BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu iş yaş!..

Bu iş yaş!..

Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, önceki gün yaptığı malum konuşmasından sonra verdiği resepsiyon sırasında gazetecilere şu açıklamada bulunmuş; “Konuşmamın ses getireceğini biliyordum... İki ay sonra emekliyim. Konuşmadan emekliye ayrılsaydım, içimde ukde kalırdı...”



Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, önceki gün yaptığı malum konuşmasından sonra verdiği resepsiyon sırasında gazetecilere şu açıklamada bulunmuş; “Konuşmamın ses getireceğini biliyordum... İki ay sonra emekliyim. Konuşmadan emekliye ayrılsaydım, içimde ukde kalırdı...” Bu emekliye ayrılırken aykırı şeyler söylemek giderek bazı bürokratlar için bir gelenek oluşturmaya başladı! Yıllarca işgal ettikleri makam veya koltukları, tam da boşaltacakları sırada, sanki çok yeni bir keşif yapıyorlarmış edasıyla “ses getirecek” şeyler söylüyorlar. Bumin de öyle yaptı. Aslında kulislerde dolaşan ve medyaya da yansıyan söylentilere bakılırsa, Bumin’in konuşması biraz da emeklilikle, yani yaş meselesiyle de ilgiliymiş... Kulislere göre, başkanlık koltuğunda iki sene daha oturabilmek maksadıyla, bu makam için yaş sınırının 67’ye çıkarılması konusunda, Meclis ve Hükümet başkanları nezdinde bazı girişimleri olmuş. Ancak olumsuz cevap alınca da, hem Meclis’e hem Hükümete karşı; “rest çekme” diye nitelenebilecek bu çıkışı yapmış. Öyle bir çıkış ki, parlamenter rejimlerde; müthiş yetkisi sebebiyle, “Sadece kadını erkek, erkeği kadın yapamaz!..” denilerek neredeyse sınırsız yetkileri tanımlanan yasama organını, gelecekte de ipotek altına almaya yeltenen bir sınırlamaya tabi tutmak istedi Mustafa Bumin... Ama yaş işi olmasa da, bu iş yaş! Yani Bumin’in söyledikleri pek çok yönden havada kalmaya mahkum. Bir kere şu gerçekleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Türkiye’de kadınların yüzde yetmiş ikisi başını örtüyor. Bunun da ötesinde, TESEV’in yaptığı geniş kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuca göre, toplumun yüzde seksen altısı, başörtü yasağına karşı çıkıyor veya anlamsız buluyor. Dikkat ediniz toplumun yüzde seksen altısı böyle düşünüyor. Mustafa Bumin ve onun gibi düşünen ve pek tabii çok azınlıkta kalanların, yasakçı yaklaşımları, toplumun bu kahir ekseriyeti karşısında çok uzun ömürlü olamaz. Yani yakın bir gelecekte, toplum bu meseleyi uzlaşma ile neticelendirecektir. Başörtüsünü toplum içinde bir çelişme ve zıtlaşma vasıtası yapmak isteyenler, kesinlikle yanlış yoldalar. Dünyanın gidişatını doğru okuyamıyorlar. Dünyada hak ve özgürlükler gelişip genişlerken, tersine bir tavır ve uygulama başarılı ve kalıcı olamaz. Bu çerçevede Bumin’in yaptığı konuşma da gelecek için tayin edici bir etkiye sahip olamaz. Bumin’den önce de başkaları farklı konularda benzer çıkışlar yaptı. Mesela Bumin’den çok daha sivri çıkışlar yapan Yekta Güngör Özden, şimdi nerelerde ve ne düşünüyor acaba? Kendisi emekli olduktan sonra bir parti de kurmuştu. Partinin ismini kaç kişi biliyor sahi? Geçenlerde bir dergi veya gazetede, particilikte beraber yola çıktığı arkadaşlarının kendisini yüzüstü bırakmalarından fena halde yakınan bir röportajını okumuştum... Mevki makam sahibi iken, bazı insanlar bu konumunu kullanarak “kişisel görüşlerini” farklı şekilde ifade ederek, bazen rahatsız edici olabilirler. Ama bu görüşlerin geçerliliği, resmi makam veya otoritenin gücü ile değil, tabii ortamda net olarak anlaşılır. Yekta Bey’in partisinin aldığı oy oranı bunun bir testidir mesela! Birkaç gün önce emekli general Osman Özbek’in bir açıklamasını okumuştum gazetelerde, şöyle diyordu; “Şimdiki aklım olsa parti kurmazdım. Bu iş emekli maaşıyla olmuyor!..” Yani dünya da, şartlar da, fikir ve düşünceler de çok çabuk değişiyor. Geçmişte yasak olup bugün serbest olan o kadar çok şey var ki! Bir zamanlar telaffuzu dahi riskli olan konular, şimdilerde iç ve dış konjonktürün forse etmesiyle bambaşka bir mecraya dökülmüş bulunuyor. Önemli olan Türkiye’nin herhangi bir dayatmaya maruz kalmadan, kendi iradesiyle ve şüphesiz halkının tercihiyle uygun düşen düzenlemeleri yapabilmesidir. Son birkaç seneye baktığımızda, aslında bu alanda epeyce mesafe katedildiğini görebiliyoruz. Dolayısıyla endişeye mahal yok. Değişime karşı zaman zaman başgösteren direnmeleri de eşyanın tabiatından saymak gerekiyor.
Kapat
KAPAT