BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Deli saçması

Deli saçması

Erdoğan: Böyle deli saçması şeylere itibar edecek halimiz yok. Bu yolda asla şımarmayız. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz, ödevimizi en iyi şekilde yapıyoruz



> Ziya Sandıkçıoğlu İSTANBUL- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Forum İstanbul-Hedef 2023’ün açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin AB yolunda rehavete kapıldığı şeklindeki iddiaları ‘deli saçması’ olarak nitelendirdi. Erdoğan, “AB konusunda ‘rehavete kapılma’ gibi birşey söz konusu değil. Önümüzdeki pogram neyse bunu uygulamaya devam ediyoruz” dedi. Erdoğan, geçmişte yaşanılan acı tecrübelerden ders alıp, bu tecrdübeleri günümüze aktardıklarını belirterek, “Türkiye, bugün dünyada yıldızı parlayan ülkeler arasında yer alıyor. Demokrasimiz güçlendikçe dünyadaki itibarımız artıyor” dedi. Türkiye’nin sıkıntılı günler geçirdiğini, ama bugün fevkalade iyi bir yere geldiğini, güven ve istikrarın adresi olduğunu anlatan Erdoğan, sanayinin kullanım kapasitesinin de yüzde 80’lere dayandığına dikkat çekti. Erdoğan, büyümenin tamam olduğunu, ancak şimdi gelişmeyi sağlamak zorunda olduklarını belirterek, göreve geldiklerinde stratejilerinin önce ülke ekonomisini ayağa kaldırmak olduğunu söyledi. Moral bozmayın Türkiye’nin insan kalitesi ve ekonomik potansiyelinin yüksek olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın 18. büyük ekonomisi olduğunu, milli gelirini 2 yılda katlayarak 300 milyar doları aştığını bildirdi. Başbakan Erdoğan, “Türkiye’de milyonlarca KOBİ bulunduğunu ve mevcut alt yapının ülkeyi yakın geleceğe taşıyacağını” anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama daha sonraki yıllar için farklı bir vizyon, tutarlı bir strateji ve buna bağlı olarak hummalı bir faaliyete ihtiyaç hissediliyor. Bütün bunları, moralimizi bozmadan, rehavete düşmeden yolumuza devam edelim diye söylüyorum. Asla şımaramayız, rehavete düşmeyiz, ekonomik programdan taviz veremeyiz. Mali disiplinde asla disiplinsizliğe gidemeyiz. Kazanımların sağladığı zeminden 5, 10, 15 senelik ufuklara bakıyoruz.” Aynen devam AB’ye üyelik süreciyle ilgili önümüze çıkabilecek zorlukları aşmak durumunda olduğumuzu söyleyen Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle bitirdi: “Zaman zaman bazılarının ‘hükümet AB’de acaba bir rehavete mi kapıldı, bu işi gevşetti mi’ gibi deli saçması yaklaşımı oluyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Biz ne yaptığımızı, ne yapacağımızı, işimizi gayet iyi biliyoruz. Önümüzdeki program neyse, bu programı aynen uygulamaya devam ediyoruz. Bu konuda kararlıyız. İşimizi gayet iyi biliyoruz. Dersimizi de gayet iyi çalışıyoruz. Biz 17 Aralık’a nasıl geldiysek, bundan sonraki süreci de aynı şekilde devam ettireceğiz. AB müzakere süreci bunun resmi sahnesi olacaktır. Daha çok sahneler de var. Önümüzdeki 10 yılda kimliğimizi, öz değerlerimizi kaybetmeden, AB’nin zaten bizim de benimsediğimiz evrensel değerlerinde buluşmayı hedefliyoruz. Bu konuda en büyük güvencemiz, Türk toplumunun büyük medeniyet değerlerine bağlılığı ve gelişme yolundaki büyük azim ve kararlılığıdır.” ‘Dünyanın adalet terazisi bozuldu’ Başbakan Erdoğan dünyada zengin ve fakir arasındaki git gide büyüyen uçurumun küresel terörizmi tetiklediğine dikkat çekerek, dünyada yılda silahlanmaya 900 milyar dolar ayrıldığını ama fakirlikle yeterince mücadele edilmediğini vurguladı. Bu anlayışla, küresel terörle mücadele etmenin mümkün olamayacağını belirten Başbakan Erdoğan, küresel terörde artış yaşandığını, hergün yüzlerce saldırı gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, “Küreselleşen dünya, yeniden kutuplarla, farklılıklarla tanımlanmıştır. Fakir ve varlıklı ülkeler arasındaki uçurum, bir kez daha kalın çizgilerle açılmıştır” dedi. Yeni medeniyet anlayışının insan merkezli bir gelişme ortaya koyması gerekirken, ihtiraslar ve rekabetler sebebiyle insanlığa ağır bedeller ödettiğini belirten Erdoğan, “Yeni medeniyet anlayışı, arzu edilenin tam tersi bir tablo ortaya çıkarmıştır. Küreselleşme ise hızla yükselen bir akım olarak insan ve insanı yücelten asli değerleri gözardı etmiştir. Onun için bizim büyüklerimizin hep bize tavsiye ettiği şu olmuş, bizim medeniyet anlayışının temeline şu oturmuş; ‘insanı yükselt ki devlet yükselsin.’ İşte bu anlayışla insana bakan bir medeniyetin mensupları olarak bugünkü toplantının önemi çok büyük. Küreselleşen dünya, yeniden kutuplarla, farklılıklarla tanımlanmıştır. Fakir ve varlıklı ülkeler arasındaki uçurum, bir kez daha kalın çizgilerle açılmıştır. İnsanlığın bugünkü hali, ne yazık ki varlık içinde yokluk çekmek halidir. Yani adalet terazisinin bozulduğu bir dünyada, varlık ve zenginlik de insanı, yoksulluğu adeta yaşar hale getirmiştir.” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT