BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Mermer ihracatın sessiz şampiyonu (ESİR MADENLERİMİZ)

Mermer ihracatın sessiz şampiyonu (ESİR MADENLERİMİZ)

Gelişmiş ülkelerin bugünkü mevcut ekonomik güçlerine sahip olmalarında, doğal kaynaklarını en etkin şekilde kullanmaları büyük rol oynuyor.



> Faruk Çelik - Harun Yerebakan - Taner Özlen Gelişmiş ülkelerin bugünkü mevcut ekonomik güçlerine sahip olmalarında, doğal kaynaklarını en etkin şekilde kullanmaları büyük rol oynuyor. Mermer, yüzyıllar boyunca insanların yaşadığı mekânlarda, yapılarda ve sanatsal tasarımlarda kullanılarak medeniyetin sembolü oldu. Günümüzde de, tüketim alanlarının çoğalmasıyla birlikte mermere olan talep arttı ve en cazip sektörlerden biri haline geldi. Türkiye, bugün dünyanın en önemli doğal taş üreticileri arasında yer alıyor. Özellikle son dönemde büyük firmaların yaptığı yatırımlar ve entegre üretim tesislerinin de devreye girmesiyle işlenmiş mermer üretiminde büyük gelişme kaydedildi. 250 bin kişi çalışıyor Faaliyet gösteren bin ocak, bin 500 fabrika ve 7 bin 500’ün üzerindeki atölyede toplam 250 bin kişi istihdam eden sektör, ülke ekonomisine 900 milyon doları ihracat olmak üzere toplam bir milyar 500 milyon dolarlık bir katma değer sağlıyor. Sektörün öncelikli hedefi 2010 yılında 2 milyar 500 milyon doları yakalayarak İtalya ve İspanya gibi devletleri geride bırakmak. Bu ülkelerde, devlet, maden ocaklarına kadar yolunu, elektriğini ve suyunu hazır hale getirdikten sonra işletmeciye kiraya veriyor. Bizdeki bürokraside ise, madenciler, 5 bakanlığının ‘olur’u olmadan maalesef ruhsat alamadığı gibi ayrıca devlete, işgaliye, kira, orman kesme ve yol bedeli gibi daha bir çok ekstra ücretler de ödemek zorunda kalıyor. ‘Hızlı gelişen sektör’ İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Başkanı Ali Kahyaoğlu, Türkiye’de mermerciliğin hızlı gelişen bir sektör olduğuna dikkat çekerek, “Mermercilik, hızlı gelişmesine rağmen maalesef arkamızda devlet yok. İhracatımız artıyor ama ihracatı arttıran devlet değil, sektörün kendisidir. Yeni Maden Yasası’nı bize kimse sormadı. Bürokratlar kendi çıkardı. Devlet bize AB standartlarında uygulayacağını yapsın. Mermer acil eylem planına alındı ama, gerisi gelmedi” dedi. Türkiye’de çok fazla mermer ve mermer yatağının bulunduğunu belirten Kahyaoğlu, “Türkiye bence bu zenginliğini doğru kullanmıyor, malzeme nasılsa bol, ama bu bolluğun da bir darlığı olacak. Petrol gibi otuz yılda bitmeyecek, ama bolluğunun pek fazla önemi olmayacak. Mermerde 15 sene öncesine kadar patlayıcılar kullanırdık. Şimdi son derece teknolojik tel kesme diye tabir ettiğimiz yılmaz tellerle kesiyoruz mermeri. Dolayısıyla zayiat da azaldı” diye konuştu. Yapıştırıp satıyorlar Eskiden yılda 300 metreküp mermer çıkartan ocak başarılı sayılırken, bugün ayda 4 bin metreküp mermer çıkartan ocakların var olduğunu söyleyen Ali Kahyaoğlu, “Sektörde teknolojik gelişmelere çabuk adapte olduk” dedi. Kahyaoğlu, malı ucuza satmanın bir ‘kullanma zayiatı’ olduğuna temas ederek, “Sakat bir malı tamir etmeden kesip, ya da kestikten sonra tamir etmeden bir kenara kaldırıp parçalayarak çöpe atmak da zayiattır. Bizim sektör mermeri tamir etme konusuna da hızla adapte oldu. Yeni kurulan fabrikalarımızın büyük çoğunluğunda tamir hatları var. Doğal olarak bozuk çıkan bir plakayı ilaçlayıp kimyasallarla yapıştırarak sağlam hale getirebiliyoruz. Bu ekonomiye ek katkı demektir” şeklinde konuştu. İhracatta rekor üstüne rekor Sektörde ihracat rakamları o kadar hızlı büyüdü ki, yıllık rakam 20 yılda 6 milyon dolardan, bir milyar dolara yaklaştı. Bu büyüme karşısında ‘taşın tamamını kesip satarım’ demenin doğru olmadığını kaydeden Kahyaoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Satamazsın, böyle bir pazar yok. Biz mermerin büyük bölümünü işleyerek ihraç ediyoruz. Bu zamana kadar blok mermer satışı, ihracatın yüzde 14-15’ini geçmemiştir. Bu rakam yüzde 40-50’lere tırmanırsa o zaman tehlike var demektir. Türkiye sırf blok mermer satan bir ülke haline hiçbir zaman gelmez. Sektör son 5 yılda yüzde 40 büyüdü. Maden ihracatının da yüzde 52’sini kapsar hale geldi. Bu seneyi tahmin ediyorum 890-900 milyon dolarla kapatacağız. 2006 yılında 1 milyar doları geçecek olan Türkiye, 2010 yılında da 2 milyar 500 milyon dolarla dünyanın en fazla mermer ihraç eden ülkesi olacak.” İhracat 6 yılda % 100 katlandı Türkiye, son 6 yılda maden ihracatında yüzde yüzlük bir oranla adeta rekor kırdı. 1999 yılında 578 milyon dolar olan ihracat rakamımız, 2004 yılında bir milyar 220 milyon dolara yükseldi. İşte mermerdeki ihracat rakamları; YILLAR İHR.MİKT.(TON) DEĞ.($) 1999 5.492.600 578.087.000 2000 5.649.341 568.945.000 2001 6.171.077 572.883.000 2002 6.869.936 684.659.767 2003 8.863.606 847.881.868 2004 11.450.000 1.220.000.000 “Üç tarafımız deniz ama limanımız yok” İhracatta madencilik setöründe en büyük sıkıntının ‘liman’ olduğunu belirten Ali Kahyaoğlu, “Başbakan sağolsun, ne zaman yanına gitsek veya seyahatlerde karşılaşsak derdimizi dinliyor. Ama derde derman olmak lazım. Hükümet benim sektörüme ‘üret, ihraç et ve ihraç ettiğin mal miktarı kadar ucuz mazotu bir sene sonra vereyim’ desin, ya da ihraç edip hak ettiğimiz zaman verilsin. 30 bin civarında maden ruhsatı ve 400 civarında üretim yapılan madeni bulunan Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili ama maalesef maden yükleyecek limanımız yok. Yatağan Termik Santrali Limanı ve Bandırma Limanı şu an boş duruyor. Biz bu limanlara talip olduk. Yatağan’daki liman 5-6 yıldan bu yana boş. ‘Satacağınız zamana kadar bize verin’ dedik. Ülkenin yeraltı zenginliklerini ihraç edecek bir liman verilmesinin ne sakıncası olabilir. Bedelsiz veya hibe edilmesin. Geçici süreyle 10-20 yıllığına bir şekilde bize verilsin. Sektöre sağlanacak limanlarla Türkiye mermer ve madende sıçrama yapar” dedi. 120 renk ve desende mermerimiz var Ülkemiz, 5 milyar metreküplük zengin mermer rezervi ile doğal taşta dünya birincisi olmasına rağmen, maalesef uluslararası piyasada hak ettiği yere gelemedi. Doğal taş ihracatı, maden ihracatı grubunda miktar olarak yüzde 17, değer olarak da yüzde 37’lik bir paya sahip. Sektör, kalitesini artırıp istediği hedeflere ulaşabilirse, bugün İtalya’nın sahip olduğu konuma rahatlıkla gelebilir. Türkiye, 80’in üzerinde değişik yapıda ve 120’nin üzerinde farklı renk ve desende mermer rezervine sahip. Dünya doğal taş üretiminin yüzde 73’ü 12 ülke tarafından karşılanıyor. Türkiye bu sıralamada 7’nci. İhracatçı ülkeler sıralamasında 12. sırada bulunan ülkemiz, dünya üretiminin de yüzde 3’ünü karşılıyor. İşlenmiş doğal taşlar pazarının en önemli iki üreticisi İtalya ve Çin, pazarın yüzde 60’ını ellerinde tutuyor. Bununla birlikte büyük üretim potansiyelleri olan Hindistan, Türkiye ve Brezilya’nın önümüzdeki yıllarda pazar payını daha da arttıracağı tahmin ediliyor. YARIN : Bakırda S.O.S, altına özgürlük
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT