BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmanı çok kuvvetli idi

İmanı çok kuvvetli idi

Hazreti Ömer buyurdu ki, Hazreti Ebû Bekir’in bir gecelik ameline veyahut bir sâatlik ameline, bütün ömrümce işlediğim amelleri mümkün olsa değişirim. Sordular ki, yâ Emîr-ül mü’minîn! Ebû Bekir’in o günde bir gecelik ameli ne idi.



Hazreti Ömer buyurdu ki, Hazreti Ebû Bekir’in bir gecelik ameline veyahut bir sâatlik ameline, bütün ömrümce işlediğim amelleri mümkün olsa değişirim. Sordular ki, yâ Emîr-ül mü’minîn! Ebû Bekir’in o günde bir gecelik ameli ne idi. Şöyle cevap verdi: O gece ki, Server-i âlem Efendimize hicret etmek emredildi. Birçok Eshâb-ı güzîn arasında Ebû Bekir, Fahr-i âlem Efendimize yol arkadaşı ta’yîn olundu. Hak teâlâ huzurunda ve Habîbullah katında ona yakın olup, mertebesi yüksek olmasa, bu seadete ve bu izzete vâsıl olmaz idi. Resûl-i ekrem hazretleri ile Mekke-i Mükeremeden, Medîne-i münevvereye teşrîf buyurdular. Bundan büyük devlet-i ebedî ve seadet-i sermedî bir kimseye müyesser olmamıştır. Bundan sonra da müyesser olmaz. Yine o günde bir sâatlik amel odur ki, Fahr-i âlem hazretleri âhırete sefer ettikte, bedevi arabların çoğu, mürted oldular. Ben vardım. Hazreti Ebû Bekir’e dedim: Yâ Resûlallahın halifesi. Mel’ûnlara birkaç gün müddet verseniz câiz değil midir. Buyurdular ki, yâ Ömer! Muhakkak ki bu İslam dîni kemâl mertebe tamamlanıp, kuvvetlenmiştir. Şimdi geri dönüş yoktur. Nitekim Allahü teâlâ kelâm-ı kadîminde, Mâide sûresi, 3.cü âyet-i kerîmesinde meâlen “Bugün dininizi sizin için ikmâl ettim. Üzerinize olan ni’metimi tamamladım ve size din olarak İslamiyeti vermekle râzı oldum.” buyurmuştur. Şimdi, o Allahü teâlâ hakkı için ki, ondan gayri ilâh yoktur. Bir an amân vermeyip, ben onlara kılıç çekip, mürtedler ile kılıçtan gayri nesne ile söyleşmem, dedi. Hazreti Ebû Bekir, halîm, selîm tabî’atli, şefkat ve merhamet üzere iken, bunların hakkında böyle buyurdukları, îmânının kuvvetindendir. Bundan sonra dîn-i İslam’a zevâl gelmeyeceğini, kuvvetinin azalmayacağını bildiği için, böyle kat’î cevap verdi. Kalb-i şerîfleri, Resûlullah Efendimizin kalb-i şerîflerine uygun olup, îmânının kuvveti ve sıdkı, bu mertebe kemâl bulmuş idi ki, hiç bir kimse bunun derecesine yetişmemiştir. Şimdi, Hazreti Ömer gibi bir sultân-ı zişân, Hazreti Ebû Bekir hakkında böyle şehâdet edince, kıyâs eyle ki, Hazreti Ebû Bekir’in derecesi, ne yüksek ve âlî, seadetli derecedir. Bunlara muhabbet edip, hâlis sevenler dünyada ve âhırette inşâallah mahrûm kalmazlar.
Reklamı Geç
KAPAT