BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sultan meclisinde yer alacaksın!..”

“Sultan meclisinde yer alacaksın!..”

Medrese talebesi “Küçük Muslihiddin”le zengin olan babası hiç ilgilenmiyordu. Hocası buyurdu ki: “Sen babanın bu davranışına üzülme evladım! Cenâb-ı Hak, ilme sarıldığın için seni yükseltecektir. Sultanların meclisinde yer alacaksın.”



Bursa’nın büyük tüccarlarından Yusuf bin Salih adında bir şahsın çok zeki ve yetenekli bir oğlu vardı. Ne var ki, ismi Muslihiddin olan bu çocuk ile babası arasında anlayış bakımından çok büyük farklar bulunuyordu. Babada tüccar kafası vardı. Oysa Muslihiddin’in gözü ilim tahsilinde idi. Onun derdi babasının mirası olacak dünya serveti değil, Peygamberlerin mirası olan ilim serveti idi. Neticede, bir gün, Muslihiddin, baba ocağını terk ederek, Emir Sultan Hazretleri’nin halifelerinden, Şeyh Veli Şemseddin hazretleri’nin medresesine girdi. Medresenin bitişiğindeki imaretten pişen çorba ve yemeklerle karnını doyuruyor, çok az bir uyku uyuyup geriye kalan zamanın tümünü dersleriyle meşgul olarak geçiriyordu... “Bu yapılan adaletsizliktir” Bir gün hocası Şeyh Veli Şemseddin Hazretleri’nin huzurunda beldenin ileri gelenleri toplanmışlardı. Muslihiddin’in babası ve kardeşleri de o mecliste bulunuyorlardı. Muslihiddin uzun zamandır görmediği babası ve kardeşleriyle hasret gidermek için onların yanına gitti. Tabiî kardeşleri çok güzel elbiseler giyinmişlerdi ve oldukça bakımlı ve gürbüz görünüyorlardı. Bu durum Hocaefendinin dikkatini çekmişti. Derhal babaları Yusuf bin Salih’e dönerek: -Efendi, senin bu yaptığın adaletsizliktir. İlmin peşine düşmenin mükâfatı bu mudur? diyerek serzenişte bulundu. Bunun üzerine Yusuf Efendi güyâ kendini savunarak şu talihsiz cevabı verdi: -Hocaefendi! Mâlumunuz biz tüccar insanlarız. İşlerimiz de medresede değil, çarşı ve pazarda görülüyor. Benim adama ihtiyacım olduğu halde, o beni dinlemedi ve bizi terk edip medreseyi seçti. Varsın medrese onu doyurup zengin etsin. Hocaefendi, bütün ölçüsü para olan bu adama acıdı ve artık söz söylemenin fayda vermeyeceğini anlayarak sustu. Bu meclis dağıldıktan sonra, Muslihiddin’i yanına çağırarak birkaç akçe harçlık verdi ve buyurdu ki: “Bir gün gelecek!..” -Üzülme evlâdım! Bir gün gelecek Cenâb-ı Hak, ilme sarıldığın için seni yükseltecektir. O kadar ki Sultanların meclisinde yer alıp itibar göreceksin. Ve inşaallah bir gün baban senin bu makam ve mertebeni duyacak, böyle davrandığından dolayı mahcub olacaktır. Baban serveti sebebiyle değil de, senin itibarın vesilesiyle Sultan’ın huzuruna varabilecektir... Hocasının bu çok samimi ve içten gelen ifadeleri Muslihiddin’in aşkını kamçıladı, o günden itibaren daha hızlı ve hevesli bir çalışma devresine girdi. Kimdi bu küçük Muslihiddin ve Hocasının dediği günlere kavuşabilecek miydi acaba?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT