BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kerâmet, emir ve yasaklara uymaktır”

“Kerâmet, emir ve yasaklara uymaktır”

Beş padişah devrini gören Sivaslı Abdülmecîd Efendi, İslâm dîninin hep ilerlemeyi emr ettiğini anlatmıştır. Ömrünün sonuna kadar; gelişmelere karşı çıkan din adamı kılığına girmiş din düşmanları ve bid’at ehliyle mücâdele etmiştir.



Şeyhî Abdülmecîd Sivâsî hazretlerinin birçok kerâmetleri ve halleri görülmüştür. Şeyh Lütfi Efendi Hediyyetü’l-İhvân adlı eserinde bildiriyor ki: Lemezât kitâbı sâhibi Şeyh Hulvî Mahmûd Efendi şöyle nakletti: “Kocamustafapaşa Dergahında irşâdla vazîfeli olan hocam Necmeddîn Hasan Efendi ikinci defâ hacca gittiklerinde vedâ edecekleri zaman bana; ‘Hulvî Çelebi! Olgun ve olgunlaştırabilen kardeşlerimizden kime kalbin meylederse ondan tasavvuf yolculuğunu tamamla!’ deyince, kalbimde Sivâsî Abdülmecîd Efendiye karşı bir meyil ve muhabbet peydâ oldu... “Hocana teveccüh et!” Bilâhare Şeyhî Abdülmecîd Sivâsî’nin huzûruna varıp hâlimi arz ettim. Bana ders verdi ve hocana teveccüh et buyurdu. Onun bildirdiği şekilde zikirle meşgûl oldum. 1610 senesi Rebîulevvel ayının on beşinci günü tekrar huzûruna vardığımda bana; “Bundan sonra bize teveccüh et!” dedi. Ben, kendi kendime, her defâsında hocana teveccüh et diyordu bunda ise “Bize teveccüh et” dedi. Bunun bir hikmeti vardır, diye düşündüm... Aradan bir müddet geçince, hocam Necmeddîn Hasan Efendiyle hacca gidenler döndü. Fakat hocamı onlar arasında göremedim. Sorduğumda, Necmeddîn Hasan Efendinin, Abdülmecîd Sivâsî hazretlerinin; “Bize teveccüh edin” buyurduğu zaman Yemen’de vefât ettiğini öğrendim. Abdülmecîd Sivâsî hazretlerinin huzûruna girip; “Sultanım bu ne büyük kerâmettir” dediğimde; “Hulvî Efendi! Görünen kerâmete îtibâr edilmez. Asıl kerâmet mânevî kerâmet olup İslâmiyetin emir ve yasaklarına uymaktır” buyurdu... Zâhirî ve bâtınî ilimlerde yüksek derece sâhibi olan Şeyhî Abdülmecîd Sivâsî, güzel ahlâk ile ahlâklanmıştı. Birinci Ahmed Hâna sunduğu manzum şikâyetnâmede memleketin ve milletin içinde bulunduğu hâli anlatmış, muvaffakiyet için kendisine adâlet ve meşveret tavsiye etmişti. İslâm dîninin hep ilerlemeyi emr ettiğini anlatmış, gelişmelere karşı çıkan din adamı kılığına girmiş din düşmanlarıyla tarîkatçi geçinen câhillerle ve bid’at ehliyle mücâdele etmişti. Eyüp-Nişanca’da Abdülmecîd Efendi, İstanbul’da vaaz, irşâd ve ilim öğretmekle meşgûl iken 1639 (H.1049) senesinde vefât etti. Eyüp Nişancası’ndaki evinin bahçesine defnedildi. Vefâtından iki yıl sonra gördüğü bir rüyâ üzerine, Mahpeyker Kösem Sultan, kabrinin üzerine bir türbe yaptırdı. Bu türbe bugün müminler tarafından ziyâret edilmekte, vesîle edilerek yapılan duâlar kabûl olunmaktadır. Allahü teala şefaatine nail eylesin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96937
    % 0.34
  • 6.205
    % -1.01
  • 7.2628
    % -0.83
  • 8.1978
    % -0.23
  • 240.119
    % -0.78
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT