BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Yeni nesle görev’

‘Yeni nesle görev’

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan; hedeflerinin tam manasıyla hukuk devletini yerleştirmek olduğunu belirterek; ‘Gelecek kuşaklar da hukukun üstünlüğünü sağlayacak’ dedi.



> Suavi Kemal Yazgıç ANKARA-TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan yeni TCK, CMUK ve CİK’in ertelenmesinin sebebinin gelen tepkiler olmadığını vurgulayarak; “Biz hukuk devletini yerleştirmeye çalışıyoruz. Ama hâlâ bireylerin kurumlara ve kurumların bireylere karşı şüphesi devam ediyor. Yepyeni bir kuşak geliyor. İşte bu kuşak, hukukun üstünlüğünü bir hayat biçimi haline getirecek” dedi. Nuri Elibol ve Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu ve TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara Gündemi” programının bu haftaki konukları TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Aziz Akgül oldu. Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan yürürlülük süresi ertelenen TCK’da yapılan değişiklikler hakkında bilgi verirken; Aziz Akgül ise israfın Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini anlattı. “Sebep eleştiriler değil” Köksal Toptan TCK merkezli yasa demetinin ertelenmesinde yasaya karşı basında yer alan ve kampanyaya dönüşen eleştirilerin etkili olmadığını ifade etti. Toptan, “1 Haziranda yürürlüğe girecek yasalar demeti tepkiler yüzünden ertelenmedi. Yargı hazırdı. Uygulamada sorunlar doğabilirdi. Ama bunlar kolayca çözülebilirdi. Bizim zorluğumuz TCK başlangıçtaki hükümleriyle diğer yasalardaki ceza olan hükümlerinin kendisine uymasını öngörmesinden doğdu. Bugün 200’den fazla yasada bu tarz madde var. Kapsamlı bir değişiklik gerekiyor. Yargıtay, hukuki bir boşluk doğabileceğini dile getirince yasa demeti doğacak mahzurlar yüzünden ertelendi. Yeni yasalar sadece bizim çalışmamızın ürünü değil. 1986’ya kadar giden bir çalışmanın ürünü. İlk çalışmalarını rahmetli Sulhi Dönmezer başlattı. Söz konusu 20 senede dünya değişti. Türkiye de etkilendi bundan” şeklinde konuştu. “Gurur duyulacak yasa” Köksal Toptan yeni yasayı “Hukukçularımızın gurur duyacağı bir yasa” olarak tanımladı. Bu yasada da uygulama ile birlikte olabilecek aksaklıkların değiştirebileceğine dikkat çeken Toptan, “Nitekim eski yasada 65 değişiklik yapıldı. Neredeyse her sene bir değişiklik” dedi. Toptan yasanın yürürlüğe girmeden önce Cumhurbaşkanı tarafından incelenebilmesi için yeterli sürenin olması amacıyla mümkün olduğu kadar çabuk davrandıklarını söyledi. Yeni TCK’nın ilk konuşulduğu günlerde yürürlülük tarihinin 1 Ocak 2006 olduğunu ifade eden Toptan, “Ancak AB yüzünden süreç çabuklaştırıldı” dedi. Yeni TCK’da medya! Değiştirilmeden önce yeni TCK’da basınla ilgili 30 civarında hüküm olduğunu söyleyen Köksal Toptan, “Basın kuruluşlarımız 22 değişiklik talep etti. Bu 22’nin yarısı karşılandı” dedi. “Dünyaya hukuk devleti yetmiyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi gerekiyor” diyen Köksal Toptan, “Türkiye hukukun üstünlüğünün egemen olduğu noktaya gelmeli. Biz şu anda hukuk devletini yerleştirmeye çalışıyoruz. Ama hâlâ bireylerin kurumlara ve kurumların bireylere karşı kuşkusu devam ediyor. Yepyeni bir kuşak geliyor. Hukukun üstünlüğünü bir hayat biçimi haline getirecek bu kuşak. Biz hukuk devletini yerleştireceğiz” şeklinde konuştu. Teröristbaşının yeniden yargılanması hakkında konuşmak için erken olduğunu vurgulayan Toptan; “Öcalan’ın yeniden yargılanması ile yeni bir düzenleme yapılmasına gerek yok. Önce kararı görmeliyiz. Daha sonra siyasi süreç başlayacak” diye konuştu. “Müsrif bir ülkeyiz” Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül de; Türkiye’de en çok israfın iç borç faiz stoklarının sebep olduğu maliyette yaşandığını, ikinci sırada sosyal güvenlik kuruluşlarının açıklarının kapanması için aktarılan kaynakların olduğunu, üçüncü sırada da diğer bütün kamu israflarının geldiğini ifade etti. Türkiye’de israfın büyüklüğünün GSMH’nın üçte biri olduğunu söyleyen Akgül: “OECD ülkeleri arasında en yoksul ve en müsrif ülke biziz. Bunu iyi incelemeli iyi tahlil etmeliyiz. Hükümet büyük bir kararlılık gösterdi. Ama bürokratik mekanizmanın sıkıntıları var. Atılan adımlar kesintiye uğruyor. Daha yapılması gereken işler var” dedi. Kişisel israfların da çok olduğunu hatırlatan Aziz Akgül, yoksullukla mücadele kapsamında yürürlüğe konan mikrokredinin ilk sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Geçinmeyi öğretiyoruz” “1850 kişiye ulaştık mikrokredide. Mikrokrediyi vermek için 5 kişilik grupları bir hafta eğitime tabi tutuyoruz. Bu mesleki bir eğitim değil. İnsanları motive ediyoruz. İlk yıl kredi miktarı 100-800 milyon arası. Bu yıldan yıla artıyor. Zaman içinde mikrokredi kullanan kişiler kendi ayakları üstünde durmaya başlıyorlar. Verilen kredilerde yüzde yüz geri dönüş var. Bu sadece bizde değil dünyada başarılı. Bu konuda bir yanlış anlaşılma var. Mikrokredi uygulaması sadece fakir ülkelerde değil Avrupa’da ve Amerika’da da var. Amaç insanları fakirlik sınırının üstüne çekmek. Mikrokredi ile işsizliğin ve fakirliğin azaltılmasını amaçlıyoruz.” Gıda bankalarının görevi Gıda bankalarının amacının yoksullukla değil açlıkla mücadele olduğunu da vurgulayan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fakirlere hibe yapmak yerine onları üretken yapmalı. Mikrokredi bunun için var. Buna karşılık açlık sınırlarının altındaki insanlara temel ihtiyaçları ulaştırmak için de gıda bankaları kuruldu. Burada amaç fakirlik değil, açlık sınırı. Türkiye’de halen 18 gıda bankası var. Söz konusu bankalara yapılan yardımlar vergiden düşülüyor. Gıda bankalarının bir başka amacı ise kaynakları israf etmeyip ihtiyaç sahiplerine vermek. Bankalara gıda dışında giyecek, temizlik maddesi ve yakacaklar da bağışlanabiliyor.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT