilde öldü. Kitabı yazdığı sırada Ermeni diasporasından tehdit aldığı ve uykuda iken vefat ettiği açıklanan Weems’in ölümündeki sır perdesi aralanamadı. Edinilen bilgiyi göre, Samuel A. Weems, Ermeni fanatiklerin “soykırımı” suçlamasına karşı, vicdanında duyduğu isyanı haykırmak için bir kitap yazdı. “Armania: Secrets Of A Christian Terrorist State (Ermenistan: Hıristiyan Terörist Bir Devletin Sırları)” adlı kitabın alt başlığı da ilginç: Ermenilerin Büyük Kandırmacası Serisi. Samuel A. Weems, Ermeniler tarafından Türklere karşı büyük bir haksızlık yapıldığını görmüş ve parlak geçen meslek hayatını noktaladıktan sonra araştırmalarını kitaplaştırmaya karar vermiş. Ermenistan’a giremedi Weems, kitabında Ermenistan Devleti’nin Azerbaycan topraklarını haksız yere işgal ettiğini ve binlerce Türk’ü terör ve baskıyla sürdüğünü Hocalı’da katliam yaptığını da arşiv belgelerine dayanarak aydınlattı. Weems, Ermeni soykırımı iddialarının bütün Hıristiyan dünyası tarafından Türklere karşı beslenen yanlış önyargılar sebebiyle desteklendiğini de tespit etmiş. Bunun üzerine araştırmalarını daha büyük bir inatla sürdürmüş. Türkiye, Rusya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Amerika’da araştırmalar yapmış, bu ülkelerdeki arşivleri incelemiş. Weems izin verilmediği için sadece Ermenistan’da arşivlere girememiş. Kitabını yazdığı sırada Ermenilerden tehditler almaya başlamış. Bu tehditler kitabı basan yayınevine de yapılmış. Yıllarca insanların hakkını savunmak için adalet dağıtan Weems, bunlardan hiç etkilenmemiş ve kitabını tamamlamış. Kitap, Ermeni iftiralarını belgelere dayanarak gözler önüne seriyor. Bu arada kitabın Türkiye’de gereken ilgiyi görmediği ve Türkçe’ye çevrilerek baskısının yapılmadığı kaydedildi. En şiddetli şamar Samuel Weems, yazdığı kitabında, Ermenilerin propaganda, terör, isyan ve saldırı eylemlerini ele aldı. Propaganda-terör-kilise-devlet-diaspora düzenini, Amerikan Kongresi’nin gizli raporlarına dayanarak açıklayan Weems, 20. yüzyılın başındaki Ermeni isyan ve ihanetlerinin nasıl ‘’soykırım’’ olarak pazarlandığını anlatıyor. Weems, kabul-özür-para-toprak olarak 4 ayağa oturtulmuş sinsi planı açıklıyor. Rus ve Fransız uniforması altındaki Ermeni çetelerinin kestiği Türklerden söz edilmemesinin, gözden kaçırılmaya çalışılmasının büyük bir haksızlık olduğunu vurguluyor. Yargıç Weems’in kitabının bugüne kadar fanatik Ermenilerin suratına indirilen en şiddetli şamar olduğu ifade ediliyor. İkinci cildi yazamadı Ermenilerle ilgili kitabında yer alan materyalleri toplamak için Washington, Londra, Paris, Roma, İstanbul, Moskova şehirlerinin arşivlerinde araştırmalar yapan Samuel A.Weems, “Ermenistan: Hıristiyan Terörist Bir Devletin Sırları” kitabınının ikinci cildini tamamlayamadı. Araştırmaları sırasında Gülnur isimli Türk hanımla evlenen Weems, 15 Mart 2002’de Pera Palas Oteli’nde düzenlenen “Talat Paşa’nın Ölümünün 81. Yıldönümünde Uluslararası Teröre Bir Bakış Sempozyumu’na katılmak için Türkiye’ye gelmişti. Özel bir TV kanalında kendisiyle yapılan mülakatta şunları söylemişti: “Ermeniler birtakım propagandalarda bulunarak Amerika’dan para alıyorlar ve bu paraları kullanıyorlar. Bu kitabın kapağında fon olarak “kan rengi” kullanmamın sebebi, Ermenilerin aslında kana susamış insanlar olmalarından dolayı. Amerika’da bile Ermeniler pek çok kişiye suikast düzenledi. Ölüm tehditlerini ben bile aldım. Araştırma yaptığımda şunu gördüm; bir soykırımı iddiası tamamen saçmalıktır ve boştur. Böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. Böyle olmadığını Ermeni kaynaklarından bile ispat edebilirim. Evet, pek çok Ermeni ve Türk öldü. Çünkü adeta bir iç savaş gibiydi. Ama bu bir soykırımı değildi”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT