BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “O çamur bizim için şereftir...”

“O çamur bizim için şereftir...”

Mısır Seferi dönüşünde İbn-i Kemâl Paşa’nın atının sıçrattığı çamur, Sultan Selîm Han’ın kaftanını kirletmişti. Mübarek, bundan dolayı çok mahcûb oldu. Ne yapacağını şaşırmıştı ki, Padişahın tarihe geçen sözleri onu rahatlatmaya yetmişti!..



Yavuz Sultan Selîm Han 1512’de Osmanlı tahtına oturup iç işlerini yoluna koyduktan sonra, kıvılcımları Irak ve Horasan’a yayılmış olan bozuk itikadlı Safevîlerin fitne ateşini söndürme plânına koyuldu. Bunun için de devrin ilim adamlarını yardıma çağırdı... İbn-i Kemâl, İdrîs-i Bitlîsî, Zenbilli Ali Cemâlî ve daha nice âlimler Yavuz Sultan Selîm Han’ın yanına koştular. Dîvân toplandı... Harb için tereddüd edenler vardı. Mesele fazla oyalamaya gelmemeliydi. Bu durumda İbn-i Kemâl şu fetvâyı verdi: “Her türlü hamd ve senâ, kudret ve kerem sâhibi yüce Allah’a olsun. Salât-ü selâm da doğru yolu gösteren hazret-i Muhammed aleyhisselâma ve O’na tâbi olanlara... “Bu cihâda katılmak farzdır” Haberlerde geldiğine göre, Safevîler, Ehl-i sünnet Müslümanların memleketlerinin pekçoğunu işgâl ettiler. Oralarda kendi bâtıl yolları ile görüşlerini yaydılar. Onların başında bulunan Şah İsmâil’in tâkib ettiği yolu tutulacak en kolay ve doğru yol zannettiler. Onlara göre Şah dinde sınırsız bir yetkiye sahiptir. Onun dinde helâl kıldığı helâl, haram kıldığı haramdır. Buna göre savaşa gücü, kudreti olan Müslümanların bu cihâda katılmaları farzdır...” Böylece bütün Müslümânların dikkati çekildi ve gafletten uyanmaları gerektiği belirtildi. İbn-i Kemâl Paşanın ilminin derecesi Yavuz Sultan Selîm’in dikkatini çekti. Kendisini çok seven Padişah, Çaldıran Seferinden dönüşte onu Edirne Kâdılığına getirdi. Çok geçmeden de Anadolu Kâdıaskeri oldu. Bu sırada Yavuz Selim Han, Şah İsmâil’den sonra onların destekçisi olan Mısır Memlûklularına yöneldi. Sefere çıkarken çok sevdiği İbn-i Kemâl hazretlerini de yanına aldı. 1516’dan 1519’a kadar üç yıl süren seferde onu yanından hiç ayırmadı. “Kabrimin üzerine örtün” Mısır dönüşü yolculuk sırasında bir ara İbn-i Kemâl hazretlerinin atının ayağından sıçrayan çamurlar, Yavuz Sultan Selîm Hanın kaftanını kirletmişti. İbn-i Kemâl bundan dolayı çok mahcûb oldu. Atını geriye çekerek ne yapacağını şaşırdı. Ancak Koca Yavuz ona dönerek: “Üzülmeyiniz, âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur, bizim için süstür, şereftir. Vasiyet ediyorum, bu çamurlu kaftanım, ben vefât ettikten sonra kabrimin üzerine örtülsün” dedi. Bu vasiyet, vefâtından sonra yerine getirildi. Bu hâdiseyi hatırlatan o kaftan, şimdi de Yavuz Sultan Selîm Hanın kabri üzerinde, bir câmekân içinde durmaktadır...
Reklamı Geç
KAPAT