BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kırk milyonun kırkıncı derdi

Kırk milyonun kırkıncı derdi

Taşrada, 23 Nisan çocukları için fazla koltuk yok, valinin, belediye başkanının, emniyet müdürünün koltuğundan başka yerlere oturmuyorlar..



Taşrada, 23 Nisan çocukları için fazla koltuk yok, valinin, belediye başkanının, emniyet müdürünün koltuğundan başka yerlere oturmuyorlar.. Ankara’da bakanların, Başbakan’ın, Meclis Başkanı”nın koltuğu var..Taşraya göre biraz daha şanslı. Son günlerin polemeği hatırlattı: Çocuklarımız niye Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın koltuğuna oturmuyor? Ben çocukken 3. Ordu Kurmay Başkanının koltuğuna oturmuştum. Kurmay Başkanı, “Çocuklar, komutanımız il dışında.. Onun için size ben ev sahipliği yapıyorum” demişti. Öğrenciler heyeti olarak, valiyi, belediye başkanını, bazı müdürleri de ziyaret etmiştik ama ben en çok karargahı sevmiştim, çocuk aklımla defterime; “Büyüyünce 3. Ordu Komutanı olacağım” yazmıştım. Aslına bakarsanız çocukların 2-3 dakikalık vekaletindeki seremonilerden güzel ipuçları çıkıyor. Verdikleri emirler on sene öncesiyle aynı değil. Konumuzla ilgili tarafı şu: Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın koltuğuna iki dakikalığına oturan bir çocuk alışıldığı üzere bir yere telefon etmesi gerekirse nereyi arar, ne der.. Günler öncesinden tembihlenmiş, iki satırlık metin ezberletilmiş de olsa onun da yaşına göre, bir tasavvuru, beklentisi olur herhalde.. Mesela ben ilkokul 4. sınıf öğrencisi olarak kurmay başkanının koltuğuna oturduğum zaman heyecandan pek birşey hissedememiştim ama eve dönünce, oraları masal diyarı gibi hatırlamıştım. İnsan oraya oturup, “açıl susam açıl” dese bütün kapılar açılacakmış gibi.. İnsan oraya oturup emir verse dağlar eğilip yollar üstünden geçecekmiş gibi.. Mahkeme başkanının koltuğuna oturan da, herşeyi anayasaya uydurun, diyebilir. Der de nereye telefon açarak der... Telefon açtığı yer, “efendim anayasayı nereye uyduralım?” derse.. Çocuk da hazırlıklı değilse şaşırır.. .... Bu derdin ilacı kimde? Kime gidip sorsak, bize cevap verebilir? Desek ki, “ bizim ülkemizde anayasanın bu kadar çok konuşulmasının sebebi ne olabilir?” Taaaa, 961’den beri yatıp kalkıp anayasa konuşuyoruz.. Bazen bir iki maddesini, bazen tamamını değiştirip sonra oturup yine tartışıyoruz.. “Haa, anlaşıldı derdiniz” diyecek birini bulabilir miyiz? Dediğini utanmadan sıkılmadan seslendirebilir miyiz? Koyduğu teşhis ulusal güvenlik kapsamına girer mi? “Canım ne gerek var dışarda uzman aramaya..ben hemen sebebini söyleyeyim” diyecek birisi var mı aranızda.. .... Bana, sanki kimsenin çok da derdi değilmiş gibi geliyor. Yani 40 milyonun kırk derdini sıralasanız anayasa 39. olmaz..Biraz rahat bıraksanız 390. da olmaz. Ama marifet her kiminse bu konuyu bu kadar yıldır ısıtır, soğutur, önümüze kor, canı isteyince kaldırır, tekrar ısıtır, tekrar getirir.. Bize de suçlu çocuklar gibi kara tahtanın önünde tek ayak üstünde beklemek düşer. Ders zili çalıncaya kadar.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT