BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yine türban krizi!

Yine türban krizi!

Bumin’in, “Türbanla ilgili bir kanun ülkeyi böler” sözleri üzerine, Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş resepsiyonuna katılmaktan vazgeçerken TBMM Başkanı Arınç ve Gül’den sert tepkiler geldi



> Haber Merkezi ANKARA - Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Anayasa’daki laik düzenlemeler kaldığı sürece, türbanlı kızların yükseköğretim kurumlarına öğrenci sıfatıyla, öğrenimlerinden sonra da resmi dairelere kamu görevlisi olarak girmelerini sağlayacak tüm yasal düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olacağını söyledi. Bumin, Anayasa Mahkemesi’nin 43. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende “Laiklik ilkesinin Türkiye için önemi” başlığı altında yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi’nin 39. kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasına atıfta bulundu. Bu konuşmada, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı öneme başta Anayasa olmak üzere uluslararası normlardan da söz ederek değindiğini anımsatan Bumin, bütün yargı kurumlarının kararlarında, türbanın inanç gereği takılan giysi olmadığı, bir nevi simge olarak kullanıldığı, resmi daire ve üniversitelerde başörtüsü serbestisi tanımanın bir tür yönlendirme olduğu biçiminde gerekçelere yer verildiğini belirttiğini kaydederek şöyle konuştu: “Anayasa’daki laik düzenlemeler kaldığı sürece, türbanlı kızların yükseköğretim kurumlarına öğrenci sıfatıyla, öğrenimlerinden sonra da resmi dairelere görevli olarak girmelerini sağlayacak tüm yasal düzenlemeler Anayasa’ya aykırı olacaktır. Hatta bu konuda Anayasa’ya kural konulsa bile bu kez Anayasa’nın bu yeni kuralı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olmayacaktır” dedi. Bumin’in laiklik ve türbana ilişkin sert mesajlarından rahatsız olan hükümet kanadı bu sözlerine sert tepki verdi. Erdoğan resepsiyona gitmedi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin 43. Kuruluş yıl dönümü sebebiyle dün TBMM’de verilen resepsiyona katılmaktan son anda vazgeçti. Erdoğan, resepsiyona katılmak yerine İstanbul’a gitmeyi tercih etti. Resmi programında resepsiyonuna katılacağı duyurulan Başbakan Erdoğan’ın bu kararında Bumin’in laiklik ve türbana ilişkin sert mesajlarının etkili olduğu öğrenildi. Gül: Ülkelere has özgürlük olmaz Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül de, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bumin’in türbana ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti: “Hükümet için önemli olan şudur; evrensel nitelikteki temel hak ve özgürlük anlayışıdır. Çağdaş ve evrensel nitelikteki temel hak ve özgürlük anlayışı dışında, ülkelere has özgürlük anlayışları olamaz.” Türkiye’nin demokratikleşme sürecine devam edeceğini belirten Gül, bunun halkın iradesiyle olacağını ve hükümetin bunda karalı olduğunu söyledi. Gül, “Nasıl geçmişte bazı yasaklar hep beraber büyük bir olgunlukla demokratik anlayış içinde hallolduysa, bu tip sorunlar devam etmektedir, ama gün gelecek, bu sorunların da demokratikleşme süreci içinde elbirliğiyle aşılacağına inanıyorum. Ülkelerin kendilerine has temel hak ve özgürlük anlayışı kuralı getirmeleri doğru değildir. Bunu dünyaya kabul ettiremezsiniz. Dolayısıyla en gelişmiş medeni ülkelerde evrensel anlamdaki temel hak ve özgürlükler neyse Türkiye’de de bunların olması gerekir” diye konuştu. AK Partili Gündüz: Hukukla çelişiyor AK Parti Grup Başkanvekili İrfan Gündüz ise, Bumin’in açıklamalarında hukuk ile çelişen yönler olduğunu belirterek, “Kişiyi, başını ister açmaya ya da kapamaya zorlayın, ikisi de zorlamadır. Bu devletin işi değil, kişisel zevk ve tercihe terk edilmelidir” dedi. Bumin’in açıklamalarını televizyondan izlediğini belirten Gündüz, “Sayın Bumin gibi hukukçu kimliği ile tanıdığımız Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın, önüne konulan metni okumadan hazırlıksız şekilde yakalandığı kanaatini taşıyorum” diye konuştu. “Başörtüsü konusunda toplumda yaşanan hoşgörünün yargı kurumlarına da yansımasını temenni ediyorum” diyer Gündüz, şunları kaydetti. “Meseleyi AK Parti olarak temel hak ve özgürlükler ölçüsünde değerlendiriyoruz. Bu özgürlüklerin sınırlandırılmayı da Anayasa Mahkemesi veya yargı organlarının gerekçeleri ile yapmak mümkün değildir. Çünkü uluslararası sözleşmeler, buna engeldir.” Gündüz, “Bumin’in konuya hazırlıksız yakalandığı” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Herhalde kendisine hazırlanan metni okumadan geldi diye düşünüyorum. Eğer okumuş olsaydı, bunu kamuoyu önünde okumazdı” görüşünü ileri sürdü. Çiçek: Bumin’in şahsi görüşü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’in türban ile ilgili görüşlerinin kişisel değerlendirmesi olduğuna dikkat çekerek, bazen kurumların birbiri ile aynı görüşü paylaşmadığını söyledi. Bumin’in konuşmasını ikinci sayfasından itibaren kişisel görüşler olarak değerlendiren Bakan Çiçek, “Katılanlar olur, katılmayanlar olur. Türkiye’de birçok mesele var. Şahsi görüşler gündeme oturtularak gündem oluşturuluyor. Bu fayda getirmez. Yüzlerce binlerce şahsi görüş ortaya çıkar. Türkiye bunlarla zaman kaybedemez. Yeni bir şey yok. Eski sözlerini tekrarlamış olur” şeklinde değerlendirdi. Arınç: Yasakçılıkla bir yere varılamaz TBMM Başkanı Bülent Arınç ise, Bumin’e üstü kapalı verdiği cevapta Meclis’in bütün mekanlarını halkın çeşitli kesimlerine açarak özgürleştirdiğini belirterek, “Bazı yasakçı zihniyetlerin mekanları özgürleştirmek yerine yasak kapsamına aldığı günümüzde, TBMM bütün alanlarını özgürleştirmiştir. Yasakçılıkla hiçbir yere varılamaz, prangalarla hiçbir ülke ileriye gidemez” dedi. Arınç, Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından TBMM’nin yanındaki Milli Egemenlik Parkı’nda kurulan izci kampını açışı sırasında, bir konuşma yaptı. Bugüne kadar bakımı ve denetimini Meclis’in yaptığı Milli Egemenlik Parkı’nın artık yönetimini de üzerlerine aldıklarını bildiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amacımız bu mekanı bir özgürlük alanı haline getirmektir. Amacımız, burada her kesimden, her sınıftan, her inançtan insanların bir araya gelip duygularını, düşüncelerini, sevinçlerini, ortak kaderlerini birlikte paylaşmasıdır. Meclis bütün alanlarını özgürleştiriyor ve bununla çok önemli bir örnek olduğumuzu düşünüyoruz. Bazı yasakçı zihniyetlerin mekanları özgürleştirmek yerine yasak kapsamına aldığı günümüzde, TBMM bütün alanlarını özgürleştirmiştir. Halkımıza ait olan bu mekanların her santiminde bundan sonra özgürlük konuşulacak, özgürlük anlatılacak ve halkımız buna tanık olacak. Birileri sözlerime çok dikkat etsin diye özellikle bugün de söylüyorum: Yasakçılıkla hiçbir yere varılamaz. Yasaklamalarla, kayıtlarla, prangalarla hiçbir ülke ileri gidemez. Düşünen kafaların, tartışan beyinlerin, doğruyu bulmak için sarf edilen çabaların merkezi olarak bundan sonra herkes TBMM’ye görecektir ve onu alkışlayacaktır.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT